Gündem

TKDF’ye gelen ihbar verilerine göre salgın sürecinde kadına yönelik şiddet yüzde 100 arttı

Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle “Evde kal” çağrıları yapılmaya devam edilirken, salgın süresince kadına yönelik şiddet de arttı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Mart ayı raporunda, 21’i salgın başladığı tarih olan 11 ile 31 Mart arasında  olmak üzere 29 kadının katledildiğini açıkladı. Kadın örgütlerinin çağrılarına rağmen hükümet bugüne kadar herhangi bir önlem almadı. Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Semra Turan’ın Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü ile yaptığı röportajda salgın döneminde kadına yönelik artan şiddetin boyutlarını değerlendirildi.
 
‘Kadına şiddet yüzde 100 arttı’
 
Salgının başladığı ilk günden bu yana Türkiye’de kadına yönelik şiddetin her boyutuyla arttığını ifade eden Güllü, kendilerine gelen ihbar sonucunda şiddetin oranını şöyle paylaştı: “Federasyona gelen ihbar bildirimlerinde fiziksel şiddet yüzde 80, psikolojik şiddet yüzde 93, şiddete uğrayan ve sığınma evi talebinde bulunan kadınların oranı yüzde 78’e yükseldi. Daha önce hiç almadığımız komşu ihbar bildirimleri ise yüzde 100, hukuki destek verilemeyen kadına şiddet vakaları ise yüzde 96 arttı. Bu artışlar hiç tanık olmadığımız bir rakamdır. Vahim bir tabloyla karşı karşıyayız.” 
 
‘Ev içi cinsel şiddet örtbas ediliyor’
 
Bu süreçte cinsel istismara dair tek bir ihbarın gelmediğine dikkat çeken Güllü, bu durumun hane içinde olmasından kaynaklı kolay kolay bildirilmediğini söyledi. Yaşanan sürecin ve ekonomik krizin şiddeti desteklediğini, iş yükünün eşitsizliğini daha da derinleştirdiğini belirten Güllü, artan istismar vakalarının üstünün örtülmeye çalışıldığını kaydetti. Bütün bunların yaşandığı bir dönemde çıkarılan infaz yasasının çok büyük facialara yol açacağı endişesini de paylaşan Güllü, dışarıya salıverilen erkeklerin evlerine dönmesiyle kara bir tabloyla karşı karşıya kalınacağına vurgu yaptı. 
 
‘İşbirliği olmazsa katbekat artar’
 
Güllü, Türkiye’deki kadına yönelik şiddete dair yetkililerin önlem almadığını belirterek, bakanlık düzeyinde yaptığı görüşmelerde yalnızca “Önlemleri alıyoruz” bilgisi verildiğini kaydetti. Hükümetin bir an önce kadın ve çocukları korumaya yönelik çalışmalar başlatması gerektiğine vurgu yapan Güllü, şiddete karşı sahada çalışma yürüten kadın örgütleriyle işbirliği yapılmasını istedi. Güllü, aksi halde kadına yönelik şiddet ve katliamların katbekat artacağı uyarısında bulundu.
 
Alınması gereken önlemler
 
Şiddete uğrayan kadınların mutlaka kadın örgütlerine ulaşıp yaşadıklarını bildirmesini isteyen Güllü, bu sürecin üstesinden kadın dayanışmasıyla gelineceğini kaydetti.
Güllü, hükümetin alması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:
* Hastanelerin kapasitesi göz önünde bulundurularak her ilde şiddete uğramış kadınların başvurabileceği bir hastanenin belirlenmesi ve duyurulması gerekir.
* Alo 183 etkin bir şekilde kullanıma sokulmalıdır.
* Şiddet mağduru ya da risk grubunda olan kadınlara yönelik hane ziyaretleri söz konusu olamayacağı için İçişleri Bakanlığı’nın KADES uygulaması tanıtılmalı ve kullanımı teşvik edilmelidir.
* Kadınların güvenliğini ve sağlığını garanti altına alacak protokoller içeren acil durum planları yapılmalıdır.
* Sığınaklardaki sağlık ve hijyen uygulamaları en üst standartlarda tutulmalı, korona teşhisi konmuş ya da şüphe taşıyan kadınlara yönelik güvenli alan tahsisi sağlanmalı.
* Şiddet mağduriyeti sonucu yeni bir hayata başlayan kadınlar için süreç ikincil mağduriyet yaratmaktadır. Bu kadınlar için ayrı bir destek paketi açıklanmalı.
* İlan edilen Pandemi Kurullarına sahada şiddet çalışan kurumları da dahil edilmeli.”

Paylaşın