İran Meclis Başkanı ve müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Çin heyetiyle görüşmesinde Hürmüz Boğazı’nın yönetimine yönelik ABD emperyalizminin müdahalesine izin vermeyeceklerini açıkladı. Açıklama, ABD basınında Washington’un, Siyonist İsrail’in İranlı müzakerecileri hedef alabileceğine ilişkin Tahran’a dolaylı uyarıda bulunduğu yönündeki iddiaların ardından geldi.
Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede süren gerilimde Hürmüz Boğazı yeniden gündemin merkezine yerleşti. İran Meclis Başkanı ve müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Çin’den Tahran’a gelen resmi heyetle yaptığı görüşmede, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarından taviz vermeyeceğini belirterek, “ABD’nin Hürmüz Boğazı’na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz” dedi.
İran Meclisi’nin aktardığı bilgilere göre Kalibaf, görüşmede İran ile Çin arasındaki stratejik iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. ABD’nin tek taraflı politikalarına karşı Tahran ile Pekin arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Kalibaf, bölgesel dengelerin emperyalist müdahalelerle yeniden şekillendirilmesine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
Kalibaf, İran molla rejimi ile emperyalist ABD arasında imzalanan mutabakatın Siyonist İsrail tarafından sabote edilmeye çalışıldığını savunarak, İsrail’in bölgesel gerilimi tırmandırmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu söyledi. İran’ın askeri kapasitesinin caydırıcı olduğunu belirten Kalibaf, ülkesinin olası saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu dile getirdi.
Kalibaf’ın açıklamaları, The New York Times’ta yer alan dikkat çekici bir haberin ardından geldi. Gazetenin ABD’li mevcut ve eski yetkililere dayandırdığı habere göre Washington yönetimi, ateşkes sonrasında Siyonist İsrail’in İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a yönelik suikast girişiminde bulunabileceği yönündeki endişelerini bölgedeki diplomatik kanallar aracılığıyla Tahran’a iletti. Haberde, bu iki ismin müzakere heyetinde yer alması nedeniyle olası bir suikastın diplomatik süreci sabote ederek çatışmaları yeniden tırmandırabileceği değerlendirildi.
Haberde ayrıca, Kalibaf’ın Nisan ayında Pakistan’dan İran’a dönerken uçağının hedef alınabileceğine ilişkin istihbarat üzerine rotasını değiştirdiği ve güvenlik gerekçesiyle Meşhed’e acil iniş yaptığı da öne sürüldü. Aynı haberde Pakistan yönetiminin de Washington’a, Arakçi veya Kalibaf’ın öldürülmesinin müzakere sürecini tamamen ortadan kaldıracağı yönünde uyarıda bulunduğu iddia edildi.
Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı, emperyalist ABD ve Siyonist İsrail ekseninin İran’a yönelik askeri ve siyasi baskılarının yoğunlaştığı başlıca stratejik alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Tahran yönetimi, boğazın güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğini savunurken, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını “istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri” olarak değerlendiriyor. Kalibaf’ın açıklamaları da İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda geri adım atmayacağı ve olası saldırı ve savaş ihtimaline karşı tutumunu sertleştireceği mesajı olarak yorumlanıyor.
Kaynak: Etha
