Doğa - Ekoloji, Gündem

Eskişehir’de 47 bin hektarlık orman ve tarım arazisi maden için ihaleye açıldı

Eskişehir’de 47 bin hektar alanı kapsayan maden arama işletme ihalesi 3-4 Eylül tarihinde yapıldı. İhaleye açılan bu alanlar kentin Alpu, Beylikova, Mihallıççık, Sarıcakaya, Sivrihisar, Merkez ve Mihalgazi ilçelerini kapsıyor.

MA’dan Zemo Ağgöz’e konuşan Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) Başkanı Sadık Yurtman, kentte özellikle Alpu, Mihallıççık ve Beylikova’da ihaleye açılan alanların mera, orman ve tarım arazilerini kapsadığını ifade etti.

ÇED sürecinden muaf tutuldu

Maden aramalarının, Çevresel Etki Değerlendirmesi’nden (ÇED) muaf tutulması üzerinde duran Yurtman, bütüncül bir ÇED yapılmadan ihalelerin yapılıyor olmasını “hukuksuzluk” olarak değerlendirdi. Yurtman, “ÇED olmayınca da halkı bilgilendirme toplantısı yapılmadan, maden aramalarının tekniğe uygunluğu tartışmaya açılmadan hemen başlatılıyor” dedi.

Kimyasallar kullanılıyor

Maden alanlarının çevreye ve doğaya verdiği zarar üzerinde duran Yurtman, şunları söyledi: “Maden ararken belli kimyasallar kullanılıyor. Bu nedenle maden araması ya da sondaj yapıldığı zaman toprağın belli maddelerle kaplanması gerekir ki yer altı sularına zarar vermesin. Ama bugüne kadar yapılan maden arama ve işletme çalışmalarında edindiğimiz gözlemler o ki, normal toprağı kazıyarak hiçbir önlem almadan orayı su ile doldurup maden aramaya başlıyorlar. Oradaki katkı maddeleri açılan havuzun yer altı sularına ya da oradaki toprağa zarar veriyor. Maden araması ormanlık alanda olursa da ağaçların kesilmesine, yok edilmesine neden oluyor. ÇED’ten muaf tutulduğundan da kaç tane ağaç kesilirse kesilsin sorun olmuyor. Karşı çıktığınızda da söz konusu şirket ihaleyi aldığını ve çalışması için ormanın temizlenmesi gerektiği cevabını verebiliyor.”

Halkın yaşanılanlardan haberi yok

Yine Türkiye’de yapılan maden aramalarının tekniğe uyulmadan, çevreye zarar veren yöntemlerle yapıldığını söyleyen Yurtman, “Şimdi yapılmak istenen maden aramalarından yöre halkının hatta Eskişehir’deki bazı yöneticilerin dahi haberi yok. Pandemi sürecinde yangından mal kaçırır gibi, aslında salgının temel nedeni olan iklim değişikliği, doğanın tahribatı ve ekosistemin bozulması gerçeğine karşın doğanın tahribatına yönelik adımlar durmadı. İhaleye açılan alanlarda Eskişehir üçüncü sırada geliyor. Yöre halkının kendi alanına, doğasına sahip çıkması gerekiyor” diye konuştu.

Paylaşın