Sendikalar, siyasi partiler, direnişçi işçilerin aralarında bulunduğu yaklaşık 40 kurumun organize ettiği ve yüzlerce kişinin katılımıyla “Emeğimiz ve Özgürlüğümüz İçin İşçi Emekçi Mitingi” Kartal Meydanı’nda gerçekleştirildi.
İstanbul’da işleri ve hakları için direnen Sinbo, Carrefour, SML Etiket, Bayrampaşa ve Bakırköy belediyeleri, Tur Assist ile Alba Plastik işçilerinin çağrısıyla bir araya gelen 41 siyasi parti, sivil toplum örgütü ve işçi sendikası, Kartal Meydanı’nda “İşçi Emekçi Mitingi” düzenledi. Çok sayıda siyasi parti, STÖ ve işçi sendikası üyesi, Savarona Caddesi’nde bir araya gelerek kortejler halinde miting alanına yürüdü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Serpil Kemalbay, Musa Piroğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren ve çok sayıda kurum temsilcisi yürüyüşe katıldı.

Yürüyüş yoğun yağmur altında polisin bayrak ve pankartlara engel olmak istemesine rağmen işçilerin ısrarlı yürüyüşü ile miting alanına ulaştı.
Miting Düzenleme Kurulu’ndan Tamer Doğan ve Nazlı Şen, işçilerin hazırladığı ortak metni okudu. Pandemi ve krizin faturasının işçi ve emekçilere kesildiğini ifade eden Şen, “Sermaye sahipleri bu dönemde karlarına kar kattılar” dedi. Pandemi döneminde günde ortalama 500 işçinin Kod 29’la işten atıldığını aktaran Şen, “Kod 29’a karşı verilen mücadeleler sonucunda Kod 29’u kaldırmak zorunda kaldılar. Ancak farklı kodlar vererek Madde 25/2’yle işten atmalar devam ediyor” dedi.

Yeterli denetim yapılmadığı, önlem alınmadığı için başta inşaat işkolu olmak üzere iş cinayetlerinin hız kesmeden devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, “İşsizlik ve gelecek kaygısı sebebiyle intiharlar artıyor. Gelecek kaygısı yaşayan kesimlerin başında gelen gençler; işsizlik, iş olduğunda da düşük ücretler dayatmasıyla boğuşuyor. Diğer yandan EYT’lilerin yaşadığı hak gaspları pandemi sürecinde devam ediyor. Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık Projesi ile oluşan rant için atık kağıt işçileri hedefe çakılıyor. Emeklerine sahip çıkan atık kağıt işçileri polis saldırısına uğruyor, depoları kapatılıyor, tutuklanıyor” diye konuştu.
İş yerlerinde çalışma koşulları her geçen gün kötüleşirken en basit korona önlemleri dahi alınmadığına tepki gösterilen açıklamada “Diğer yandan yükselen enflasyon karşısında ücretlerimiz eriyor. Temel tüketim maddelerine, faturalara, ev kiralarına gelen zamlar karşısında düşük ücretler dayatılıyor. İnsanca yaşamaya yetecek ücretin çok altında olan asgari ücret genel ücret haline getiriliyor” denildi.
“Özgürlüğümüzü kendi ellerimizle yaratacağız” diyen Nazlı Şen ve Tamer Doğan, işçi ve emekçilerin taleplerini şöyle sıraladı:
* Madde 25/2 (Kod-29) kaldırılsın!
* Herkese iş ve gelir güvencesi sağlansın!
* Taşeron çalışmak yasaklansın!
* İş yerlerinde taciz, baskı, mobbing son bulsun!
* KHK’lar iptal edilsin!
* Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın!

Ortak metnin okunmasının ardından kürsü direnişçi işçilere bırakıldı. İlk sözü alan TOMİS üyesi Sinbo direnişçisi Dilbent Türker, süren metal grup toplu iş sözleşme sürecine değinerek şunları ifade etti:
“Biliyoruz ki Grup TİS’de elde edilecek kazanımlar toplu ve tekil iş sözleşmesi yapılan her fabrikayı, her işkolunu, sendikasız işçi ve emekçileri doğrudan etkiliyor. Ne yazık ki metal patronlarının karşısında sendika ağaları yer alıyorlar. Kapalı kapılar ardında görüşmeler yaparak Grup TİS kapsamındaki işçi kardeşlerimizin bilincini bulandırarak süreci tamamlamaya çalışıyorlar. Bu duruma son verecek tabandan birliğini kuracak işçilerdir. Başta Grup TİS kapsamındaki fabrikalar olmak üzere her yer de söz yetki karar hakkının gerçek anlamda işçilerde olduğu, fiili- meşru mücadele hattının hayat bulduğu bir süreci birlikte örgütlemek hepimizin görevidir.”
Türker’in ardından CarrefourSA direnişçisi Gülbin Demirel söz aldı ve direnişe başlama sürecini anlattı. Demirel, “Bugün yapmak istedikleri şey bizleri asgari ücrete mahkum etmektir. Bugün direnişteyiz, pandemi sürecinde sağlık emekçilerinden sonra market sektörü en fazla etkilenmiştir. Bugün aramızda çok sayıda işçi var. Market, kağıt işçileri, haksız yere işten atılan işçiler var. Bugün direnişimizin 37. günü. Direnişimiz bugün son bulmayacak. Ağır çalışma koşullarına karşı direniyor ve mücadele ediyoruz” diye kaydetti. “Kadınlar olarak direniyoruz” diyen Demirel konuşmasında “Yaşamlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” vurgusu yaptı
Neo-Trend Tekstil direnişçisi Mehmet Bilal Doğan ise konuşmasında direniş vurgusu yaptı. Doğan konuşmasında
polisin işçileri korkutmaya çalıştığını söyledi. Doğan, “Tekstil işçileri örgütlenmediği zaman sömürü artıyor. Son dönemde Kod-29’a sığınıyorlar. Biz korkmuyoruz. 125 gündür haklarımız için direniyoruz. Haklarımızı alana kadar direneceğiz haklıyız kazanacağız” diye belirtti.
Ardından SML Etiket’te 136 gün boyunca keyfi işten atmalara ve sendika düşmanlığına karşı direnen Seçil Arı söz alarak kadın işçilerin yaşadığı katmerli sorunlara değindi. Arı konuşmasının devamında kadın işçilerin mücadelede en ön saflarda olması gerektiğinin altını çizdi. Arı, “Biz kadınlar işyerlerinde, fabrikalarda, sokakta mücadelenin her alanında olmayız. Nasıl ki İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline karşı sokaklara çıktıysak çifte sömürüye, işyerlerinde karşı karşıya kaldığımız taciz, baskı, mobbinge karşı da sokaklara çıkmalı, mücadele etmeliyiz. İşyerlerimizde komitelerimizi kurmalı, kadın işçilere yönelik saldırılara karşı taleplerimiz için birlik olmalıyız. Biz işçi kadınlara yönelik saldırılar işçi sınıfına yönelik saldırıların bir parçası. Bu sebeple yaşadığımız sorunlara karşı işyerlerimizde erkek sınıf kardeşlerimizle birlikte mücadele etmeliyiz” diye kaydetti.
İstanbul Geri Dönüşüme Katkı Derneği (İGEKATDER) Başkanı Mesut Aygün de “Öfkeliyiz” diyerek, “Yandaş şirketlerin yüzlerce milyonluk vergi borcunu silenler, günde 100 TL’li zor kazandığımız çekçeklerimize göz dikti. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu düzeninin adaletsizliğinden bıktık. Müslümanlığı ile övünen iktidar, her gün milyonlarca insanın aç kalmasına neden oluyor. İşte sizin düzeniniz” diyere tepki gösterdi.
Alba Plastik direnişçileri adına Ender Konda “Direnişimizin 69. gününde buradayız. İki ayı aşkındır kadın düşmanı, işçi düşmanı, sendika düşmanı yönetime karşı direniyoruz. Biz tüm bunları yaşarken üyesi olduğumuz sendikamız Petrol İş yönetimi sessiz kaldı, görüp de görmezlikten geldi. Saraylarda pozlar verirlerken Alba direnişinin yolunu bir türlü bulamadılar. Sahiplenme çağrılarımız yanıtsız kaldı. Yetki olmayan yerde bir şey yapmayız dediler. Ama yetki almak için üyelik çalışmaları yapan işçileri de yalnız bıraktılar. Önemli bir mücadele deneyimi olan Flormar direnişinde yetki alamamalarını, bu direnişin kendilerine 2 milyon liraya mal olmasını söyleyip kişi ve maliyet hesabı ile kendilerini aklamaya çalıştılar. Sizden hiçbir maddi beklentimiz yok, bir şapka bir önlük istiyoruz işçi arkadaşlarımız sendikanın varlığını hissetsin yeter dedik, yanaşmadılar. Bu direniş önemlidir diyen şube yöneticileri de basiretsiz kaldılar, kendi kişisel kaygıları ile davrandılar. Petrol İş’in yöneticileri, temsilcileri, üyeleri ile görüştük; fabrika fabrika işçi kardeşlerimize sesimizi taşıdık. Direnişimiz sendika hakkını savunma, keyfi işten atmalara boyun eğmeme, tacize sessiz kalmama çağrısıdır. Direnişimiz sendikaların hantal, bürokratik tablosuna rağmen sendikal mücadeleye sahip çıkma, sendikal bürokrasiden hesap sorma, mücadeleci bir sendikal çizgi yaratmak için seferber olma çağrısıdır” diye kaydetti.
KHK’lılar adına yapılan konuşmada ise şunlar ifade edildi: “Sadece işimizden ihraç edilmedik, yüzlerce insani hakkımız yok sayıldı. KHL’lar devlet eliyle işlenen hukuksuzluk, siyasi işkencedir. Bize kader tayin eden, ağaç kökü yeyin diyenlerden adalet talep etmektense direndik, mücadele ettik.”
Bakırköy Belediye işçileri adına söz alan Nazife Toprak, DİSK Genel-İş Sendikası adına kitleyi selamlayarak konuşmasına başladı. Direniş sürecini anlatan Toprak, sendikal haklarının gasp edildiğini ifade etti. 2018 yılından bu yana hak mücadelesi yürüttüklerini belirten Toprak, 2 kişinin Kod-29 ile işlerinden edildiğini belirtti. Sendikadan istifa ettirildiğini söyleyen Toprak, işçilere baskı yapıldığını vurguladı.
Bayrampaşa Belediye işçileri adına İzzet Akan da işten atılma sürecini anlattı ve dayanışma çağrısı yaptı. Akan, “Her seçimde söz verdiler her seçimde kadro sözü verdiler. Bizi açlıkla kölelikle terbiye etmeye çalışıyorlar. Sözde taşeronu bitirecektiler. Hep yalan söylediler. Hep haklarımızı çaldılar” diye belirtti. “Ben çocuklarımın yüzüne bakamıyorum ama saraydaki sefa sürüyor” diyen Akan hesap sorma çağrısı yaptı.
Mitingi düzenleyen sendikalar, siyasi partiler, direnişçi işçiler şöyle:
4. Vardiya İşçi Dayanışması, Alba Plastik Direnişçileri, Avukat Dayanışması, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP), Bakırköy Belediye Direnişçileri, Bayrampaşa Belediye Direnişçisi, Birleşik İşçi Kurultayı (BİK), Carrefour Direnişçisi, Devrimci Hareket, Devrimci Parti, Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL), Devrimci Turizm-İş Sendikası (DEV-TURİZM İŞ) Marmara Bölge Şubesi, Dostluk ve Kültür Derneği (DKDER), Ekmek ve Onur, Emeğin Gücü Derneği, Emek ve Adalet Platformu, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Genç İşçi Derneği (GİDER), İnşaat Emekçileri Sendikası (İNŞAAT-SEN), İstanbul KHK’lılar Platformu, İşçi Hareketi Koordinasyonu, İşçi Kadın Meclisleri, İşçi Temsilcileri Konseyi (İTK), İşçinin Kendi Partisi (İKEP), Kaldıraç, Kırmızı Gazete, Mağaza Market İşçileri Sendikası (MAĞAZA MARKET-SEN),Mücadele Birliği, Neo-Trend Tekstil Direnişçileri, Proleter Devrimci Duruş (PDD), Sinbo Direnişçisi, SML Etiket Direnişçisi, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Kadın Hareketi (SKH), Tekstil İşçileri Sendikası (TEKSTİL-İŞ SENDİKASI), Tur Assist Direnişçisi, Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS), Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS), Yeni Demokrat Gençlik (YDG)
