Gündem

Devrimci Parti’li Kadınlar; 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Kadınların Kurtuluşu Direnişte!

Devrimci Parti’li Kadınlar

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kadınların Kurtuluşu Direnişte!
şiarıyla açıklama yayınladı.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde
Kadınların Kurtuluşu Direnişte

“Unutma sakın unutma

Bağışlama sakın

Sakın düşmanını sevme, sakın susma

Bekle büyük kavgayı bekle

Anlıyor musun yüreğim.”

Gülten Akın

8 Mart 1857′ de New York’ta 40 bin

dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları için çıktıkları grevde polisin

işçilere saldırması, işçilerin fabrikaya

kilitlenmesi ve fabrikada çıkan yangın

sonrasında, isçilerin fabrika önüne kurulan barikatlar yüzünden yangından kaçamaması üzerine 129 kadın işçi yaşamını kaybetti. Bundan yıllar

sonra 2. Enternasyonale bağlı kadınlar

toplantısında (Uluslararası Sosyalist

Kadınlar Konferansı) Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Devrimci Partili Kadınlar olarak erkek-devlet şiddeti tarafından katledilen, yitirdiğimiz tüm kadınları saygıyla anıyoruz… 8 Mart 1957’de yanan yangın hala devam etmedir. Bu yangın patriyarkayı yıkacak, kadınların kurtuluşunu müjdeleyecektir!

Militarize edilmiş erkek-devlet şiddeti her an farklı bir şekilde karşımıza çıkmakta, tüm mekanizmalarıyla örgütlü ve sistematik olarak yaşamlarımıza saldırmaktadır. Bu şiddet, patriyarka ile biz kadınları ev duvarlarının içine hapsetmeye, emeğimizi ev içinde görünmez, iş yerinde ucuz kılmaya, geceleri ve sokakları yasaklamaya çalışıyor. Bu şiddet bazen bir sevgilide, babada, öğretmende, poliste beden buluyor. Kadın katilleri, çocuk istismarcıları “devlet babaları” tarafından AK’lanıp korunurken; erkek şiddeti olağan ve meşru hale getirilmek isteniyor.

Hayatlarımızın hemen hemen her alanına sirayet eden eril tahakküm faşizmle birlikte neredeyse en üst düzeye çıkmış ve kurumsallaşmaktadır. Saray, yaslandığı ‘erkeklik ideolojisi’ ile birlikte kadınları hayattan tecrit etmeye çalışırken öte yandan ise kendi yarattığı krizin de faturasını dolaylı yoldan kadınlara ödetmeye çalışmaktadır. Krizin ülkedeki tüketim mallarına yansımasına tepki gösterenlere ise “Domates, patlıcan, sivri biber’ diyorlar. Düşünün, bir merminin fiyatı nedir? Benim Mehmet’imin giyinip kuşanması ve teröristlere karşı verdiği bu mücadelenin bedeli nedir? Bunu düşünün” diyen militarist eril zihniyet, iktidarı için yürüttüğü kanlı politikayı ve onun yarattığı krizi kendi sözleriyle açıklamaktadır. Savaşa ve Saray’a ayırılan bütçenin faturasını ise bizlere kesmeye çalışmaktadır.

Bizler ne sizin savaşınıza, ne de krizinize ortak olacağız! Unutmadık; Dilek Özçelik’i ölüme terk ettiğinizi. Unutmadık; Ceylan Önkol’u, Cenazesi 101 gün boyunca sınırda bekletilen Eylem’i, Taybet Ana’yı, Dilek Doğan’ı; kocası tarafından katledilen kadınları, Özgecan’ı, Şule Çet’i…

Unutmadık! KHK’larla ihraç ettiniz kadınları, unutmadık ekmeği için işi için direnen kadınları, mevsimlik tarım işçilerini, aylardır direnen ve bugün kazanımla direnişlerini bitiren Flormar işçilerini…

Unutmadık; adaletsizliğin erkekliğini kanıtlayan yargınızı, kadın düşmanı söylemlerinizi. Tehditleriniz, dört duvar ile örülü evler, hapishaneler yıldıramaz bizleri.

Bağışlamıyoruz asla kadın düşmanlarını!

Patriyarkanın ve faşizm ile birlikte en üst düzeye varan erkek egemenliğinin vahşi saldırılarına karşı kurtuluşumuz direnişte!Bu 8 Mart’ta da meydanlarda olacağız. Bizleri meydanlardan asla alıkoyamazsız. Susmuyoruz! Katledilen her kadının yerine suçluluğunuzu bir kez de onların sesinden haykıracağız!

Bugün dünya çapında kadın eylemleri ve kadın grevleri; şiddete, çalışma yaşamının güvencesizleştirilmesine, ağırlaşan yaşam koşulları ve ücret eşitsizliğine karşı mücadeleyle birleşiyor. Aynı zamanda homofobi, transfobi, ırkçı göç politikalarının reddedildiği, ırkçılığa, emperyalizme, siyonizme, işgale, faşizme, patriyarkal kapitalizme karşı çıkan bir zeminde mücadele eden kadınlar, kadın elleriyle direnişi örüyor.

Selam olsun göğün yarısını oluşturan tüm dünya kadınlarına! Selam olsun, Filistin’de siyonist İsrail’e karşı intifada olan kadınlara, Fransa’da sarı yeleklerini yumruklu femina ile süsleyenlere, İran’da mollalardan korkmayan yaşamları için mücadele edenlere, Meksika dağlarını direniş rengine boyayan Zapatista Kadınlara, Avrupa’daki kadın grevlerine,Açlık grevinde 121.gününe giren Leyla Güven’e, Ortadoğu’da cihatçı çetelere karşı insanlığı ve yaşamı savunan kadınlara. Sınırın öte yanında -aynı yerde olamasak da- aynı gökyüzünde olduğumuz kadınlara selam olsun!

Selam olsun kadın elleriyle hayatın her anında mücadeleyi örenlere! Sınırları aşan dayanışmamızla, kadınların birleşik mücadelesini zafere ulaştıracağımızın sözünü veriyoruz.

Dünyanın bütün kadınları birleşelim! Kurtuluşumuz direnişte!

Devrimci Parti’li Kadınlar

Paylaşın