Kadın - LGBTİQ+

Büyük kadın mitingi için yüzlerce kadın bir araya geldi

Büyük Kadın Mitingi için Ankara’da bir araya gelen yüzlerce kadın; kadın cinayetlerine, şüpheli kadın ölümlerine, emek sömürüsüne, erkek-devlet şiddetine, kazanılmış hakların gasp edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceklerini söyledi.

Türkiye ve Kürdistan’dan 60 farklı kadın kurumumun çağrısı ile “Haklarımız, hayatlarımız ve özgürlüğümüz için bir aradayız” şiarıyla düzenlenen Kadın Mitingi, Atatürk Kültür Merkezi önünden yürüyüş ile başladı. Kadınlar, “Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Bijî berxwedana Rojava” dövizleri taşırken “Savaşa değil kadınlara bütçe”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganlarıyla Tandoğan Meydanına yürüdü.

Miting programı üniversiteli genç kadın grubu Mor Gece’nin şarkıları ile başladı. Ardından açılış konuşmasını Şenal Sarıhan yaptı. Kadın Mitingi Bileşenleri adına ortak basın metninin Türkçesini Döne Gevher, Kürtçesini Rojda Bedia Akkaya, Arapçasını ise Esma Kaşram okudu.

Yapılan açıklamada, kadın yaşamına yönelik şiddete, yoksulluğa ve eşitsizliğe karşı bir araya gelindiği belirtildi. İktidarın kadınlara sessizlik ve kabulleniş dayattığı vurgulanan açıklamada, şunlar ifade edildi: “Geçen yıl kadınlara ‘aile’ paketleri sundular. Bu yıla ise şiddet faillerini, tecavüzcüleri ve kadın katillerini cesaretlendiren düzenlemelerle girdik. Buradan açıkça söylüyoruz; cezasızlık öldürür. Cezasızlık şiddeti büyütür. Cezasızlık, kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde gasp edilmesidir. Kadınlar korunmadıkları için öldürüldü. Şikayetleri dikkate alınmadığı için öldürüldü. Uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürüldü. Ve birçok kadın ölümü ‘şüpheli’ denilerek dosyalardan düşürüldü. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor.”

Kadınların başvuruları ve şikayetlerine rağmen yüzlerce kadının öldürüldüğüne dikkat çekilerek, “Bir kadın korunma talep etmişken öldürülüyorsa; bunun adı ihmal değil, sorumsuzluktur. Sorumsuzluktur çünkü; İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkıldı. 6284 sayılı yasa etkin biçimde uygulanmıyor. Kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Bu iktidar Anayasa’yı yok sayıyor. Uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımızı gasp ediyor. Buradayız çünkü; Temel hak ve özgürlükler yok sayılıyor, güçler ayrımı yok edildi. Yargı iktidar tarafından aparat olarak kullanılıyor. İkili hukuk uygulanıyor” diye belirtildi.

Devletin hukuki yükümlülükleri yerine getirmediği sürece kadın cinayetlerinin baş sorumlusu olacağı vurgulanan açıklamada, “Rojin için, Gülistan için, Ayşe Tokyaz için ve niceleri için adalet istiyoruz. ‘Şüpheli’ denilerek kapatılmak istenen her dosyanın takipçisiyiz. Bir kadın öldüğünde, bir kadın kaybolduğunda ‘kaza’ ya da ‘intihar’ denilerek dosyaları kapatıldığında; yalnızca bir yaşam değil, adalet de yok edilmiş demektir. Şüpheli kadın ölümlerini normalleştirmenize izin vermeyeceğiz. Her kadın ölümü kamusal bir sorumluluktur” diye kaydedildi.

Kadın emeğini değersizleştiren politikalara karşı güvenceli iş ve güvenceli yaşam taleplerini yenileyen kadınlar, “Buradayız çünkü; kadın yoksulluğu derinleşiyor. İşe girebilen kadınlara güvencesizlik dayatılıyor. Bize ‘evde kalın, bakım emeğini üstlenin’ deniyor. Bakım emeği kadınların kaderi değildir. Kreş haktır. Sosyal destek haktır. Fedakarlık çağrılarını reddediyoruz. Yoksulluğu yönetmeyi değil, ortadan kaldırmayı talep ediyoruz. Erkek şiddetinin yanında denetimsizlik ve aşırı kar hırsıyla yaşamlarımız yok sayılıyor. Dilovası’nda yaşananlar bu düzenin aynasıdır. Çocuklar iş yerlerinde öldü, öldürüldü. Kadınlar güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamını yitirdi. KHK’lerle bir gecede işsiz bırakılan, mesleklerinden koparılan KHK’li kadınların yaşamlarını yeniden kurma hakkını savunmak için buradayız” dedi.

Barış içinde bir arada yaşama taleplerini yükseltmek için bir araya geldiklerini belirten kadınlar, Halep’te HTŞ saldırılarına sessiz kalınmayacağını vurguladı. Kadınlar, “Bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme ‘hayır’ diyoruz. Daha fazla sivilin, kadının ve çocuğun yaşamını yitirmesine karşı ses çıkarıyoruz. Barış talebinin; yaşamın, eşitliğin ve geleceğin talebi olduğunu hatırlatmak için buradayız. Savaşın, işgalin ve yıkımın ortasında yaşamı yeniden kurmaya çalışan Filistinli kadınlara selam olsun. Sınırları aşan eşitsizliklere, sömürüye ve ayrımcılığa karşı mülteci kadınlarla yan yanayız” dedi.

Açıklamaların ardından miting, Bandista grubu konseri ile devam etti. Kadınların sloganları ve zılgıtları ile miting sonlandı.

Kaynak: Etha

Paylaşın