YAZARLAR

Arabaya değil barikata gidebilir mi? – Cenk Ağcabay

Halk günlerdir direnişte. Ciğerlerimizi bir avuç para babasına kurban etmeyeceğiz diyor. Para babalarının güvenlik güçleri gazla, tazyikli suyla saldırıyor. Halk geri adım atmıyor, doğa ananın kendine can veren en önemli kaynak olduğunu ve onu koruması gerektiğini çok iyi biliyor. AKP-MHP faşist iktidarı bir yandan ülkeyi büyük bir ucuz işgücü pazarına [Devamını Oku…]

Bir laboratuvar olarak Ukrayna – Cenk Ağcabay

Ukrayna’da savaş şiddetlenirken, savaşın niteliği hakkındaki yaygın yanılsamalar da yavaş yavaş terk ediliyor. Bu savaşın ancak daha büyük bir savaşın açılış salvoları olarak anlaşılması gerektiğini başından beri sürekli dile getirdik. Geçtiğimiz hafta yapılan NATO zirvesi bunu birinci elden teyit etti. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace’ın milletvekillerini bilgilendirme toplantısındaki ifadeleri de artık herkesin kartları açık oynamaya başladığının açık bir göstergesi oldu. Wallace diyor ki: [Devamını Oku…]

Enternasyonalizm proletarya sosyalizmi ve mücadele birliği – Hülya Osmanağaoğlu

Mavi’ye Geçen yıl bu zamanlarda Gökhan’ın ölümünün beşinci yılı için yazdığım yazının[1] sonunda, seçimler de dâhil olmak üzere yaptığım analizler için Gökhan sağ olsaydı “reformistsin” derdi, demiştim. Seçimlerden umutlu olmam ve seçim sonuçları, galiba biraz haklı çıkardı Gökhan’ı! Seçim sonuçları itibarıyla sosyalist hareketin seçim politikası, AKP karşıtı cephe siyaseti vd. [Devamını Oku…]

Çığlıkta ahenk aranmaz: Banliyö Gençliği İsyanda – Cenk Ağcabay

Fransa’da Cezayir ve Fas asıllı 17 yaşındaki Nahel M.’nin polis tarafından öldürülmesi yeni bir banliyö isyanını başlattı. Çatışmalar dört gündür devam ediyor. Düzenlenen protesto gösterilerinin ve devlet güçleriyle yaşanan çatışmaların boyutu Nahel’in katledilmesinin sadece bir fitili ateşlediğine ve birikmiş bir öfkeye işaret ediyor. Bu nedenle, meselenin tarihsel ve güncel boyutlarını birlikte [Devamını Oku…]

Ömer ve Nursema kime oy verdiler? – Hülya Osmanağaoğlu

                                                                                                                                    Çağlar’a Seçim sürecinin en heyecanlı günlerinde Kızılcık Şerbeti’ne gelen yayın durdurma cezası, sonrasında kalksa da, yeni yayın döneminde AKP-MHP iktidarının kontrolündeki RTÜK’ün neleri sansürleyeceğinin göstergesi oldu. Yayın durdurmaya gerekçe yapılan sahne, Nursema’nın zorla evlendirildiği adamın tecavüzüne direndiği için camdan ölüme itilmesiydi. Bu sahne tam da kadınlara kocaları tarafından [Devamını Oku…]