Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Gölağılı köyünde yaşayan Fatma Altınmakas, 12 Temmuz’da jandarmaya başvurdu, evli olduğu erkeğin kardeşi Sinan Altınmakas tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldığını söyledi.
Fatma Altınmakas jandarmaya 3 ay boyunca erkek tarafından tehdit edilip, cinsel saldırıya maruz bırakıldığını belirten kadın şikayetçi oldu.
Fatma’nın şikayeti üzerine aynı gün gözaltına alınan Altınmakas, tutuklama talebiyle sevk edildiği Malazgirt Sulh Ceza Hakimliği’nce adli kontrol şartı ile 14 Temmuz’da serbest bırakıldı.
Sinan Altınmakas’ın serbest bırakılmasına savcılık itiraz etti ve ancak talebi ‘dosyadaki mevcut delil durumu, şüphelinin sabit ikametgah oluşu, delilleri karatma ihtimalinin olmaması’ gerekçesiyle reddedildi.
Erkeğin serbest bırakıldığını gün Fatma, evli olduğu Kazım Altınmakas tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Cinayetin ardından gözaltına alınan Kazım Altınmakas, “Kasten öldürme” suçundan tutuklandı.
‘Cinayetin temelinde toplumsal baskı var’
Cinayete ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Dindar Karataş’a konuşan kadının kardeşi Mir Bedirhan Ayaz, ablasının Kazım Altınmakas ile birlikte jandarmaya giderek, cinsel saldırıya ilişkin şikayette bulunduğunu söyledi.
“Sinan Altınmakas’ın 2 gün sonra serbest bırakılmasını anlayabilmiş değilim. Onun serbest kalmasından sonra bu katliam gerçekleşiyor. Acaba bu katliam emrini veren ya da Kasım Altınmakas’ın sadece fikir ve eylemi içerinde mi oluşmuş yoksa köydeki akrabaların ve Sinan Altınmakas’ın baskısıyla mı bu cinayet işlenmiş, hepsine bakmak gerekiyor.”
Sinan Altınmakas’ın daha önce kendi kardeşini öldürdüğünü söyleyen Ayaz, “Böylesi bir insanın bu olayı yapmaması için bir neden yok” dedi.
Ablasının öldürülmesinin sorumluluğunun yalnızca bir kişide olmadığını vurgulayan Ayaz, “Bireysel olarak bizzat bu fiili gerçekleştiren bir kişi olabilir ama bu işin temelinde bir toplumsal baskı vardır” diye konuştu.
Türkiye’de gerçekleşen kadın cinayetlerinin politik olduğunun altını çizen Ayaz, “Toplumdaki kadın bakışı nedeniyle bir kadın haksızlığa uğradığında, sesini haykırdığında bu durum onun ölümüne sebep olur. Kadın üzerinde toplumsal ve politik bir baskı söz konusu” ifadelerini kullandı.
Kadın karşıtı zihniyet aşılmadığı müddetçe kadın cinayetlerinin önüne geçilemeyeceğini belirten Ayaz, yaşanan bütün kadın cinayetlerinin politik olduğunu, erkek egemen zihniyete karşı kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
