Umut Yazıları

Türkiye Devrimi Rojava’yı Savunmaktan Geçer – İsmail Güldere

Sömürgeci, işgalci, faşist TC devletinin Rojava’yı işgal saldırıları bir ayı aşkın süredir devam ediyor. Rojava halkları ve QSD savaşçıları topraklarını ve devrimi savunuyor. Türkiye’ li devrimcilerde bu direnişin ön cephelerinde yer alarak konumlanmasını, enternasyonalist bir duruş ve ezen ülkenin sosyalistleri olarak kendi ülkelerinin sömürgeci, işgalci saldırılarını durdurmak için yaptı. Türkiye’ li devrimcilerin bu duruşu Kobane savaşına denk uzanıyor. Kobane’ de IŞİD’ in geriletilmesi ve yenilmesinde rol alan devrimciler, onlarca kadrosunu Rojava devriminin kurulmasında ölümsüzleğe uğurladı. Ve bugün de işgalcilik, sömürgecilik karşısında üzerlerini düşen görevi yapıyorlar. Bedel ödemekten kaçınmıyorlar. Çünkü Türkiye devrimi Rojava savunmasında mayalanıyor.

Türkiye devrimci hareketinin parçalı yapısı, düşük düzey politik hattı, yasal siyaset içine sıkışmış statükocu duruşu bu topraklarda kurulan yoldaşlık ilişkisinde ve devrimin savunma hattında geliştirilen ideolojik ve pratik derinleşme ile kırılıyor.

Bu ideolojik-pratik derinleşmenin birinci sac ayağını birleşik devrim mücadelesindeki ortaklaşma ve kurulan devrimci ilişkiler oluşturuyor. Kürt Özgürlük Hareketi ile birlikte Kuzey Kürdistan devriminin ve özgürlüğünün, Türkiye devriminden bağımsız olmadığı ve doğrudan birbirini bağladığı stratejik hattı Halkların Birleşik Devrim Hareketi‘ nde somutlaşıyor. Bugün milis ve gerilla düzeyiyle yapılan eylemlerde de görülüyor ki bu stratejik hat Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarını yaşayamaz hale getiren faşist Erdoğan rejimine, onu destekleyen sermaye gruplarına ve zor güçlerine karşı doğrudan hedef alınarak yapılıyor. Stratejik ortaklaşma, taktik hamleleri ile birleşik devrim hareketi Türkiye ve Kürdistan devriminin adres gücü haline geliyor.

Türkiye’ li devrimcilerin birleşik devrim mücadelesi hattında kurdukları mücadelenin ikinci sac ayağını Rojava savunmasında kurdukları enternasyonalist mücadele hattı oluşturuyor. Enternasyonalist Özgürlük Taburu ile kurmay yapısını ortaklaştıran Türkiye’li devrimciler geleceğe ve Türkiye devrimci hareketine bir yol açıyor. Bu yol Türkiye’ de işçi sınıfı ve ezilen halkların kurtuluşuna ve aynı zamanda Türkiye devrimci hareketinin sıkışmışlığını aşmaya, TDH’ nin içinde bulunduğu statükocu kalıpları parçalamaya çalışıyor.

Birleşik devrim çizgisinde konumlanan Türkiye’ li devrimcilerin bugün hem dağlarda hem şehirlerde hem de Rojava savunmasında kurmuş oldukları mücadele hattı ile Türkiye devriminin öncü kodlarını, ideolojik ve pratik donanımı faşizmi yıkıcak, devrimi gerçekleştirecek niteliği ve zaferi örgütlüyor.

Son olarak Rojava savunmasında ölümsüzleşen Aynur Ada, İmran Fırtına ve Ceren Güneş bu kodların neler olduğunu arkalarında bıraktıkları mücadele dolu yaşamları ile ortaya koydular. Onlar kapitalist sistemin tüm ünvanlarını ve güzel bir hayat vurgulu yalanlarını, daha lise sıralarında teşhir etmeye başlamış, Ankara meydanlarını, İstanbul sokaklarını devrim ve sosyalizm mücadelesi ile karış karış dolaşmış ve devrimci eylemleri ile özgürlük gücünü, devrim gücünü mayalamak için adım atmışlardır. Rojava ve bulundukları diğer tüm mücadele alanlarında birer devrim meşalesi olmuşlardır. Bu meşale birleşik devrim mücadelesini, Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarının kurtuluş yolunu aydınlatıyor.

Türkiye’de devrim mücadelesini yürütenler Aynur, İmran ve Ceren yoldaşların mücadele kararlılık, cesaret ve inançlarına bakmalılar. Her şeyleri ile devrim mücadelesine katılan bu yoldaşların gözlerinin içine bakan genç devrimciler, kadınlar, işçiler onların mücadelesini örnek almaktan başka bir yol ve seçenek olmadığını, faşizmi yıkmak için atılan adımın Aynur’ un, İmran’ ın, Ceren’ in adımları olduğunu iyi anlamalıdır. Hiçbir kuşatma, faşist saldırı bu adımı atmakta engel değildir, engel olmadığını onlarca şehir eylemi ile birleşik devrim mücadelesinin kadroları göstermiştir.

Geride kalanlara düşen görev cesaretle ve inançla, Aynur’ un, İmran’ ın, Ceren’ in üstlendiği devrim ve sosyalizmin zaferini örgütleme görevini tamamlamaktır. Zafere kadar hep birlikte sloganının anlamı bu görev bilincinde ve iradesindedir. Aynur, İmran ve Ceren’ in Rojava savunmasında bıraktıkları mevzilerde Türkiye’ li devrimciler var. Türkiye metropollerinde de biz varız. Devrim bizim onlara sözümüz, faşizmi yıkmak tek görevimizdir.

Paylaşın