Gündem

İBB davası gergin başladı

Ekrem İmamoğlu dahil 402 kişinin yargılandığı İBB davasının ilk duruşması Silivri’de başladı. İmamoğlu selamlama için söz almak istedi, hakim izin vermedi. Tepkiler üzerine izleyicilerin dışarı çıkarılmasını isteyen mahkeme heyeti salonu terk etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik soruşturma kapsamında aralarında CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri’de olağanüstü hal (OHAL) koşullarında başladı.

Tutuklu isimler salona alkışlar eşliğinde girdi. Jandarma, tutukluların yakınlarına el sallamasını engellemeye çalıştı. Ekrem İmamoğlu salondakileri selamlamak için söz almak istedi, mahkeme başkanı “Vermiyorum, kafanıza göre konuşamazsınız” diyerek reddetti. İmamoğlu “Mağdur edilen insanlara böyle muamele yapılamaz” derken mahkeme başkanı, İmamoğlu’nu salondan çıkarmakla tehdit etti.

Salondan yükselen tepkiler üzerine mahkeme başkanı “Bu şekilde yargılamaya devam etmem. Komutanım, komutanım beklemeyelim. İzleyici bölümünü boşaltalım” diyerek izleyicilerin dışarı çıkarılmasını istedi ve salonu terk etti. Jandarmalar izleyici bölümünü boşaltmak isterken tutuklu yakınları çıkmayı reddetti. Bütün sanıklar salondan çıkarıldı. Bu sırada “Ekrem başkan” sloganları yükseldi. Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, gerekli görüşmeleri yaptıklarını söyleyerek, “13.30’da izleyicilerle birlikte yargılama başlayacak” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de “Boşaltmıyoruz salonu, biz buradayız. 13.30’da seyircili devam edecek” açıklamasını yaptı.

Aranın ardından tutuklu sanıklar tekrar duruşma salonuna girdi. Ekrem İmamoğlu alkışlarla karşılandı. Duruşma yeniden başladı. 

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede, 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrollü, 7’si yakalama emriyle aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer alıyor.

Duruşmanın görüldüğü Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesine giden yollarda sabah saatlerinden itibaren yoğun trafik oluştu. Yolların kapatılması nedeniyle avukatlar, gazeteciler, yurttaşlar ve siyasetçiler duruşma salonuna yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Duruşma salonunda gazeteciler için ayrılan alan yetersiz kalması nedeniyle çok sayıda gazeteci duruşmayı ya ayakta ya da basın odasındaki ekrandan izlemek zorunda kaldı.

Yargılananların yakınlarının yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve kitle örgütü temsilcisi duruşmayı takip etmek için Silivri’ye geldi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ile İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in yanı sıra seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve birçok milletvekili de salonda yer aldı. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros da duruşmayı takip etti. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TİP Milletvekilleri Sera Kadıgil ve Ahmet Şık da duruşmayı salonda takip edenler arasında yer aldı.

Tutukluların yakınları, duruşma salonunda kolay fark edilebilmek için renkli kıyafetler giydiklerini belirterek, “Bizi tanısınlar diye özellikle renkli giyindik” dedi. Dilek İmamoğlu, duruşma öncesi salonda gazetecilere yaptığı açıklamada, “Duruşma öncesi gerginiz, heyecanlıyız. Bizler mahkemenin canlı yayınlanmasını talep ettik ancak bu talep kabul edilmedi. Tutuksuz yargılanmasını umut ediyoruz” dedi.

Tutuklu isimler salona alkışlar eşliğinde girdi. Tutuksuz sanıklar da salonda yerini aldı. Ekrem İmamoğlu salona girdiğinde uzun süre alkışlandı. Tutuklular salona alındığı sırada izleyiciler, “İstanbul’un ve cumhuriyetin muhafızları, sizlerle gurur duyuyoruz” dedi. Jandarma, tutukluların yakınlarına el sallamasına izin vermedi, tepkiler üzerine selamlama devam etti.

Mahkeme başkanı duruşmayı başlatarak yargılama takvimine ilişkin bilgi verdi. Duruşmanın haftada dört gün görüleceğini ve yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını belirten mahkeme başkanı, ilk celsede tutuklu sanıkların, ikinci celsede ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini söyledi. Tutuksuz sanıkların duruşmalara katılımının ise kendi inisiyatiflerine bırakıldığı ifade edildi.

Mahkeme heyeti, duruşmada usule dair talepleri alırken söz alan avukat, “Avukatlara verilmeyen ifade listesi Yeni Şafak’a kim tarafından verildi” diye sordu. Milletvekillerinin bulunduğu sıralardan “Cevap ver” şeklinde sesler yükseldi.

Davada en son savunmayı Ekrem İmamoğlu yapacak. İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, müvekkilinin duruşma salonunda bulunan arkadaşlarını selamlamak için kısa bir konuşma yapmasına izin verilmesini talep etti. Ancak mahkeme başkanı, “Burası onun alanı değil. Diğer yargılamalarda böyle bir şey olmuyor” diyerek talebi reddetti.

Bunun üzerine İmamoğlu söz almak istedi ve kürsüye çıkarak konuşma talebini yineledi. Heyet başkanı müdahale ederek söz vermeyeceğini söyledi. İmamoğlu, “Söz almak istiyorum” derken, mahkeme başkanı “Vermiyorum, kafanıza göre konuşamazsınız” yanıtını verdi.

Bu sırada salondan tepkiler yükseldi. İzleyiciler “Siz diyeceksiniz” diyerek mahkeme başkanının hitabına itiraz etti. Mahkeme başkanı ise izleyicileri uyardı. İmamoğlu konuşma talebini sürdürerek “Mağdur edilen insanlara böyle muamele yapılamaz” dedi. Mahkeme başkanı ise “Bu şekilde yargılamayı sürdüremeyiz” ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı, söz verilmemesine rağmen konuşmaya devam ettiği gerekçesiyle İmamoğlu’nu uyararak yerine geçmesini istedi. Benzer bir durumun tekrar etmesi halinde salondan çıkarılabileceğini söyledi.

Mahkeme başkanı “Bu şekilde yargılamaya devam etmem” diyerek salonun boşaltılmasını istedi. Jandarmalar izleyici bölümünü boşaltmak isterken tutuklu sanıkların yakınları çıkmayı reddetti. Mahkeme heyeti salonu terk etti. Bütün sanıklar salondan çıkarıldı. Bu sırada “Ekrem başkan” sloganları yükseldi. Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi.

Sanık yakınlarından bazıları duruşma salonunda bulunan Yeni Şafak muhabirine tepki gösterdi. Sanık yakınlarından biri, “Benim çocuklarımın hakkı sizin boynunuzda. Çocuklarımın hakkını da kendi hakkımı da helal etmiyorum. Kızım Saraçhane’de büyüdü, daha 20 aylıktı. Çocuğumun okulunda bile beni rezil etmeye çalıştılar ama bizim alnımız ak, başımız dik. Doğal ve adil bir yargılama olduğunu düşünmüyorum. 55 metrekarelik bir evde oturuyorum. Eşim tutuklu, ben de çalışmak zorundayım. Her şey bana bakıyor” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşma salonunda bilgilendirme yaparak, “Gerekli görüşmeleri yaptık. 13.30’da izleyicilerle birlikte yargılama başlayacak. O saate kadar salonda sadece genel başkan, milletvekilleri ve aileler kalacak” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de “Boşaltmıyoruz salonu, biz buradayız. 13.30’da seyircili devam edecek” açıklamasını yaptı.

Aranın ardından tutuklu sanıklar tekrar duruşma salonuna girdi. Ekrem İmamoğlu alkışlarla karşılandı. Duruşma yeniden başladı. Avukatlar usule ilişkin beyanlarını sundu.

Verilen aradan sonra duruşmada Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir, usule ilişkin savunma yaptı. Demir, mahkemenin bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu.

Demir savunmasında, davanın ağır güvenlik önlemleri altında yürütüldüğünü, Silivri’deki koşulların müvekkillerle iletişimi sınırladığını ve bazı sanık yakınlarının içeri alınamadığını belirtti. Ayrıca iddianamenin mantık hatalarıyla dolu, soyut iftiraları temel alan bir evrak yığını olduğunu söyleyerek, savunmanın etkisizleştirilmeye çalışıldığını vurguladı;

“OHAL altında mahpushane içinde yürütülmeye çalışılan bu yargılamayı reddediyoruz. Amaç, yargılamayı kamuoyundan kaçırmak. Bu iddianame, olmayanı varmış gibi gösteren, mantık hatalarıyla dolu, soyut iftiraları temel alan bir kağıt yığınıdır.”

Demir, ayrıca Silivri Kaymakamlığı’nın 7 Mart 2026’da aldığı kararla toplantı, yürüyüş, basın açıklaması, çekim ve slogan atma gibi temel hakların kısıtlandığını, yurttaşların tehdit edildiğini ve dronlarla fişleneceklerini de dile getirdi.

Daha sonra söz alan Avukat Fikret İlkiz ise meslektaşının reddi hakim talebine destek vererek mahkeme uygulamalarını eleştirdi. İlkiz, sanık ve avukat haklarının ihlal edildiğini belirtti;

“Bizimle hiç görüşmediniz ama sıralama konusunda görüşebilirdiniz. Biz görüşülmeyecek insanlar değiliz, biz avukatız, savunmayız. Sizleri reddediyoruz. Böyle bir davada, bilmem kaç gazeteci alınacağına siz mi karar vereceksiniz? Bunu gazeteciler belirler. İstiyorsunuz ki sanıkların hiçbirinin yüzü görülmesin; bu artık bir yargılama değil.”

Avukat Ali Rıza Dizdar, meslektaşlarının reddi hakim taleplerine katıldığını söyleyerek, duruşmanın usulüne uygun olarak başlaması gerektiğini belirtti; “Duruşma, tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespitiyle başlar. Siz bunu yapmadan, ‘şunları şu tarihte dinleyeceğiz, bunları şu tarihte dinleyeceğiz’ diye ara kararlar okuyorsunuz.”

Sırayla söz alan avukatlar reddi hakim talebinde bulunurken, yoklama alınmadan başlamasının usule uygun olmadığı söyledi.

Avukat Aynur Yazgan, “İddianamenin kabul edildiği kararı UYAP’ta yok. Yoklama yapıldı mı? Duruşma tutanağı yoklama ile başlar Tanıklar salonda mı bilmiyoruz, bunlar yapılmadı. İddianame başlamıştır ama hukukuna aykırıdır” dedi. 

Kaynak: Evrensel

Paylaşın