Gündem

Suriyelilere yönelik ırkçı saldırılar: “Saldırılar bilinçli ve organize”

Adana’da 18 Eylül günü 11 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasının ardından failin “Suriyeli” olduğu iddia edilmiş ve bölgedeki Suriyelilere ait iş yerlerine saldırı düzenlenmişti.

İstismarın Suriyeli bir kişi tarafından yapıldığı söylentisi üzerine dün ve önceki gün Suriyelilerin iş yerlerine girerek eşyaları dışarı çıkaran saldırganlar, eşyaları da yakmış ardından da Suriyelilerin evlerinin olduğu bölgeye gitmişti.

Bugün gözaltına alınıp tutuklanan istismar zanlısının Türkiyeli olduğu ortaya çıktı.

İHD Adana Şubesi Dumlupınar Mahallesi’nde çocuk istismarı olayı ile ilgili Suriyeli mültecilere yönelen saldırı ile ilgili hazırladığı raporu paylaştı.  Rapora göre 162 dükkan ve 12 araç saldırıda zarar gördü, saldırıların yarattığı tedirginlik sonucu Suriyeli mültecilere ait çok sayıda işyeri hâlâ kapalı. Raporda saldırganların önemli bir kısmının dışarıdan araçları ile geldiği belirtildi.

Saldırının ardından olduğu binada yaşayan üç Suriyeli ve bir Türkiyeli aile, can güvenliği nedeniyle polis tarafından başka bir yere nakledildi.

Suriyelilerin yağmalanan dükkanlarına Türk bayrakları asılırken, bazılarına ise “Türk” ve “TC” yazıldı. Bazı mahalleler Türk bayraklarıyla donatıldı.

Polis kuşatması altındaki mahallede yaşayan Suriyeliler ise can güvenliklerinin olmadığını belirterek sokağa dahi çıkamıyor.

‘Polis geç müdahale etti’

Suriyelilere dönük ırkçı saldırıların olduğu mahallelere giderek hazırladıkları raporu dün açıklayan İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi Başkanı Avukat İlhan Öngör, saldırının bilinçli ve organizeli yapıldığını ve polisin olaylara geç müdahale ettiğini kaydetti.

“Benzer cinsel istismar ve hırsızlık olaylarında gerek sosyal medyada gerekse de yazılı ve görsel medyada bu tür olayların faillerinin Suriyeli olduğu vurgusu yapılarak haberler yapılması toplumda Suriyelilere karşı bir nefret dili ve duygusu oluşmaya sebep olmaktadır. Bu nefret dili ve duygusu bugün Adana’da Suriyelilere karşı şiddete dönüşmüştür.”

Türkiye’de yaşanan tüm sorunların faturasının Suriyelilere kesildiğini ifade eden Öngör, şunları söyledi:

“Bu nefret ve ırkçı söylemin şiddete dönüşmesi bizleri ciddi anlamda kaygılandırmaktadır. Suriyeliler ve Türkiye vatandaşları arasında beraber yaşama, empati yapma, savaş mağduru Suriyeli göçmenlere karşı insancıl bir bakış açısına ve politikalara ihtiyaç vardır. Özellikle devletin bu toplumsal barışı sağlamak ve yaşanacak olaylara engel olmak gibi temel bir görevi bulunmaktadır.

Suriyeli göçmenler, devletler arasında ve uluslararası ilişkilerde bir pazarlık aracı değildir. Bu bakış açısından derhal vazgeçilmeli ve Türkiye başta olmak üzere Birleşmiş Milletler üyesi olan tüm ülkeleri tarafı oldukları evrensel hukuk belgelerine riayet ederek, yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.”

Paylaşın