Gündem

ABD-İran müzakerelerinde ilk tur tamamlandı

Faşist Trump’ın yakın müttefiki Lindsey Graham’ın ”Hürmüz Boğazı’nı ele geçiririz, İran direnirse yok ederiz” tehdidi, ABD emperyalizminin bölgedeki siyasetini bir kez daha gözler önüne serdi. İsviçre’de süren ABD-İran görüşmelerinde yaptırımlar ve bölgesel gerilimler ele alınırken, İranlı yetkililer tehditlere boyun eğmeyeceklerini vurguladı.

İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında emperyalist ABD ile İran molla rejimi arasında yürütülen görüşmelerin ilk turu tamamlandı. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleşen müzakerelerde yaptırımlar, İran’ın petrol ihracatı, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve bölgesel çatışmalar masaya yatırıldı.

Katar ve Pakistan tarafından yapılan ortak açıklamada, görüşmelerin “olumlu ve yapıcı” bir atmosferde geçtiği belirtilirken, tarafların daha kapsamlı teknik görüşmeler için yeni mekanizmalar oluşturulmasında uzlaştığı ifade edildi. Açıklamaya göre, sürece siyasi gözetim sağlayacak bir “Üst Düzey Komite” kurulacak ve çeşitli çalışma grupları yaptırımlar, nükleer program ve bölgesel gelişmeler üzerine çalışmalar yürütecek.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada, Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğuyla önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Petrol ve petrokimya ihracatına yönelik bazı kısıtlamaların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve ekonomik alanda çeşitli adımların gündeme geldiğini belirten Arakçi, teknik görüşmelerin devam edeceğini ifade etti.

İran Meclis Başkanı ve müzakere heyeti üyesi Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD Başkanı faşist Trump ve çevresinden gelen tehditlere yanıt verdi. Kalibaf, “Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugün bu noktada olmazlardı. ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz” diyerek İran’ın baskı ve şantaj siyasetine boyun eğmeyeceğini vurguladı.

Müzakereler devam ederken Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinde dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Denizcilik istihbarat şirketi Windward’ın verilerine göre boğazdan geçen gemi sayısı bir gün içinde 35’ten 12’ye düştü. Enerji taşımacılığının en önemli güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, dünya enerji piyasaları tarafından yakından izleniyor.

Emperyalist ABD ile İran arasında boğazdaki olası gerilimlerin kontrol altına alınması amacıyla bir iletişim mekanizması kurulması da görüşmelerde ele alınan başlıklardan biri oldu.

Diplomasi trafiği sürerken ABD’de savaş yanlısı çevreler tehdit dilini sürdürdü. Faşist Trump’ın en yakın müttefiklerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kontrol edeceğini öne sürdü.

Graham, İran’ın buna karşı çıkması halinde ülkenin “yok edileceğini” söyleyerek açık bir emperyalist tehditte bulundu. Hürmüz Boğazı’nın denetimini ABD’nin üstlenmesi gerektiğini savunan Graham, bölgeden geçen gemilerden ücret alınacağını belirtti.

Bu açıklamalar, ABD emperyalizminin Ortadoğu’nun enerji yolları ve doğal kaynakları üzerindeki hakimiyet arayışının sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. Washington yönetimi bir yandan müzakere masasında diplomasi görüntüsü vermeye çalışırken, diğer yandan bölge halklarını askeri saldırganlık ve ekonomik yaptırımlarla ‘’hizaya getirme’’ siyasetinden vazgeçmiyor.

İranlı yetkililer ise görüşmeler boyunca yaptırımların kaldırılması ve ekonomik ablukanın sona erdirilmesi taleplerini yineledi. Tahran yönetimi, bölgesel sorunların askeri tehditler ve emperyalist müdahalelerle değil, karşılıklı egemenlik haklarına saygı temelinde çözülmesi gerektiğini vurguluyor.

İsviçre’deki teknik görüşmelerin hafta boyunca sürmesi beklenirken, tarafların önümüzdeki 60 gün içerisinde daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmak için müzakerelere devam edeceği bildirildi.

Kaynak: Etha

Paylaşın