DEM Parti Ankara Mamak Buluşması Tuzluçayır’da yapıldı. Buluşmaya, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan, Mamak Eş Başkan adayları Mustafa Uğur Akkaya ve Elif Kaya katıldı. Oldukça kalabalık ve coşkuyla yapılan Halk Buluşması’nda Gülten Kışanak’ın mektubu okundu. Buluşmaya aynı zamanda BDSP, ESP ve Kaldıraç katıldı.
Halk Buluşması’nda konuşan Dem Parti Mamak Belediye Eş Başkan Adayı Mustafa Uğur Akkaya konuşmasına, “Sınırsız sömürüsüz devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzlüğe uğurladığımız Denizlerden, Mahirlere, İbolardan, Kemal Pirlere Mazlum Doğanlardan Ulaş Bayraktaroğluna, Gözelerden Yasinlere tüm ölümsüzlere saygılarını sunarak başladı. Akkaya konuşmanın devamında şunları ifade etti;
” Umudun, yeni bir yaşamın çağrısını yapıyoruz”
Amed’ten Ankara’ya, Ankara’dan tüm ülkeye barış özgürlük ve demokrasi köprüsü kurmak için Ankara büyükşehir belediye eş başkanlığına aday olan 7.5 yıldır faşizmin zindanlarında tutsak tutulan Ankara Büyükşehir belediye eş başkanımız Gültan Kışanak’ı, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş ve tüm devrimci tutsakları selamlıyorum. Dostlar, yoldaşlar, değerli halklar; faşizmin saldırıları karşısında bir arada duruşumuzun her geçtiğimiz gün daha büyük bir ihtiyaç ve zorunluluk haline geldiği bu günde özellikle bu belediye seçiminde dem parti saflarında birleşik mücadelemizin önemi bir kez daha önümüzde bir sınavdır. Kayyumcu, rantçı işçi ve kadın düşmanı AKP-MHP ittifakının ülkede büyük bir yıkım ve geleceksizlik inşa ettiği ülkenin her yerinde, bugün Mamak’ta bizler Dem Parti ile birlikte kentimizi kendimiz yönetmek için bir yola çıktık. AKP-MHP ittifakı ve bunun karşısına iliştirilmiş sözde muhalefet özde mülteci düşmanı CHP denklemine sıkışmış değiliz. Bizler umudun, yeni bir yaşamın çağrısını birlikte yapıyoruz.”
“Zaman acılarımızı ama bir o kadar da öfkemizi ve kinimizi büyüterek sürüyor”
Mayıs 2023 genel seçimlerinin üzerinden henüz 1 yıl olmadan bu defa mart 2024’te yerel seçimlere gidiyoruz. Bu süre zarfında değişen ne oldu. Biz işçiler, emekçiler, halklar için yaşam daha bir yaşanmaz kılınırken hayat bir avuç sermayedar ve patronlar için dikensiz gül bahçesinde lüks ve şatafat içerisinde bir cennete dönüştü. Her geçen gün daha da derinleşen ekonomik kriz yüzde 200’lere yaklaşan enflasyon, yükselen fiyatlar, açlık yoksulluk. Maden ocaklarında, fabrikalarda tersanelerde inşaatlarda şantiyelerde katledilen işçiler evde işte sokakta okulda parkta katledilen kadınlar, LGBTİ+lar. Gündüzlerinde sömürülen, gecelerinde aç yatırılan milyonlar. Roboski, Suruç, Amed, Dilok, Ankara gar burnumuzun dibinde sürdürülen kirli savaş katledilen Kürtler. Zaman acılarımızı ama bir o kadar da öfkemizi ve kinimizi büyüterek sürüyor.
“Onlar için demokrasi bizler için faşizm”
“Tüm bunların üzerine kokuşmuş, çürümüş, her tarafından irin ve pislik fışkıran kahrolasıca iktidarlarını sürdürebilmek için uyguladıkları amansız bir terör, baskı, şiddet, gözaltılar tutuklamalar cinayetler velhasıl faşizm. Faşist baskı dayatma ve terörüyle, sömürgeci kayyum politikalarıyla yerel seçimlere gidiyoruz. Onlar için demokrasi bizler için faşizm. İşte 2023 ‘ün mayısından,2024’ün martına geldiğimiz nokta.Yok öyle zulmünüze boyun eğip uysal köleler gibi sessiz kalmak. Yarattığınız dikensiz gül bahçesinin baş eğmez,isyankar ihtilalci dikenleri olacağız. Sizin demokrasiniz sizin olsun. Yaratacağımız yerel demokrasi ile özgür kentlere, özgür kentlerden özgür ülkeye bunu başaracağız. Sokak sokak, mahalle mahalle, köy köy, ilçe ilçe, il il yayarak işçiler, emekçiler, halklar olarak birleşik mücadelemizle başaracağız. Zulüm düzeninizin eril, sömürgeci, vesayetçi ayrımcı, ırkçı milliyetçi politikalarına karşı eşitlik, özgürlük, gönüllü birlik bayrağını en yükseklere çıkaracağız. Emperyalist sömürgeci savaşlara karşı birleşik mücadelenin gür sesleri olacağız. Yok edeceğiz insanın insana kulluğunu varacağız özlemini duyduğumuz sınırsız sınıfsız sömürüsüz ortak vatana.
“Şimdi bir hayalet dolaşmaya başladı”
Sömürgecilerin sermayenin, patronların, hırsızların, katillerin üzerinde bir kara basan gibi dolaşan hayalet. O hayalet ki bizden çaldıklarınızı geri almaya, o hayalet ki içerde, dışarda yıllarca uyguladığınız bir insanlık suçu olan tecrit zincirini kırmaya o hayalet ki yıllarca haksız hukuksuz ve yasa dışı bir şekilde zorla tutsak ettiğiniz Ankara Büyükşehir Belediye Eş başkanımız Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş ve tüm tutsakları özgürleştirmeye, o hayalet ki sömürgeci kayyum politikalarıyla zorla gasp edip el koyduğunuz belediyelerimizi geri almaya, o hayalet ki 6 şubat depreminde sırça köşklerinizden yüz binlerce insanımızın enkaz altında soğuktan ve açlıktan ölmelerini timsah gözyaşlarıyla seyretmenizin hesabını soracağız.
“Yarattığınız dikensiz gül bahçesinin baş eğmez, isyankar, ihtilalci dikenleri olacağız”
“Yok öyle zulmünüze boyun eğip uysal köleler gibi sessiz kalmak. Yarattığınız dikensiz gül bahçesinin baş eğmez, isyankar, ihtilalci dikenleri olacağız. Sizin demokrasiniz sizin olsun, yaratacağımız yerel demokrasi ile özgür kentlere, özgür kentlerden özgür ülkeye, bunu başaracağız.”
