Gündem

NATO tutsakları için özgürlük talebi

Eğitim-Sen, NATO Zirvesi öncesi gözaltı ve tutuklamalara saldırılarına tepki göstererek, savaş ve silahlanma politikalarına karşı çıkan öğrencilerin ve tüm NATO tutsaklarının serbest bırakılmasını istedi. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, tutuklamaların fiili cezaya dönüştürüldüğünü belirterek, “tutuklama saldırıları karşısında özgürlüğü savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde yüzlerce devrimci ve demokrat gözaltına alınarak tutuklanmış, birçok kentte eylem ve etkinlik yasağı ilan edilmişti. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) genel merkezlerinde NATO tutsakları için basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının yapıldığı salona “Savaş politikalarına itiraz suç değildir. Tutuklu öğrenciler ve tüm NATO tutukluları serbest bırakılsın” pankartı asıldı.

Basın metnini okuyan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın açıklamasına göre 12 Haziran-9 Temmuz arasında ülke genelinde en az 979 kişinin gözaltına alındığını söyledi.

Irmak, “NATO Zirvesi’nde silahlanma harcamalarının artırılması ve milli gelirin yüzde 5’inin ‘savunma yatırımlarına’ ayrılması hedefi öne çıkarılırken; eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenlik için ayrılması gereken kamusal kaynaklar savaş politikalarına aktarılmaktadır. Savaş politikaları ve silahlanmayı büyüten bu anlayış, kendisine itiraz edenleri susturmak için yasaklara, gözaltılara ve tutuklamalara başvurmaktadır. Militarizm ile demokratik hakların bastırılması aynı güvenlikçi politikanın birbirini tamamlayan iki yüzüdür” dedi.

Bu süreçte öğrencilerin, akademisyenlerin, öğretmenlerin ve eğitim hakkını savunanların doğrudan hedef alındığını ifade eden Irmak, “Bazı akademisyenler günlerce cezaevinde tutulduktan sonra tahliye edilmiştir. Ancak bu tahliyeler, yaşanan hukuksuzluğu ortadan kaldırmamaktadır. Çünkü insanları önce soyut suçlamalarla özgürlüklerinden mahrum bırakıp haftalar sonra serbest bırakmak adaletin işlediğini değil, tutuklamanın baştan itibaren bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü göstermektedir” diye konuştu.

Çok sayıda gencin ve öğrencinin hala tutsak olduğunu belirten Irmak, şunları söyledi: “Aradan haftalar geçmesine rağmen iddianamelerin hazırlanmaması, tutukluluğa yapılan itirazların gerekçesiz biçimde reddedilmesi ve öğrencilerin ilk duruşmaya kadar aylarca cezaevinde kalma ihtimali, tutuklamanın fiilî cezaya dönüştürüldüğünü ortaya koymaktadır.

Henüz gerçekleşmemiş bir eylem ihtimalini suç sayan bu yaklaşımın hukukta yeri yoktur. Toplantı ve gösteri hakkının kullanılması, bir basın açıklamasına katılmak, 1 Mayıs’ta bulunmak ya da savaş politikalarına karşı çıkmak suç delili değildir. İnsanların dünya görüşlerini, sendikal ve siyasal faaliyetlerini, katıldıkları yasal etkinlikleri tutuklama gerekçesine dönüştürmek; suçun şahsiliği ve masumiyet karinesi başta olmak üzere hukukun temel ilkelerini ortadan kaldırmaktadır.”

Tutsak öğrenciler ve tüm NATO tutsaklarının serbest bırakılması çağrısı yapan Irmak, şöyle devam etti: “Üniversitelerin özgür düşünce ve demokratik mücadele alanları olmasını savunmaya; öğrencilerin eğitim hakkına, akademisyenlerin bilimsel ve ifade özgürlüğüne sahip çıkmaya devam edeceğiz. Savaş politikaları karşısında barışı, baskı karşısında dayanışmayı, tutuklama karşısında özgürlüğü savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Kaynak: Etha

Paylaşın