Meram’da Kürt ailenin katledilmesi davasının avukatı Abdurahman Karabulut, katliamın arka planında ırkçılık olduğunu kanıtladıklarını söyledi. Karabulut “HTS kayıtlarında ve mesajlaşmalarda ırkçı ifadeler var” dedi
Hrant Dink suikasi sırasında Trabzon’da İstihbarat Şube Müdürü olan ardından Konya Emniyet Müdürü yapılan Engin Dinç’in Meram Katliamı sonrası Av. Abdurahman Karabulut’tan “Irkçı saldırı değil” diye Tweet atmasını istediği kaydedilmişti. Kürt aileyi katledenlerin yazışmaları ortaya çıkarken, ırkçı ifadeler olduğu belirlendi.
Konya’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021’de ırkçı saldırı sonucunda katledilen 7 kişilik Dedeoğulları ailesine ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında yeni gelişme yaşandı. Aileye 12 Mayıs‘ta gerçekleşen ilk saldırının ardından tutuklanan 2 kişi, katliama ilişkin yürütülen soruşturma dosyasından da tutuklandı. Böylece dosyadaki tutuklu sayısı 13’e yükseldi.
‘Kayıtlar bize verilmiyor’
Gazetemize konuşan davanın avukatlarından Abdurahman Karabulut, “Soruşturmayı iki yönlü devam ettiriyoruz. Savcılık soruşturmasında bu suça iştirak eden, yardım eden ve azmettirenlerin kimler olduğu konusunda soruşturma yürütülüyor bir şekilde ve önemli deliller de ele geçirildi” dedi.
Irkçı nefret yazışmalarda
Konuşmalar ve yazışmalarda katliamın ırkçı refleksle düzenlendiğine dair ifadeler olduğu kaydediliyor. Av. Karabulut şunları söyledi: “Biz finansmanı sağlayan kişilerin, WhatsApp raporları doğrultusunda ve daha önceki saldırıda cezaevinde bunlara sürekli yardım edenlerin, bunların hesabına para yatıranların kimler olduğu anlamında, HTS kayıtlarında, şu anda 15-20 bin sayfada kimin kiminle irtibatı olduğu konusunda iştirak anlamında, yani suça iştirak anlamında, yardım eden ve azmettiren anlamında soruşturma devam ediyor.”
Kayıtlar verilmiyor
Kayıtların CD ortamına aktarılıp verilmesi gerektiğini belirten Av. Karabulut “Ancak özellikle kamera kayıtlarının CD ortamına aktarılıp tarafımıza verilmesini istedik. Yaklaşık 2 aydır sürekli eften püften sebeplerde bu bize verilmiyor” dedi.
En son bunların CMK 153. Madde kapsamında belge niteliği olup olmadığı şeklinde Adalet Bakanlığı’na yazı yazıldığını dile getiren Av. Karabulut şöyle sürdürdü:
“Görüşün Adalet Bakanlığı’ndan alınması zaten hukuka aykırıdır. Dosya kapsamında CD ortamına aktarılan bütün görüntülerde belge niteliğindedir sonuçta. Bunun belge niteliği olup olmadığı konusunda görüş alınıyor, isteniyor Adalet Bakanlığı’ndan, ama henüz bir cevap gelmedi. Biz yazılı olarak da müracaat ettik. Bize kamera kayıtlarını CD ortamına aktarılıp verilmesi, ayrıca WhatsApp grup yazışmalarının tarafımıza verilmesi bunu yazılı olarak reddetmediler. Ama biz makul bir süre bekleyeceğiz bununla ilgili talebimizi Sulh Ceza Hakimliği ile görüşeceğiz.”
‘Savunma hakkımız ihlal ediliyor’
Belgelerin verilmemesinin dikkat çekici olduğunu belirten Karabulut, “Çünkü bu belgelerle ilgili her hangi bir gizlilik kararı yok bir şey yok. Gizlilik kararı olmayan bir dosyada avukat istediği dosya kapsamında belge ve bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Bunun verilmemesi bir hak ihlalidir. Savunma hakkı ihlalidir. Buna yönelik itirazlarımız olacak” diye konuştu.
‘Emniyet delilleri karartabilir’
Saldırganlara ait yazışmaların önemli olduğunu ifade eden Karabulut şunları söyledi:
“Tabi WhatsApp grup yazışmaları bizim için 2 açıdan önemli, birincisi suça iştirak eden, azmettiren veya yardım eden kimler varsa bunları biraz daha somutlaştıracaktır. İkinci önemli husus ise grup yazışmalarında ırkçı bir sahip var mıdır yok mudur? Bu önemli, Ceza Kanunu anlamında işlenen cinayetlerin ırkçı saitle işlenmesi şeklinde ağırlaştıran bir neden olmasa da en azından sosyolojik açıdan önemli bir tespittir. Benim şüphelendiğim durum delilleri karartma şüphesi varken (ben tivitde söyledim) böyle bir şey varsa WhatsApp grup yazışmalarında bu içeriği emniyet çıkarabilir. Bunu karartabilir. Böyle bir şeyden şüpheleniyorum. Israrla bize verilememesini, gösterilmesinin altında yatan temel neden bunun olduğu konusunda şüphelerim var.”
Engin Dinç’in siciline dikkat
Trabzon İstihbarat Daire Başkanı olduğu dönemde Hrant Dink’in öldürüleceğini (Dinç o dönem Trabzon’da İstihbarat Şube Müdürü) önceden haber alan, Trabzon ilinde Katolik Santa Maria Kilisesi’nde papaz olan Andrea Santoro cinayetinde görevde olan ve 10 Ekim Katliamı’na dair istihbaratı geç gönderen Konya Emniyet Müdürü Engin Dinç, 30 Temmuz 2021 tarihinde Meram İlçesi’nde 7 kişilik Kürt ailenin ırkçı saldırıda öldürülmesinin ardından bir kez daha gündeme gelmişti.
Emniyet Müdürü Engin Dinç’in Av. Karabulut’a “Irkçı saldırı değil” diye Tweet atmasını söylediği, Meram Emniyet Müdürü Mehmet Akbaba’nın cinayetten sonra delil toplanmasıyla ilgili avukatın önerilerinin önünü kesip “Saldırı ırkçı saikle değildir. Ben bu köylülere kefilim” dediği basına yansımıştı.
Delil karartama şüphelerinin sebeplerinden birinin de Konya Emniyet Müdürü Engin Dinç’in sicili olduğunu dile getiren Karabulut şöyle konuştu:
“Emniyet Müdürü’nün geçmişinde sicilinin kabarık olması bu olayda da buna benzer delil karartma yöntemine de gidilebileceği şüphesini bizde ister istemez uyandırıyor. Devlet anlayışının refleksi ırkçı bir saikle, mezhepsel bir saikle veya siyasal bir saikle işlenen suçlarda hemen tümden retçi bir anlayışı var, böyle bir refleksi var. Varsa böyle bir şey eğer delil araştırması gerekirken, hassasiyetle araştırması gerekirken, ve buna tavır alınması gerekirken, devlet anlayışı refleksi ile bunu kabul etmemesi veya buna yönelik emareler varken bunları yok etmesi anlamında biz bunları yaşadık tecrübe edindik. Daha önceki topluma mal olmuş, kamuoyuna mal olmuş suçlarda ve aynı şeylerin bunda da olabileceği şüphesi taşıyorum ben.”
Devlet görevlileri hakkında suç duyurusu
Kendileri için 3 önemli unsur olduğunu dile getiren Av. Karabulut, “Dava da tetikçinin önünde arkasında kimlerin olduğu, devletin ihmali ve katliamdan önce 2 kez koruma talebimize rağmen bunun karşılanmamış olmaması. Konya Valiliği ve meram kaymakamlığına, müvekkillerim için savcılığa yaptığımız koruma talebine ilişkin bir müracaat olup olmadığını sorduk. Gelen cevap; savcılığın, bir koruma talebinin olmadığı iletildi. Katliamda ihmali olan tüm devlet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduk” dedi.
