12 Eylül Askeri Darbesi tarafından ilk darağacı 8 Ekim 1980 günü kuruldu. Dev-Lis çalışmalarında yer alan ve daha sonra Kurtuluş hareketi içerisinde devrimci çalışmalar yürüten Necdet Adalı darağacına gönderilen ilk devrimci olarak kendi taburesine attığı tekme ile “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği” “Kahrolsun faşizm” sloganı ile “teslim alınamayan” devrimci geleneğin sürdürücüsü oldu.
İdamının 41. yılında Dev-Lis Ankara’da bulunan necdet Adalı’nın mezar başında bir anma düzenledi.
Yapılan saygı duruşunun ardından Dev-Lis üyesi yaptığı konuşmada “Merhaba yoldaşlar insanlar tarihin kendilerine denk gelen çağında yaşar ve ölürler. Geçmiş onlara bir hayat verir, onlar da geleceği kendi hayatlarını taşırlar. Fakat devrimciler bütün insanlığın tarih yaptığı anda yaşamak ve ölmek denkleminin dışına çıkarak tarih yaptıklarının bilincinde olan insanlardır. Bugün ölümsüz bir kuşağın mirasını bizlere taşıyan Adalı yoldaşı anmak için toplandık. Yarım asırlık birikim ve tecrübenin getirdiği tarihi mirasımızın geçmişi ile geleceği arasında bir bağ kuran Adalı yoldaş yaşamı ve yaşamı boyunca gösterdiği irade ile bizlere cesareti kuşanıp umudu sıralardan sokaklara taşımayı öğretti, demokratik lise mücadelimizin rehberi oldu. İşte tam bu sebeple AKP-MEB işbirliğiyle geleceğimize yöneltilen saldırılara karşı eylem ve söz çizgimiz Altındağ’ın Altın Saçlı Çocuğu gibidir. Kavgamızın rehberi Necdet Adalı Ölümsüzdür!” dedi.
Anmaya katılan Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren ise Necdet Adalı ve göğü fethe çıkan devrim şehitlerine söz verdiklerini ifade ederek, insanlığın tek kurtuluşunun sosyalizmde olduğunu ve sosyalizmin zaferi için kesintisi mücadeleyei kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti
Anma programına mesaj yollayan Necdet Adalı ile bir süre aynı hapishane komününde kalan Mustafa Zaman ise o günleri şöyle ifade etti. “Necdet’le 1977 yılının Nisan ayının ortalarında Ulucanlar cezaevinin tecridinde tanıştım. İlk içeri girişimdi. Tecridde adli ve siyasiler bir aradaydı. Geceyi orada geçirdim, sabah saatlerinde Tecridin dışarı bakan küçük penceresinden biri seslendi, Necdetmiş seslenen, “siyasi gelen var mı?” Var dedim. Hangi fraksiyon dedi, KURTULUŞ dedim. Çok geçmeden koğuş sorumlusu Kemal Ergin ve Komün Başkanı Necdet Adalı gardiyanla birlikte gelerek beni oradan 4. Koğuşa aldılar.
Necdet’in çakmak gibi ışıl ışıl bakışları, yerinde duramayan enerjisi ve (doktor) Kemal’in yaşına göre olgunluğu, sadece koğuşun değil cezaevinin tümünü, buna yönetim de dahil haklı olarak saygı duymaları, cezaevinde onların liderliğinin kanıtıydı”
Anma atılan sloganlar ile son buldu.
