Beyrut’ta Hizbullah ve Emel taraftarlarının düzenlediği bir gösteri binaların çatılarına yerleşmiş silahlı faşist milislerin saldırısıyla kana bulandı. 6 kişinin yaşamını kaybettiği, 60’dan fazla yaralının olduğu bildirildi. Saldırının sorumluluğunu Semir Caca liderliğindeki faşist Lübnan Kuvvetleri üstlendi. Lübnan Kuvvetleri milletvekili İmad Vakim sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Başlayan çatışma bir partiyle diğer parti [Devamını Oku…]
Cenk Ağcabay
Afganistan’da ileriye gidecek yolu kadın eylemciler açtı – Cenk Ağcabay
Wall Street Journal editoryası Afganistan’da yaşananlar hakkındaki yazısında, “Eşref Gani şanslıydı, Afganistan’ı terk edebildi” diyor ve ABD’ye 20 yıl boyunca hizmet eden on binlerce insanın onun kadar şanslı olmadığını belirtiyordu. Editorya Kabil Havaalanında Amerikan uçaklarına binmek isteyen ancak kabul edilmeyen Afganistanlılara işaret ediyordu. (The Afghan Allies Left Behind, August 15) [Devamını Oku…]
Küba’dan Haiti’ye devrim ve karşı-devrim- Cenk Ağcabay
“On yıllardır otoriter rejim tarafından baskı ve ekonomik sıkıntılara maruz bırakılan Küba halkının” yanındaymış; “otoriter Küba liderleri özgürlük için yükselen sesi” mutlaka dikkate almalıymış. ABD Başkanı Biden Küba’da gerçekleşen bir dizi karşı-devrimci gösteriye desteğini bu sözlerle dile getirdi. Küba’nın “otoriter liderlerine” duyulan nefret Amerikan politik elitinin sağından soluna tümünün paylaştığı [Devamını Oku…]
Yanlış sorunun doğru yanıtı yoktur ya da sınıf mı, kimlik mi? – Cenk Ağcabay
HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu geçtiğimiz günlerde bir söyleşide, AKP’nin herhangi bir olumlu adım atması durumunda HDP’nin uzlaşabileceği yönündeki sözleriyle gündeme geldi. Onun açıklamaları çeşitli yönleriyle tartışıldı. Bunun ardından Yeni Yaşam gazetesine yazan Katırcıoğlu bu kez sınıf mücadelesi ve kimlik mücadeleleri arasındaki ilişkiyi ele aldı. (Sınıf mı kimlik mi tartışmasına bir [Devamını Oku…]
Bir faşist katilin ölümü ve çökme öyküleri – Cenk Ağcabay
1975’te Pentagon şefi olarak görev başladıktan sonra ABD Ulusal Güvenlik Konseyine sunduğu ilk yıllık raporda, ABD’nin Ortadoğu politikasının temelinde bölgenin petrol ve gaz kaynaklarına “kesintisiz erişimin” bulunduğunu belirtmişti. Bu politikanın hayata geçirilmesinde bölgede “istikrarın oluşturulmasına katkı sağlayan güvenilir dostlar Suudi Arabistan, İran ve Fas’ın” önemine dikkat çekmişti. Bölgede istikrarın sağlanması [Devamını Oku…]
