Geçtiğimiz günlerde devrimci mücadelenin emektar isimlerinden biri olan İbrahim Turgut, Kuzey-Doğu Suriye topraklarında Kürt-Arap-Süryani halklar ve Türkiye’li devrimcilerin omzunda son yolculuğuna uğurlandı. Hayatının 45 yılını devrim kavgasına veren İbrahim Turgut’un doğup, büyüdüğü Kızıltepe‘de başlayan devrimci koşusu uzun bir maraton misali Kürdistan’dan Filistin’e, Suriye’ye Ortadoğu coğrafyasının birçok noktasını adımlayarak son buldu. [Devamını Oku…]
Umut Yazıları
Afganistan’dan Altındağ’a faşist saldırılar – Hasan Gezgin
Faşist iktidarın yaşadığı yönetme krizinin her alanda kendisini fazlasıyla göstermesi toplumsal dinamiklere ve mücadele edenlere, hayat ve ekmek kavgası verenlere nasıl ve ne ölçüde saldırdığını işçilerle, emekçilerle, kadınlarla, gençlerle nasıl ‘dalga’ geçtiği şeklinde görmekteyiz. Doğal felaketler sonrası çay dağıtımı, tecavüzcülerin tutuklanıp salınması, patronlara her türlü vergi indirimin yapılması, mültecilere organize [Devamını Oku…]
Birleşik devrimin siyasallaşamama sorunu – Ali Efe
-I- İçinde bulunduğumuz politik durum artık bir nesnellik haline gelmiştir. Yaşanan siyasal ve mali krizin, bir bütün olarak burjuvazi ve onun iktidarı elinde tutan en döküntü temsili üzerinden bir çözümü yoktur. Devimci hareket ülkenin içinde bulunduğu krizi değil bu krizden proletarya ve halklar adına nasıl çıkılacağını somut örgüt ve mücadele [Devamını Oku…]
İktidarın anahtarı birleşik devrim mücadelesinde – İsmail Güldere
Faşist iktidarın kaybettiği kan durmuyor. Yaşanan her toplumsal gelişmede yangın-sel fark etmeksizin oklar tek yönü gösteriyor; SARAY! Faşist iktidar, çöküş günlerinin en zor dönemini yaşıyor. İktidar pastasındaki paylar daralırken, payını alamayanlar da isyan bayrağını çekiyor. Devlet içinden kopan ya da görece yön değiştiren çetelerden biri olan Sedat Peker, ifşaları ile [Devamını Oku…]
Bütün iktidar işçi emekçi halklara – Kemal Taşyakan
“Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çekip de çığlığımızı kimsenin duymadığı yerdir” diye tarif eder Hallac-ı Mansur ezilenlerin yeryüzünde uğradığı zulmü cehennem azabına benzeterek. Sınıflı toplumların ortaya çıkışından bu yana kaybedilen, farklı biçimlerle yeniden ve yeniden tesis edebilmek için mücadele edilen adalet ve eşitlik duygusu, “cennete” atfedilerek tasvir edilegeldi. Seyduna’nın [Devamını Oku…]
