Adli sürece dahil edilen çocuklar için Meclis’e getirilen yasal düzenlemeye tepki gösteren ÖHD, “Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önlenmesi, cezaların artırılmasıyla değil; çocukları hukuk düzenin dışına çıkaran toplumsal koşulların ortadan kaldırılmasıyla mümkündür” dedi.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Çocuk Hakları ve Hafızası Komisyonu, çocuklar için cezaların arttırılmasını öngören yasa düzenlemesine dair İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarında basın toplantısı düzenledi.
Basın metnini okuyan Avukat Berivan Barin, kanun tasarısının; çocuk suçlarında cezaları artırmayı, belirli ağır suçlarda yaş indirimini kaldırmayı ve ebeveynlere cezai sorumluluk yüklemeyi öngörmekte olduğunu belirtti.
Barin, cezaların arttırılmasını suçun işlenmesinin önüne geçilebileceğinin değerlendirildiğini ancak bunun rasyonelliği bulunmadığına dikkat çekerek, “Yine teklif düzenlemesinde, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hakime yaş indirimini uygulamama, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verme yetkisi vermektedir. Mevcut kanunda 18 yaş öncesi suçlar tekerrüre esas alınmazken, bu yaş sınırı 15 yaşa indirilmektedir” dedi.
Çocukların çevresel faktörlerden etkilendiğini ve bu faktörlerin de devletin sorumluluğunda olduğunu söyleyen Barin, “Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 1. maddesinde çocuk tanımı ve özellikle yaş vurgusu yapılmıştır. Bu madde de ‘Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır’ demektedir. Ancak bu teklif ile yaş sınırları düşürülerek ve sözleşmeye de aykırı olarak çocukların bir yetişkin gibi cezalandırılması düzenlenmiştir” dedi.
Çocuklara ağır cezaların verilmesinin artan çeteleşmenin ve çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önüne geçmeyeceğini vurgulayan Barin, şöyle devam etti: “Bu yaklaşım, çocukların neden hukuk düzeninin dışına çıktığını araştırmak yerine sorumluluğu doğrudan çocuklara ve ailelerine yüklemekte; yoksulluk, eğitimden kopma, şiddet, istismar, ayrımcılık ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği gibi yapısal sorunları görünmez hale getirmektedir.”
Çocuğu cezalandırmayı merkeze alan düzenlemeler yerine, çocuğun üstün yararını gözeten; önleyici, koruyucu, onarıcı ve yeniden topluma kazandırıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Barin, “Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önlenmesi, cezaların artırılmasıyla değil; çocukları hukuk düzenin dışına çıkaran toplumsal koşulların ortadan kaldırılması, etkin sosyal politikaların uygulanması ve çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Etha
