Emek - Sermaye

Devrimci İşçiler: Asgari ücret açlık ve sefalet ücretidir

Türkiye tarihinin en yüksek zammı olduğu iddiası ile 2022 yılı için Erdoğan tarafından açıklanan asgari ücret zammına işçiler tarafından tepkiler sürüyor.

Devrimci İşçiler; yaptıkları açıklamada işçi ve emekçilere, “Birlik olma, birleşik emek mücadelesini örme, sınıf mücadelesini yükseltme” çağrısı yaptı.

“Emeğimizi ucuzlatan, geleceğimizi çalan sermaye devleti, zengini daha zengin yaparken biz işçi ve emekçileri yoksullaştırıyor” diyen Devrimci İşçiler yeni asgari ücret için “2022 yılı asgari ücreti vergiden muaf olarak net 4.253 TL olarak açıklandı. Yapılan bu zam “asgari ücrete tarihi zam” diye duyuruldu.Tarihi enflasyondan, döviz kurlarının yükselmesinden, buna bağlı olarak temel ihtiyaçlara yapılan tarihi zamlardan söz etmeyenler pişkince yaptıkları zam ile övünüyorlar. Asgari ücrete son 50 yılın en yüksek zammını yaptık iddiası doğru değildir, asgari ücretin parasal artış oranı değil alım gücü önemlidir.2022 yılı asgari ücretininalım gücü, yüksek enflasyon nedeni ile son 50 yılın en düşük asgari ücreti adayıdır.Görülüyor ki seçim rüşveti olarak düşündükleri yüksek zam bile sefalet ücretinin üzerine çıkamıyor.

Her gün görüyoruz ki önemli olan asgari ücretin yüzde kaç arttığı değil, asgari ücretin bugünkü geçim şartları içinde ortalama dört kişilik bir ailenin geçimini karşılamaya yetip yetmediğidir.Türk lirası son bir ayda %50 değer kaybına uğradı. Asgari ücret daha ilk 3 günde %10’dan fazla eridi. 2022 asgari ücretinin alım gücü 2021 asgari ücretinin yanına bile yaklaşamıyor. Asgari ücretin 2022’de ne kadar eriyeceği belli değil ama bu şekliyle giderse “tarihi erime”yi de göreceğiz. Zamlı haliyle bile Türkiye’de asgari ücret Avrupa’nın en düşük iki asgari ücretinden biri durumundadır. Türkiye’deki asgari ücret zamlı haliyle dahi Çin’in altındadır. Böyleyken bile son 45 yılın en yüksek asgari ücret artışı denilerek övünülüyor.” ifadelerini kullandı.

İktidar ucuz işçi tüccarlığı yapıyor

Açıklamanın devamında; “Diğer taraftan da iktidar, iktisadi politikasıyla işçinin ve emekçinin emeğinin ucuzlamasını amaçlıyor, bunun için de ücretleri düşük tutuyor,ucuz emek ve ucuz işçi tüccarlığı yapıyor. Bunun karşılığı açlık ve sefalettir. Nüfusun çok büyük bir bölümü her geçen gün daha fazla açlık koşullarına itilirken ve asgari ücret bir genel ücret haline gelirken patronlar servetlerine servet katıyor, bizim sırtımızdan zenginleşmeye devam edebilmek için en ağır koşulları dayatıyor, bizleri sefaletle terbiye etmeye çalışıyorlar. Tüm bu olumsuzluklara son vermek için tek çare; örgütlü işçi, örgütlü toplumdur!” denildi.

“İşçi sınıfına karşı savaş”

İktidarın işçi sınıfına karşı bir savaş verdiği ifade edilen açıklamada “Yoksulluğa, sefalete, açlığa, geleceksizliğe mahkûm değiliz. Üretim araçlarını ellerinde tutan bir avuç sömürücü asalağın ve uşaklarının tercihidir yaşadıklarımız. Patronların tüm zenginliklerinin kaynağı bizlerin emeği, alınteridir. Üreten, zenginlikleri yaratan bizlerin emeğidir. “Ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz” diyenlerin aslında işçi sınıfına karşı savaş verdiklerini net olarak görüyoruz. Dayatılan sefalet ve köleliğe teslim olmayacağız. Bir avuç zenginin kendi çıkarları için milyonlarca işçiyi ve emekçiyi açlık koşullarına mahkûm etmesine izin vermeyeceğiz. Emeğimiz, hayatlarımız ve geleceğimiz ucuz değildir. İnsanca yaşayacak bir ücret ve insanca yaşayacak bir düzen için mücadele etmeye devam edeceğiz. Enflasyonun altında ezilen sefalet ücretlerine, güvencesiz çalışmaya, yağmur gibi üzerimize yağan zamlara karşı, emeğimizi, ekmeğimizi ve geleceğimizi kurtarmak için tek çaremiz yan yana durmak, birlik olmak, birleşik emek mücadelesini örmek, sınıf mücadelesini yükseltmektir.” çağrısı yapıldı.

Paylaşın