Gezi, halkların özgürlüğü doyasıya içine çektiği günlerin adıydı.
Gezi, Taksim Komünü’nde emekçilerin, ezilenlerin dayanışmayı, paylaşmayı, kolektif yaşamı yarattığı günlerin adıydı.
Gezi, halkların birlikte mücadelesiyle faşist devletin, halk düşmanlarının yenildiği günlerin adıydı.
Gezi, insanın kendi yaşamına, doğasına, geleceğine sahip çıktığı ve çıkmaya devam edeceğinin haykırıldığı günlerin adıydı.
Gezi, kadınların, gençlerin, bütün halkların gelecek günleri inşa edecek cüret ve yeteneğe sahip olduğunu gördüğümüz bir isyandı, başkaldırıydı. Ve büyük bir ayaklanmaydı; ayağa kalktığımız zaman iktidar sahiplerinin nasıl kaçacağını yaşayarak deneyimlediğimiz…
Özgürlük uğruna; mutlu, güzel günler uğruna; devrim uğruna on yıllardır dövüşenlerin, ezilenlerin beklediği kurtuluş, Gezi’de bize göz kırpmıştı. Taksim meydanı ve çevresi, onlarca ilde meydanlar halklar tarafından özgürleştirilmişti. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya ve pek çok şehirde sokak çatışmaları günlerce sürmüştü. Ülkemizin tarihinin en büyük kitle hareketi, en büyük başkaldırısı ve ayaklanmasıydı Gezi.
Emekçiye sefalet, yokluk, yoksulluk dayatanlara isyanı Gezi. Yolsuzluk, yozlaşma ve çürümeye bir başkaldırı. Aşağılanmaya, ötekileştirilmeye, yok sayılmaya karşı açılmış kocaman bir özgürlük bayrağı.
Gezi aradan geçen yıllara rağmen bize büyük bir devrimci miras bıraktı. Gezi’de “Bu Daha Başlangıç” diye haykıranlar yıllardır mücadeleye devam ediyorlar. İrili ufaklı sayısız eylemler yapıldı. Ülkemizin her yeri hareket halindeydi. Yaşamını, geleceğini ilgilendiren her konuda mücadele yürüttü.
19 Mart’ta başlayan ayaklanmada gençlik yine Taksim’i fethe çıkmak için dövüştü. Gezi’de başladıkları ışığı biriktiren halklar sokaklara aktı. Derinleşen sefaletle, insanın insanı sömürmesiyle, soysuzluğa, insan onurunun alçaltılmasına karşı ayaktalar. Kadınların katledilmesine, tacize, tecavüze, erkek egemen sistemin dayattığı yaşama ayak ettiler karşı. Geleceksiz bir coğrafyada savaşla, katliamla gençliği teslim almaya çalışanlara karşı bir kez daha dövüştü gençler. Kürt halkı; işçiler, kadınlar, gençler, Aleviler, ezilen uluslar her yerde özgürlüğün şiarını kuşandı. Kurtuluşun birleşik bir devrimle geleceğini, faşist sistemin yıkılması için mücadele etmekle ve onu büyütmekle mümkün olduğunu biliyor. Tüm halkları bu mücadeleye sonuç aldırmak için isyan etmeye çağırıyor.
Gezi’den bugüne Türkiye ve Kürdistan halklarının yaşama koşulları gittikçe ağırlaştı. Açlık, sefalet, işsizlik, toplumsal yaşamın her alanındaki çürüme, faşist baskı ve terör gittikçe yoğunlaştı. Binlerce tutsağa, operasyonlara, tutuklamalara, polis saldırılarına rağmen, dinci-faşist iktidar ve tekelci sermayeden yoğun anti-komünist, halk düşmanı propagandaya rağmen işçilerin, kadınların, gençlerin sayısız provokasyona, sayısız karşı-devrimci faaliyete rağmen emekçi halkların mücadelesi kesilmedi, yaygınlaştı, güçlendi. Emekçi kitleler her bahanede sokağa aktı. Ellerinde en güzel örneği Gezi’nin cüretini kuşandılar. Özgürlük kavgasını büyüteceğini, bitirmeyeceğini gösterdiler.
Aradan geçen yıllarda sorunlar çoğaldı, dertler katlandı fakat mücadele de güçlendi. Bugün daha büyük bir güçle ayaktayız. Tekelci burjuvazi mücadelemizden korkuyor, geriliyor. Kavga zafere erişmedi fakat erişecek. Ezilen halklar faşizmi yıkmak, özgürlüğü kazanmak için dövüşüyor.
Kurtuluşumuz tıpkı Gezi’deki gibi ayrı kanallardan akan dereleri birleştirmektedir. İşçiler, kadınlar, gençler, Kürt halkı, emekçi Aleviler, ezilen halklar dayanışmalı, birlikte mücadeleyi güçlendirmeli ve sürekliliğini sağlamalıdır.
Gezi’de milyonlar tek bir yumruk olmuş, egemenlere büyük ve sarsıcı bir darbe vurmuştu. Yakın zamanda bunu başarmıştı. Şimdi bunu sürdürme, sonuna kadar vardırma zamanı. Denizler’in, Mahirler’in, İbrahimler’in, Mazlumlar’ın yaktığı ateşi harlamak, birleşik devrim yangınına çevirmek, faşizmi yıkma ve özgür yaşamı kurma zamanı; işte tam da şimdi ve tam da zamandır.
Yaşadığımız sorunların kaynağı kapitalizm, çözümü ise halk devrimidir; özgürlüğü kazanmaktır. Yoksulluktan, sefaletten, devlet zorbalığından, faşist terör ve baskıdan, ulusal baskı ve asimilasyondan kurtulmanın tek yolu budur. Tüm halkları bu kavgaya çağırıyoruz.
Gezi’de ölümsüzleşen yoldaşlarımızı selamlıyoruz. Anıları önünde saygıyla söz veriyoruz. Devrim ve özgürlük kavgasını zafere ulaştıracağız.
Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Ahmet Atakan ölümsüzdür!
Faşizmi Yıkacağız, Özgürlüğü Kazanacağız!
Yaşasın Gezi Halk Ayaklanması!
HBDH Yürütme Komitesi
30.05.2025
