Kadın - LGBTİQ+

KKB/KÖG; “ Kadın özgürlük gücüyle feminist zafere!”

Kadın Komünarlar Birliği / Kadın Özgürlük Güçleri (KKB/KÖG) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayınladığı açıklamada; “Katledilen kadınların, Leyla Halid’in, Sakine Cansız’ın, Delal Amed’in Ceren ve Aynur’un sesini alanlara taşımaya devam edeceğiz. 8 Mart günü yine sokakta, dağlarda, barikatlardayız! Sesimizin ulaştığı herkesi patriyarkal kapitalizme karşı sosyalist feminist mücadeleye, silahlı direnişe, örgütlenmeye, eyleme çağırıyoruz!” dedi.

Açıklama şöyle;

Yıllardır patriyarkal kapitalizme, yoksulluğa, faşizme karşı direnen kadınların mücadelesi bu sene de dünyanın farklı yerlerinden yükseliyor. Kadınlar ilmek ilmek direnişi örmeye devam ediyor. Filistin’den, Rojava’ya, Türkiye’den İran ve Polonya’ya yoksulluğa, işgale, emek ve beden sömürüsüne, patriyarkal kapitalizmin tepyekün saldırılarına ve faşist iktidarlara karşı sokaklardan, barikatlardan, grevlerden çekilmeyen kadın+ların direnişleriyle dolu bir 8 Mart’ı karşılıyoruz.

Krizin, savaş ve sömürünün en ağır yansımalarının yaşandığı bu sene de mor ateş kuşları direniş alanlarından, isyanlardan birbirlerinin sesini duymaya, birine cesaret olmaya, buluşmaya ve hesap sormaya devam ediyor. Yaşanan ağır ekonomik krizle yoğunlaşan emek sömürüsüne ve yoksulluğa, beden sömürüsü ve patriyarkal denetime, erkek şiddetine karşı kadınlar olarak cesareti örgütlemeyi ve büyütmeyi direnişle sürdürdük.

Bizler için yaşadığımız yeryüzünü adeta bir cehenneme çevirmeye çalışanlara, talandan, yalandan, sömürü ve kardan başka bir şeyi vaat etmeyenlere, tüm yaşam alanlarımıza, haklarımıza ve binbir bedelle var ettiğimiz kazanımlarımıza saldıran egemenlere karşı, evleri, sokakları, okul ve yurtları bize yaşanmaz kılanlara karşı mor bayrak bu sene de her yerden yükselttik. Kentlerde meydanlarda, tutsaklar mahpusta, gerillalar şehirde hücrelerde, dağlarda mevzilerde aynı inançla direndik. Pankartımız da, sloganımız da, kurşunlarımız da bir mücadelenin silahları oldu.

Kadınların ısrarlı direnişi karşısında kendisine çıkış yolu bulamayan patriyarkal kapitalizm, kadın düşmanı siyasetini kadın kazanımlarına, emeğine, temsiliyetine ve direnişine daha sert saldırarak sürdürüyor. Kadınların meydanlarda yükselttiği ses, feminist buluşmalarda çıkan direniş gücü kadın düşmanı iktidarı fazlaca korkutmuş olacak ki her sene yeni engelleme girişimleriyle kadın direnişi önüne set çekilmeye çalışıyor. Yasal kazanımların sırasıyla geri alınmaya çalışılması, kadın emeği sömürünün giderek ağırlaşacağı düzenlemelerin gündeme gelmesi ve erkek şiddetinin giderek yükselmesi özelinde AKP-MHP faşist iktidarının kadınlara karşı sürdürdüğü savaşın giderek yoğunlaşacağını gösteriyor. Faşizmin yarattığı hegomanya karşısında kadın mücadelesinin yarattığı direniş dinamizmini kendi varlığı karşısında temel tehditlerden biri olarak gören iktidar kadın mücadelesinin giderek haklarını korumaya sıkıştırmayı hedefliyor. Kadın+ların, LGBTİ+ların bizzat devlet tarafından hedefleştirilmesi de AKP-MHP faşizminin yaratmak istediği toplum, aile planlaması doğrultusunda sürdürülüyor.

Bu kuşatma karşısında direnmek, varlığımızı, kazanımlarımızı korumaya çalışmaktan öte patriyarkal kapitalizme karşı çemberin dışına çıkmayı, caydırıcı olmayı, bizi sıkıştırmaya çalıştıkları alanların ötesini hep bir adım ötesini zorlamayı mecbur kılıyor. Saldırıyı beklemeden saldırmak, korunmaya kitlenmeden taaruzu başlatmak, Sufrejetlerden bu yana hep olmaz denileni olduran, 80 sonrası ilk kez sokağa çıkarak geri çekilmeyi durduran tarihselliği bugünün mücadele ihtiyaçlarıyla yeniden hayata sokmak gerekiyor. Kadınların farklı taleplerini, farklı seslerini görerek o farklılığın yarattığı kurtuluş mücadelesinin önüne çıkan tüm engelleri, barikatları tek tek ezmek, dağıtmak gerekiyor!

KKB/KÖG’ün sesinin yettiği tüm kadınlara açık çağrısıdır!

Kadınları, kadın+ları, yok sayılanlardan; yasal engellerle kadın haklarına/ kazanımlarımıza göz dikenlerden, sokak ortasında katledilen kadınların ve özellikle kadın+ların faillerini serbest bırakanlardan ,

Ucuz ücrete çok çalıştırıp zenginliğine zenginlik katan patronlardan,

Saatte 15 kişinin katledildiği Filistin’e sessiz kalanlardan,

Her gün bombalar yağmaya devam eden Rojava’daki katliama, her parçası sömürülen Kürdistan’a yüz çevirenlerden,

Depremde sadece evleri, şehirleri yıkmayan, insanları enkaz altında bırakıp, kurtulanları aç, susuz, yardımsız bırakanlardan,

Yurtlarda katledilen, yoksulluktan intihara zorlanarak yaşamdan koparılanları unutturmaya çalışanlardan,

Erkek şiddeti faillerinden, fail aklayıcılarından,

Cemaat yurtlarında istismar edilen çocuk faillerini “aklayıp/ paklayıp/ serbest bırakanlardan” ısrarla hesap sormaya devam edeceğiz.

Grevde patronu korumak için, mahkemelerde şiddet faillerini aklamak için erkeğin ve sistemin çıkarına örülen ve yaşamlarımızı sarmaya çalıştığınız ağları, barikatlarınızı, eze eze dağıtacağız!

Erkek şiddeti karşısında tek yaptığı kadınları eve hapsetmeye çalışmak, boşanmayı zorlaştırmak, failleri korumak olan iktidardan, mahpusta tutsaklara, gözaltılara cinsel saldırı, çıplak arama gibi insanlık dışı yöntemleri uygulayanlardan, kadın düşmanı Erdoğan’dan ve ortaklarından, cinsiyetçi/hetoroseksist ifadelerle kadınları, LGBTİ+ları açık hedef haline getirenlerden hesap soracağız.

Katledilen kadınların, Leyla Halid’in, Sakine Cansız’ın, Delal Amed’in Ceren ve Aynur’un sesini alanlara taşımaya devam edeceğiz. 8 Mart günü yine sokakta, dağlarda, barikatlardayız! Sesimizin ulaştığı herkesi patriyarkal kapitalizme karşı sosyalist feminist mücadeleye, silahlı direnişe, örgütlenmeye, eyleme çağırıyoruz!

Yaşasın Silahlı Feminist Direnişimiz!

Jin Jiyan Azadi!

Paylaşın