Gündem

HBDH Yürütme Komitesi: Zindan direniş şehitleri ölümsüzdür!

12 Eylül faşist darbesi topluma, işçi-emekçilere, devrimci öncü güçlere dönük azgın bir faşist devlet terörü uygulamıştır. Amaç, direnen, mücadele eden, hak arayan tüm toplumsal dinamik kesimleri susturarak, teslim almak ve imha etmektir. Faşist darbe ile birlikte, ilerici sendikalar, partiler, her türlü meslek grubu kapatılırken, söz, düşünce, eylem hakkı gasp edildi. ‘Dışarıda’ toplumsal dinamik güçleri zapt-u rapt altına alınırken ‘içeride’ devrimci, yurtsever tutsaklara dönük onursuzca uygulamalarla teslimiyet ve ihanet dayatıldı. Tutsakların bu tasfiye saldırısına karşı yanıtı direniş oldu.

14 Temmuz 1982’de PKK’li tutsakların Diyarbakır Zindanında başlattığı direniş 12 Eylül faşist darbesine karşı tarihi bir direniştir. Faşist diktatörlüğün teslimiyet saldırısına karşı Kemal Pir, M. Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek yoldaşlar bedenlerini siper ederek direniş ve şehit düşmüşlerdir. Faşist askeri diktatörlüğün işkence, teslim alma saldırılarına karşı 14 Temmuz’da başlatılan direniş Kürt halkının sömürgeciliğe ve soykırıma karşı direnişidir aynı zamanda.

14 Temmuz 1982 zindan direnişi, Kürt halkının sömürgeciliğe, faşizme karşı ulusal varlık ve özgürlük mücadelesine büyük bir güç vermiştir. Kürt halkı zindanlarda yükselen bu direnişi sömürgeciliğe karşı mücadelede onurun simgesine dönüştürmüştür.

14 Temmuz direniş ruhu ve kararlılığına sahip çıkmak bugünde sömürgeciliğe, faşizme karşı mücadelede, direnişte yol gösterici olmaktadır.

“SİPER YOLDAŞLIĞI” MÜCADELEMİZDE BÜYÜYOR

20 Mayıs 1996’da onlarca hapishanede başlatılan Ölüm Orucu ve Süresiz Açlık Grevi direnişinin yıl dönümündeyiz. 14 Temmuz 82 direnişinden yıllar sonra onlarca hapishanede başlatılan devrimci tutsakların direnişi, dönemin ANAP-DYP hükümeti tarafından devreye konan devrimci tutsakları teslim alma, tecrit etme, devrimci irade ve örgütlülüğü parçalama, dağıtma saldırılarıyla birlikte F tipi zindan politikasına karşı geliştirilmiştir. Devrimci tutsaklar faşist topyekûn saldırıya karşı bedenlerini siper ederek direnişledir. Devrimci tutsakların bedenlerini feda ederek yarattığı direniş Türkiye devrim tarihine siper yoldaşlığı kavramını miras olarak bırakmıştır.

Bu tarihi direnişte ölümsüzleşen; Aygün Uğur, Hüseyin Demircioğlu, Aydın Erol, Ali Aytaç, Müjdat Yanat, Hayati Can, Altan Berdan Kermigillet, Tahsin Yılmaz, Osman Akgün, Ulaş Bardakçı Küçük, İlke Özeskien ve Yemliha Kaya yoldaşlar faşizme karşı kararlılığın, mücadele ve direnişin simgesi olmuşlardır. Direnişle ölümsüzleşen tutsaklar Erkmen Türkiye zindanlarında süren zindan direnişinin öncüsü ilk kadın şehitlerdir.

12 devrimci yoldaşın şehadeti sosyalizm ve özgürlük mücadelesinde önemli bir mücadele ve direniş geleneği yaratmıştır. Mahirlerden, Denizlerden devralınan direniş bayrağı 90’lı yıllarda, 96 direnişiyle faşist saldırılara karşı yükseltilmiş, büyük bir kararlılığın ve iradenin ifadesi olmuştur. 12’ler, faşist saldırılara, teslim alma ve tasfiyeye karşı sosyalist direniş mevzilerini bırakmamıştır. Faşizme topyekûn saldırılara karşı ancak kararlıca yürütülen birleşik direniş, dayanışma ile cevap olunacağını, ortak eylem ve mücadele birliğini geliştirerek zafer elde edilebileceğini ortaya koymuştur.

Bugün de dışarda devrimciler, anti-faşistler, ilericiler tasfiye saldırılarıyla kuşatılırken, zindanlarda ki on binlerce politik yurtsever, devrimci tutsak ağır hapishaneler, F, Y, S ve kuyu tipi zindanlarda, ağır tecrit altında. Hasta tutsaklar işkence edilerek ölüme terk edilmekte, HBDH bileşeni yoldaşlarımızda kamuoyundan gizlenerek açılan özel ajan dosyalarıyla devrimci mücadeleye düşmanlık hukuku yeniden inşa edilmektedir. Bugün yürütülen saldırı, her zamankinden çok daha sinsi ve yıkıcı bir nitelik taşımaktadır.

Şehadetlerinin yıl dönümünde 14 Temmuz 1982 ve 1996 zindan direniş şehitlerini büyük bir minnet, saygı ile anıyor, halklarımız nezdinde yoldaşlığın ve mücadele kararlılığının büyütme sözü veriyoruz. Faşizme karşı mücadele eden tüm direniş odaklarına, bu büyük direniş ruhunu kuşanma ve büyütme çağrısında bulunuyoruz. Türkiye ve Bakur Kürdistan’daki devrimci, ilerici, yurtsever, kadın hareketleri, anti-faşistler faşizme karşı devrimci-mücadeleyi büyütmeli, faşizmin topyekûn saldırganlığına karşı önündeki tüm engelleri kaldırmalı, kadın zindanlarındaki politik tutsaklara sahiplenmeli, hasta tutsakların insanca koşullarda yaşam hakları için mücadelenin bir parçası olmalı, faşizmin baskısına, işkencesine, hasta tutsaklara karşı sessiz kalmamalı, işkenceyi durdurmaya, ölümlere ve eyleme geçmeye çağırıyoruz.

Düşman hukukunun ifadesi olan TMK kaldırılsın!

Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın!

Politik Tutsaklara Özgürlük!
14 Temmuz Direniş Şehitleri Ölümsüzdür!
1996 Ölüm Orucu Şehitleri Ölümsüzdür!

HBDH Yürütme Komitesi
14.07.2025

Paylaşın