Kobanê Davası Gültan Kışanak’ın savunmasıyla devam ediyor. Hukuksuz biçimde tutukluluğunun sürdürüldüğünü belirten Kışanak “Savunamayacak hiçbir faaliyetim yok. Siz kimsiniz beni yargılıyorsunuz. Biz bu davada sanık değil, davacıyız” dedi.
IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşılık 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleşen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 18’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobanê Davası bugünkü duruşmaya devam ediyor.
Bugünkü oturumda yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın esasa dair savunması alınıyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Duruşmayı takip edenler arasında DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, HDP Eş Genel Başkanı Cahit Kırkazak ve milletvekilleri bulunuyor.
KIŞANAK’IN TUTUKLULUĞUNA İTİRAZ
Gültan Kışanak’ın avukatı Cihan Aydın, Kışanak’ın yasal tutukluluk süresi dolmasına rağmen, 75 gündür cezaevinde tutulmasına itiraz etti ve derhal serbest bırakılmasını talep etti. Bu talebe savcı “Tutuklu kalmasında kamu yararı vardır” cevabını verdi. Mahkeme başkanı ise “Tutukluluk sürecine ilişkin üst mahkemede itiraz süreci devam ettiğinden, bu aşamada karar verilemeyeceğine” karar verdi.
‘REDDİ HAKİM TALEBİ’ REDDEDİLDİ
Kışanak’ın avukatı Aydın, heyetin bağımsız ve tarafsız olmadığı gerekçesiyle heyetin reddini istedi. Mahkeme heyeti de “Heyetin bağımsız bir heyet olmadığına bahis ile sunulan gerekçelerin ve duruşma süresinin uzatılma amaçladığı anlaşılmıştır” dedi. Mahkeme heyeti hukuki prosedürü itiraz yolunu da açık bırakarak ‘reddi hakim talebini’ reddetti.
KIŞANAK: HUKUKSUZ BİR YARGILAMA YAPIYORSUNUZ
Reddi hakim talebine ilişkin mahkeme heyetinin kararı üzerine Kışanak, savunmasına başlamadan “Hukuksuz bir yargılama yapıyorsunuz. Gayet biliyorsunuz. Bilerek yapıyorsunuz.İddiaların tamamı ‘darbeci’ polislerin tutanaklarına dayanıyor. Diyarbakır Newrozunda yaptığım konuşmanın CD yok ama bir polisin iki cümlelik tutanağı var. ‘Bunlar hukuki delildir gel savunma yap’ diyorsunuz.” dedi.
Kışanak’ın sözünü kesen mahkeme başkanına Kışanak, “İtirazlarımızı ve gerekçelerini dile getiriyoruz” diyerek şöyle devam etti:
“Yasa çok açık 7 yıldan fazla tutuklu kalamam. Size sormuşuz davaya hangi tarihten itibaren sanık/süpheli sıfatıyla dahil edilmişim. Bir türlü buna cevap vermediniz.” 2014 yılında kadar milletvekili olduğunu ve ardından belediye başkanı seçildiğini hatırlatarak “ Dokunulmazlığımı olduğu yıllar mı değil mi değil mi cevaplamıyorsunuz.
‘YASAMA SORUMSUZLUĞUNA BAKMIYORSUNUZ’
Kışanak suçlamaya konu edilen sözlerini, Meclis oturumlarında da dile getirdiğini söyleyerek, “Bütün bunları biliyorsunuz, o yüzden yasama sorumsuzluğuna bakmıyorsunuz” dedi ve şöyle konuştu.
“Benim savunamayacak hiçbir faaliyetim yoktur. Hayatımda kimseye bir fiske vurmamış, kimseyi suça teşvik etmemiş bir kadınım. Siz kimsiniz, beni yargılıyorsunuz? İlk günden bu yana diyoruz ki ‘ben doğrudan 2009’da Meclis’te yapılan özel oturumda konuşmuşum.’ Kürt sorunu ile ilgili konularda, 23 Nisan’da 29 Ekim’de buna dair söz almışım. ‘Demokrasi içerisinde çözelim’ demişim ama bakmıyorsunuz. Grup konuşmalarımın hiçbirine bakmıyorsunuz ama ‘Kışanak anadile dair referandum istemiş. O yüzden bağımsız Kürdistan’ı kurmak istiyor’ diye bana suçlama yapıyorsunuz. Ben o Meclis’te bu konuya dair yasa teklifi sundum, neyini suç sayıyorsunuz? Bütün bunları biliyorsunuz, o yüzden yasama sorumsuzluğuna bakmıyorsunuz. Bile bile yaptınız ve bunun itirafını da savcı mütalaasında yazmış. ‘Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 2020 yılında ifadesi alındı’ demiş. Şu anda beni ANF’de çıkan 8 tane haberden mi bilmem kaç tane müebbetten yargılıyorsunuz?
‘KUMPAS KURDUNUZ’
Tutukluluğunun hukuksuz olduğunu söyleyen Kışanak savunmasına şöyle devam etti:
“Birleşen dosya nerede? Neden gelmedi buraya? Kumpas kurdunuz. Daha fazla cezaevinde tutmak için yeni hukuksuzluklar icat ettiniz. ‘Polis tutanakları aksi ispatlanmadıkça delil niteliğindedir’ diyor savcı. Aksini kim ispatlayacak? Ben mi? 8 yıldır cezaevinde tuttuğunuz kadın siyasetçi mi ispatlayacak? Bu hukuk devletindeki gibi bir suç isnadı değildir. Enginizasyon mahkemesindeki suç ithamlarıdır. Hakkımda şu mütalaadaki iddiaların neredeyse tamamı sadece darbeci polislerin uyduruk tutanaklarına dayanıyor. Bir tane fotoğraf var orada. Altına tutanaklar döşenmiş. Nerede bunların görüntüleri? Bunun akla uygun bir tarafı var mı? Diyarbakır Newrozu’unda yaptığım konuşmanın dahi CD’si yok. Sen de diyorsun ki ‘bu hukuki bir delil.’ Neyine inanacağım?”
KIŞANAK’TAN MAHKEME HEYETİNE: SİZİ REDDEDİYORUM
“AKP-MHP’nin bu otoriter rejimin karanlığına hukuki kılıf geçirmek için uğraşıyorsunuz. Bundan ibaret. Yaptığınız hukuksuzlukları gayet iyi biliyorsunuz. Biz de bu hukuksuzluğa karşı itirazlarımız dile getiriyoruz. Sizi reddediyorum. Adil ve dürüst yargılama yaptığına inanmıyorum. Adil ve dürüst yargılama yapmıyorsunuz . Özel yetkili bir heyetsiniz, sizi reddediyorum.”
‘BANA BİR ŞEY BIRAKMADINIZ’
Duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi. Duruşmanın öğleden sonraki kısmı başlamadan önce Kışanak farklı illerdeki salonlarda bulunan sanık ve izleyicilerle ile selamlaştı. Bu sırada, duruşmaya katılan kadın örgütlerinin mesajlarını Filiz Kerestecioğlu Kışanak’a iletti. Kışanak “Dört duvarlar bizi ayıramaz. Kadın mücadelesini her zaman yüreğinde hissetim. Hepinizi selamlıyor, kucaklıyorum” dedi. Salonlar arası selamlaşma sırasında Kışanak, davanın sanıklarına seslenerek “Beden önceki arkadaşların savunmaları çok iyiydi. Hele Selahattin’inki. Bana bir şey bırakmadınız. Arkadaşlara katılıyorum deyip bitireceğim ya” dedi. Tutuksuz sanıklarla da selamlaşan Kışanak “Biji Berxwedana Jinan” dedi.
‘İNSAN HAKLARINA VE KADIN HAKLARINA KARŞI SUÇ İŞLEYENLERDEN DAVACIYIZ’
Aranın ardından mahkeme “Gültan Hanım haklarınızı hatırlamama gerek var mı? diye sorarak duruşmayı başlattı. Kışanak “Haklarımızı yok saydığınız için, çok iyi biliyoruz.” diyerek savunmasına başladı ve şöyle konuştu:
“Ben ve yargılanan arkadaşlarım biz bu davada sanık değil, davacıyız. Halklarımıza, demokrasi, insan hakları ve kadın haklarına karşı suç işleyenlerden davacıyız. Bu siyasi operasyonları yapanlardan davacıyız. Barış ve çözüm için bu kadar ısrar eden varken savaşta ısrarcı olanlardan davacıyız. Bu savunma değil, tüm kötülükleri teşhir etmek için yaptığım bir değerlendirmemdir.”
‘BİZİ DİK TUTAN ONURLU DURUŞUMUZDUR’
Kışanak kaybettiği aile üyelerini sıralayarak “Hiçbirinin son anlarından yanında olamadım. Selahattin Başkan’ın da bu süreçteki onurlu duruşunu selamlıyorum. Bizi dik tutan onurlu duruşumuzdur.” dedi. Kendisinden önce yapılan savunmaları hatırlatan Kışanak şöyle konuştu:
“Örgütlü kötülüğü karşıyız. Savunmamı size yapmayacağım. Benden önce savunma yapanlar etkili savunmaları ile bana bir şey bırakmadılar. Hem bu kumpasın nasıl düzenlendiğini anlattılar hem de bu ülkenin sorunlarını ve çözümlerini etkili savunmalarla anlattılar. Kadın arkadaşlarımızın ayrıntılı savunmaları vardı. Her bir arkadaşa bu güçlü savunmaları nedeniyle teşekkür ediyor ve hepsinin savunmalarına katılıyorum.”
‘NE KADIN, NE DE FEMİNİST OLDUĞUM İÇİN BENİ SUÇLAYABİLİRSİNİZ’
Yaptığı kadın çalışmaları ve barış çağrılarının suçlamaya dönüştüğünü belirten Kışanak şöyle konuştu.
“Savunmam üç başlık altında yapacağım. Bugün ana olarak barış başlığı altında savunma yapacağım. Diğer günlerde aktaracağım başlıkların birincisi Kürt sorunu. ikinci kadınların özgürlük mücadelesi bu davada bana yönelik suçlamaların iki odağı var biri yaptığımız kadın çalışmaların hepsi istisnasız bu dosyaya konmuş. Kadın olmak suç değildir, kadın barış mücadelelerinin en önemli yeridir. Ne kadın olduğum için, ne feminist olduğum için ne de kadınlarla mücadele ettiğim için beni suçlayabilirsiniz. Ben sizi suçluyorum. Eril zihniyetle, yaptığımız tüm çalışmaları suç sayanları suçluyorum. Siz suçlusunuz. Eğer barış, demokrasi savunmak suçsa, söylüyorum işte, yazın oraya.”
“Kobane davasında sanık olmamızın, sanık olarak sayılmamızın sebebi Şengal’de İŞID kadınlara karşı insanlık suçları işledi. Hala Türkiye’de bu kadınları satmaya çalışan İŞID ve kafası var. Ben kadınlara karşı bu suçlar işlenmesin diye yargılanıyorum. ANF’de çıkan haberde ‘yarın çok geç olabilir’ demişim. Bu suçlama konusu olabilir mi? İktidar medyasına sesleniyorum bu dediklerimi takip etsinler ve talimat verenlerin önüne koysunlar”
