Kırıklar F Tipi ve Menemen Hapishanesinde yaşanan ihlalleri raporlaştıran İzmir Barosu, çift kelepçe uygulaması kabul etmeyen tutsakların darp edildiğini kaydetti.
İzmir Barosu, Kırıklar F Tipi Kapalı Hapishanesi ve Menemen Kapalı Hapishanesinde yaşanan hak ihlallerine dair baro binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz ve çok sayıda hukukçu katıldı. Toplantıda konuşan Yılmaz, Kırıklar F Tipi Hapishanesinde açlık grevinde olan Mulla Zincir ve Sercan Ahmet Arslan’ın durumuna dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)’ne yönelik soruşturma sonrası başlayan protestolara katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan gençlere, hapishanelerinde yaşanan tecrit ve hak ihlallerine ilişkin hapishanelerinde sorumlu başsavcı vekiliyle görüşme yaptıklarını aktaran Yılmaz, “Hak ihlallerine ilişkin işkence soruşturmasını başlattıklarını gördük. Gençlerin yaşadığı problemleri, fiziki şiddetin işkence olarak görülmemesi ve bulundukları alanlarının ihtiyaçlarının karşılanmaması üzerinde durduk ve taleplerde bulunduk. Bunların bir kısmı ise yerine getirildi. Bu konuda ayrıca yerine getirilmeyen talepler de var” dedi.
Daha sonra cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair söz alan İzmir Barosu Hapishane Komisyonu Üyesi Avukat Ceren Şen, hapishanelerdeki tutsakların iletişim haklarının engellediğini belirtti. Ceren Şen, tutsakların hastaneye götürüldüklerinde çift kelepçeye maruz kaldığını aktardı.
Hapishane idaresi arkadaş ziyaretçisi olarak yazılan isimleri kabul etmemektedir. Cezaevi idaresi kapüşonlu hırkadan akord cihazına, el işi malzemesinden daksile kadar mahpusların ihtiyacı olan birçok malzemeyi vermediği, sıcak ve soğuk suyun limitli şekilde verilmesi ve bu limitli halin yetersizliği, sıcak su günde 4 saat ve 150 litre kotalı şekilde verildiği anlaşılmıştır, İdari Gözlem Kurulu’nun keyfi kararları ile mahkumların infaz süresini uzatması, infaz koruma memurlarının beyanları esas alınarak disiplin cezaları verilmesi, koridorlarda 6 oda bulunması ve havalandırmanın yalnızca koridor sonunda var olması, havalandırma kapısının sürekli olarak kapalı tutulup, yalnızca havalandırma saatlerinde 2 saat süreli olarak açılması, İdare’nin sert tutumu ve keyfi hareket etmesi üzerine de özellikle bu gibi olaylar akabinde mahkumların üzerinde tehdit ile baskı kurarak sıklıkla hücre cezası verilmesi ile sonuçlanması, adliler ile bir arada tutma, siyasi mahpusların DAEŞ veya adli hükümlülerin yanına yerleştirilerek ayrı uygulamaya maruz bırakıldığı anlaşılmıştır.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
