Gündem

Silivri Cezaevi’nde gardiyanlardan siyasi tutsaklara: Devlet biziz

Silivri’ye sürgün edilen ağabeyinin aktarımlarını paylaşan Yusuf Şirin, tutukluların eşyaların verilmediğini belirterek, “Gardiyanlar tutsaklara sürekli kışkırtmaya çalışıp, ‘devlet biziz’ diyorlar” dedi 

Silivri 5 No’lu Kapalı Cezaevi’ne 8 Ekim’de yapılan baskının ardından yaklaşık 150 tutuklu 2, 3 ve 7 No’lu cezaevlerine zorla sevk edildi. Bu sevk sırasında tutukluların defter, kitap ve eşyalarına el konuldu. Bunun yanı sıra gittikleri cezaevlerinde de birçok ihlaline maruz kaldı. 5 No’lu Cezaevi’nden 2 No’lu Cezaevi’ne sevk edilen tutuklulardan Abdullah Şirin, kardeşi Yusuf Şirin, ağabeyiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşanan hak ihlallerini paylaştı. Ağabeyiyle birlikte 22 tutuklunun 2 No’luya sevk edildiğini aktaran Şirin, sevk sırasında elbiselerine el konulduğunu kaydetti. Şirin, “Havanın soğuk olmasına rağmen bu şekilde saatlerce bekletilmişler. Ayrıca kitaplarının alınmasına hiçbir şekilde izin verilmemiş. Sevkin üzerinden 50 gün geçmiş olmasına rağmen hala verilmedi” dedi.

‘Tutuklular darp ediliyor’

5 No’lu Cezaevi’nde serbest olan bazı elbiselerin 2 No’lu Cezaevi’ne alınmadığına vurgu yapan Şirin, “Bunun hiçbir gerekçesi olamaz, tamamıyla keyfi bir uygulama. ‘Şunu alamazsınız bunu alamazsınız, bunlar cezaevinde giyilemez’ denilerek,  kıyafetler verilmedi. 2 No’lu da gardiyanlar, hukuksuz ve yetkilerini aşan hareketlerde bulunuyor. Asgari faşist bir düzenle yoklama vermelerini istiyor. Bunları reddeden tutukluları ise darp ediyorlar. Ayrıca tutukluların özel alanlarına girilip eşyaları dağıtılıyor, tekmeleniyor. Dilekçe hakları kullandırılmıyor. Evrak kaydı yapılmıyor. Özellikle biz dilekçenin alınıp, yırtıldığını ve çöpe atıldığını düşünüyoruz” diye konuştu. 

‘Gardiyanlar tutukluları sürekli kışkırtıyor’

Bu uygulamalara karşı itiraz eden bazı tutuklulara da kapalı görüş ve telefon görüş yasağı verildiğini anlatan Şirin, aynı zamanda tutukluların hücre ve sevklerle tehdit edildiğini dile getirdi. Meclis’e dilekçe gönderen bir tutuklunun da sevk edildiğini aktaran Şirin, “Gardiyanlar tutukluları sürekli kışkırtıyor. Mesela ‘burada devlet biziz’ diye söylemlerde bulunuyorlar. ‘Biraz önce ailenizi de sıraya koyduk, sizi de sıraya koyacağız. Uslu uslu duracaksınız’ söylemlerinde bulunarak, mahkumları kışkırtıyorlar. Bu nedenle olası bir tepkide soruşturma açıyorlar” diye belirti. 

‘Devleti kurumları tanımayan bir yönetim sağlanmaya çalışılıyor’

2 No’lu Cezaevi’nde bulunan tutuklulara 3 kez soruşturma açıldığını ve görüşme yasağı getirildiğini paylaşan Şirin, “Soruşturmaların dayanağı yok. Kendi başlarına bağımsız bir organmış gibi, bağımsız bir kurummuş gibi davranıyorlar. Hatta devleti kurumları tanımayan bir yönetim sağlanmaya çalışılıyor. Son görüşmemizde 3 aylık bir görüş yasağı geldiğini söyledi. Ve 3 aylık daha görüş yasağının verilmek istediğini söylemişti. Neredeyse koğuştaki herkesin görüş yasağı aldığını öğrendik” şeklinde konuştu. 

‘Kamuoyunun daha duyarlı olması gerekiyor’

Açılan soruşturmalara üretilen gerekçelerin hukukla bağdaşmadığını sözlerine ekleyen Şirin, şunları söyledi: “Cezaevlerinde hukuk işlemiyor. Sadece cezaevinde değil ülkenin birçok kurumunda hukuk işlemiyor. Kamuoyu ve toplumun buna karşı daha duyarlı olması gerekiyor. Toplumda olan baskının, kat ve kat fazlası cezaevlerinde görülmektedir. Biz dışarıdayken bu baskıya karşı kendimizi çok yalnızlaştırılmış, bastırılmış hissederken, cezaevindeki insanlar bunu kat ve kat daha fazlasını hissediyor. Bizim onlara sahip çıkmamız gerekiyor. Onlar için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Cezaevleri bir intikam yerleri değildir.” Ağabeyinin anlatımları üzerinden İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurduğunu paylaşan kardeş Şirin, Adalet Bakanlığı’na da başvuracağını söyledi.

(MA)

Paylaşın