Gündem

İzmir’de ev baskınları

İzmir’de siyasi baskılar hız kesmiyor. Dün 16 yaşında bir liseli 1 saat alıkonulurken, bugün de İzmir Emniyeti siyasi parti temsilcilerinin evlerine baskın düzenledi.

İzmir’de sabah saatlerinde polisler tarafından birçok eve bakın düzenlendi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Ege Bölge Temsilcisi Aslan Kızıl, Halkların Demokratik Partisi (HDP) PM Üyesi Aydın Çetinkaya, Avesta Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği Eşbaşkanı Ramazan Kaygısız, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Menemen İlçe Eş Başkanı, Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma Derneği (EGE TUHAYDER) eski yöneticileri gözaltına alındı.

“Örgüt üyesi olmak” gerekçesiyle gözaltına alınan isimlerin, İzmir İl polis karakoluna  götürüldüğü öğrenildi.

Avukat Mecit Yıldırım, dosyada 24 saat “avukat kısıtlılık” kararı olduğu için müvekkilleriyle görüşemediklerini söyledi.

Öte yandan İzmir’de 6 Kasım günü evinin önünden kaçırılarak 1 saat kadar alıkonulan Dev-Lis aktivisti Taylan Mengü; polisin kendisini tehdit ederek ajanlık dayatmasında bulunduğunu ifade etti.

Alıkonulması sonrası gazetemize konuşan Taylan Mengü, “Bu ülkede 17 yaşında çocukların, Erdal Eren’in yaşı büyütülerek idam edildi. Benim 16 yaşında maruz kaldığım baskı, bu ülkede şaşırtıcı değil. “dedi. Küçük yaşından bu yana ailesiyle Newroz ve 1 Mayıs eylemlerine gittiğini aktaran Mengü, liseye başladığından bu yana da Devrimci Liseliler (Dev-Lis) çalışmalarına katıldığını belirtti. Kendini tanıtırken, alıkonulduğu ana ait korku halen gözlerinde kalsada, biraz gülümseyerek “Biz politik bir aileyiz. Babam, annem, daylarım yıllardır mücadelede olan aileyiz.” sözleriyle ailesinin desteğini göstermek ister gibiydi.

Sabah saatlerinde evinden çıktığını ifade eden Mengü, sokağın üst kısmına doğru yürüdüğünü, o sırada sokağın başında Ford Transit Connect gri renkli bir arabanın kapısın açık beklediğini gördüm. Yıllardır aynı sokakta oturduklarını belirten Mengü, “İlk defa bizim sokakta gördüğüm bir araba olduğu için dikkatimi çekti.” dedi. Arabaya yaklaştığında içinden inen iki kişinin kendisini zorla arabaya bindirdiğini, o sırada bağırmaya çalıştığını ancak ağzını kapadıklarını ifade etti. Kapıların kapatılmasıyla başına bastırarak yere eğdiklerini ve hareket ettiklerini belirten Mengü, “İlk cümleleri, şimdi biz Taylan senin kemiklerini kırıp denize mi atalım? Yoksa bir hücreye koyup köpeklere yem mi edelim? oldu.” dedi. “Korktum ve ben size ne yaptım? Beni bırakın” dedim. “Akıllı olursan dediklerimizi yaparsan tabi bırakırız. Ama yapmazsan o zaman bir köpek kulübesinde parçalara ayrılırsın” dedi. Siyasi aktivis olan dayım Ecevit Piroğlu Sırbistan’da tutukluydu, Türkiye’ye iadesi isteniyordu. Ben de haberlerden görüyordum. Ağustos ayında avukatı artık Sırbistan’dan ayrıldığını duyurmuştu. Evde annemin o günlerde çok kaygılı olduğunu hatırlıyorum. Kardeşi için Ecevit dayım için üzülüyordu. Ama nerede olduğunu bilmiyorduk. Polis bana “Ecevit nerede? Aradı mı sizi? Evde annen, diğer dayıların konuştu mu onunla? diye sordu. Bilmediğimi yıllardır dayımı görmediğimi, konuşmadığımı söyledim. “Sana birinci görev” dediler. “İlk görevin Ecevit’in yerini duyduğunda bizi arayacaksın. İkinci görevin de bundan sonra eylemlere gitmeye devam edeceksin ancak bizim dediğimizi istediğimizi vereceksin. Seni ne zaman arasak gelecek, sorduğumuz isimleri söyleyeceksin” dediler. Bağırarak “Anlaşıldı mı?” diye boynuma daha sert bastırdı. Yani çok korktum. “Anlaşıldı” diyebildim. Sonra hareket halindeyken “Dev-Lis’te kimler var. İzmir’de eylemleri kim organize ediyor? Hepsini önceden bize söyleyeceksin. Dem Parti’ye, Devrimci Parti’ye git, onların çalışmalarına katıl. Bu teröristler hakkında bize bilgi topla. Daha çok içlerine gir korkma devlet sana bir şey yapmayacak. Aksine seni korumaya alacak. Ama dediklerimizden aksi bir şey yaparsan dayın Musa gibi tekerlekli sandalye de yaşarsın” dediler. Ben sadece “Tamam, anladım” diyebildim. Evimize yakın bir yere gelince bana “***649 43 14” numaralarının yazılı olduğu bir kağıt verdiler. “Abi halı saha maçımız var yaz, saatini de yaz biz seni alırız” dediler. “Sonra beni indirdiler” dedi. Yaşadıklarından sonra eve gittiğini ve annesine, DEM Parti MYK’sında olan dayısı Musa Piroğlu’na yaşadıklarını anlattığını aktaran Taylan Mengü; “İstediklerini elbette yapmayacağım. Beni kendi toplumuma, aileme karşı ajanlaştırmak istiyorlar” dedi.

Paylaşın