Seçtiklerimiz

Musa Piroğlu; Sola vurmanın dayanılmaz kolaylığı

Eskiler toplumsal hayatta sık rastlanılan çeşitli durumları kısa cümlelerle anlatmanın yollarını bulmuşlar. Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler, tecrübeli veya ehil insanların bulunmadığı durumlarda, tecrübesiz veya toy insanlara hak ettiğinin üstünde önem gösterilmesini izah eden bir darbımesel, yani atasözüdür. Bu darbımesel en çok Esad’ın Suriye’de yeniden nasıl kıymete bindiğini izah için [Devamını Oku…]

Adnan Çelik-El konulan hoşnutsuzluk-II: Bir olumsuzlama korteji

Geçen hafta son zamanlarda Kürt siyasal hareketine yönelik yeni bir eleştiri dalgasının başladığını ve özellikle Gazete Duvar’da yayınlanan üç yazının bu yeni dalgadaki eleştiri hatlarını temsil etmesi açısından bir örneklem oluşturduğunu belirtmiştim. Bu yazılardan Fırat Aydınkaya’ya ait olanı Kürt hareketinin kendi iç özgürleşme ve iktidar dinamiklerine yönelik sert eleştiriler getiriyor [Devamını Oku…]

Dr. Murat ÖZVERİ-İşçilerden formalite diye alınan imzalar formalite değildir

İşçilerin imzaladığı için hak kaybına uğradığı belgeleri “neden imzaladın” sorusuna sıkça verdikleri iki yanıt var. Birincisi; “işe girerken, çalışırken, önemli değil, formalite dediler, imzaladım”, ikincisi ise imzalamasam işten atılacaktım, işe başlatılmayacaktım imzaladım. Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre formalitenin iki anlamı var. Birincisi“Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem.” TDK formalite sözcüğünün [Devamını Oku…]

TEVEKKÜLDEN İSYANA, İSYANDAN İHTİLALE… -Alaz Ateş

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da birbirine komşu üç fabrikanın yanması hem burjuvazi hem de sol çevrelerde gizli, açık tartışmalara konu oldu. Özellikle, Kürt özgürlük çizgisine sahip Devrimci Gençlik Hareketi ve Devrimci Genç Kadın Hareketi’nin Ağustos sonundan itibaren onlarca fabrika ve işyerine yönelik yakma eylemlerini üstlenmesi bu tartışmaları ideolojik ve siyasi bir düzleme [Devamını Oku…]

Görkem Akdeniz yazdı; Can Yoldaşım Nurhak’a…

  Güler yüzüyle etrafa ışık saçan, Çukurova’nın sıcağını bağrında taşıyan yiğit insan. Can dostum, Can yoldaşım Nurhak’a… Çukurovanın sıcağında bir eylemde tanışmıştık seninle. Samimiyetinle, sıcakkanlılığınla uzun yıllardır tanışıyormuşuz gibi hemen kaynaşmıştık. Militanlığınla, insanlara verdiğin güvenle hep örnek oldun. Aynı kapta yemek yedik, yanyana uyuduk, birlikte hüzünlendik birlikte güldük, eylemlerde, barikatlarda [Devamını Oku…]