DKP/BÖG MK, “Mücadele tarihimiz içerisinde kritik eşiklerde trenden atlayanlar, tasfiyeciliğe yönelenler ve mücadele kaçkınları olsa da Kasım Atılımı’nın yaktığı mücadele ateşi yanında bunlar her gün daha da küçülürken devrimci siyaset, ödediği bedeller ve yarattığı değerlerle daha da büyümektedir” açıklaması yaptı.
Bundan 12 yıl önce Türkiye devriminin tarihsel gelişimi açısından önemli bir gelişme yaşandı. Devrimci siyaset önemli bir karar vererek Kasım Atılımı’nı gerçekleştirdi.
Türkiye devriminin önemli yürütücü öznelerinden biri olan Kurtuluş geleneği içerisinden çıkan devrimci siyaset, büyük bir irade göstererek var olan devrimcilik iddiasını daha ileriye taşıyan bir mücadele pratiği içerisinde bulundu.
Türkiye devriminin yanı başında gerçekleşen Kürdistan devriminin içinde bulunduğu kritik anda, Rojava Devrimi ve Medya Savunma Alanları’na dönük olarak enternasyonalist bir devrimcilik hamlesi gerçekleşti.
Kobani Direnişi’ne destek vermek için Necdet Adalı Müfrezesi kuruldu. Aynı zamanda Kürdistan dağlarında devrimci konumlanma hamlesi gerçekleşti.
Kasım Atılımı, Birleşik Özgürlük Güçleri’ni (BÖG) ilan ederken Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında yeni bir devrimci soluk yarattı.
Bu hamle sonrasında Türkiye ve Kürdistan devriminin içinde bulunduğu devrimci durum içerisinde 21 Komünar devrimci mücadele içerisinde ölümsüzleşerek gelecek kuşaklara örnek olacak bir devrimcilik anlayışının uygulayıcısı ve yürütücüsü oldular.
Bu mücadelede yüzlerce devrimci tutsak oldu. Özgürlük güçleri fikrini ete kemiğe büründürmek için onlarca devrimci eyleme imza atıldı.
Devrimci siyaset açısından Kasım Atılımı sonrasında gerçekleşen partileşme iradesiyle mücadele daha ileri bir noktaya taşındı.
Bugün içinde bulunduğumuz tarihsel konjonktürde Kasım Atılımı’nı yaratan devrimci iradeyi bir kez daha onurlandırmak doğru olacaktır. Özellikle bu devrimci iradenin örgütleyici komutanımız ve önderimiz Ulaş Bayraktaroğlu’nun Kasım Atılımı’nın yaratılmasındaki devrimci rolünü bir kez daha hatırlamak tarihsel bir öneme sahiptir.
Kasım Atılımı, içinde var olan devrimcilik anlayışını daha ileriye taşıma ve verili olanla yetinmeme arayışıdır. Bizler bugün, bundan 12 yıl önce olduğu gibi Kasım Atılımı’nı ve onu yaratan devrimci iradeyi en güçlü şekilde sahipleniyoruz.
İçinde bulunduğumuz tarihsel anda Kasım Atılımı’nın açtığı yoldan yürüyerek bugünün somut devrimciliğine cevap verme arayışımız devam etmektedir.
Devrimcilik, işçi sınıfının ve ezilenlerin mücadelesinin ihtiyaçlarına cevap olma ve ona öncülük etme iradesidir. Bu temelde, gelecek kuşaklar açısından Kasım Atılımı’nın yarattığı devrimci idealleri daha ileriye taşımak, biz devrimcilerin bugünü örgütlemedeki kararlılığında ve becerisinde karşılık bulacaktır.
Kasım Atılımı üzerine değerlendirme yaparken bu vesileyle işgalci Türk Devleti ve onun çeteleriyle mücadelede ölümsüzleşen Aynur ADA ve İmran FIRTINA yoldaşları da anarak onların mücadelesinin takipçisi olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz.
Gün, devrimci mücadelenin ihtiyaçlarına cevap olma günüdür. Emperyalizme ve faşizme karşı mücadelede daha güçlü mücadele mevzileri yaratmak için ölümsüz Komünarların değerli hatıraları bizlere yol göstermeye devam ediyor.
Mücadele tarihimiz içerisinde kritik eşiklerde trenden atlayanlar, tasfiyeciliğe yönelenler ve mücadele kaçkınları olsa da Kasım Atılımı’nın yaktığı mücadele ateşi yanında bunlar her gün daha da küçülürken devrimci siyaset, ödediği bedeller ve yarattığı değerlerle daha da büyümektedir.
Tarih, mücadele eden, devrimcilikte ısrar eden ve ölümsüzlerin yolundan yürüyenleri hatırlayacaktır.
Türkiye işçi sınıfına, emekçilere, ezilenlere, kadınlara, gençlere, ölümsüzlerin ailelerine ve tüm halkımıza çağrımız, Kasım Atılımı’nı yaratan devrimci iradenin kesintisiz yürüyüşüne güç vermeleri ve onu daha güçlü bir şekilde sahiplenmeleridir.
Yaşasın Kasım Atılımımız!
Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!
