Gündem

İHD 6 aylık hak ihlalleri raporunu açıkladı

İHD Diyarbakır Şubesi, Kürdistan kentlerindeki 6 aylık hak ihlalleri raporunu açıkladı. Raporda, 6 ayda en az bin 820 hak ihlalinin yaşandığı aktarıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Kürdistan kentlerindeki 6 aylık hak ihlalleri raporunu dernek binasında açıkladı. Raporun değerlendirme kısmını İHD MYK üyesi Rümeysa Deniz Kaya okudu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısıyla başlayan yeni dönemin Türkiye’de kalıcı ve onurlu barışın tesisi ile uzun yıllardır kronik hale gelmiş insan hakları ihlallerinin sona ermesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Rümeysa Deniz Kaya, Kürt meselesinin 100 yılı aşkın bir süredir çözümsüz bırakılmasının ağır insan hakları ihlallerine neden olduğunu söyledi. Kalıcı çözümün hakikatleri açığa çıkararak toplumsal güveni inşa eden, geçmişle yüzleşen ve eşit yurttaşlık temelinde hukuksal ve siyasal dönüşüm sağlayan kapsamlı bir süreçle mümkün olabileceğini dile getiren Rümeysa Deniz Kaya, “Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda önceki yıllarda yaşanan deneyimler, barışın yalnızca masa başında değil; toplumsal katılım, adalet ve hakikate dayalı yüzleşme ile mümkün olabileceğini tüm kamuoyuna göstermiştir. Bu nedenle barışa dair yapılan çalışmaların samimi ve şeffaf adımlarla desteklenmesi çok önemlidir” dedi.

Rümeysa Deniz Kaya, “Bu sürecin başarıya ulaşması için çoğulcu, şeffaf ve toplumsal denetime açık mekanizmaların kurulması elzemdir. Abdullah Öcalan’ın müzakerelere aktif katılımını mümkün kılacak güvenli iletişim hakkı ile sivil toplum ve siyasi parti temsilcileriyle düzenli görüşme olanakları sağlanmalı; fiziki koşulları da uluslararası hukukla uyumlu hale getirilmelidir. Yalnızca çatışmanın taraflarının değil, tüm toplumun sürece dâhil olduğu bir yaklaşım benimsenmeli; karar alma süreçlerine geniş katılım sağlanmasına özen gösterilmelidir. Yeni bir kurucu anayasa ancak toplumsal katılıma dayalı çoğulcu yöntemlerin izlenmesiyle meşruiyet kazanabilir. Demokratik dönüşümün önünü açacak anayasa, yukarıdan dayatılan değil; toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşen bir sözleşme olmalıdır. Kürt halkının anadili eşit yurttaşlık temelinde, kültürel hakları ve eşit yurttaşlık talepleri anayasal güvence altına alınmalıdır. Ayrıca, Terörle Mücadele Yasası’nın kaldırılması ve yerine insan hakları normlarına uygun bir yasal düzenleme yapılması, sürece katılımı meşrulaştıracak ve kutuplaşmayı azaltacaktır. Siyasi mahpusların serbest bırakılması için gerekli hukuki ve yasal düzenlemelerin yapılması, barışa dair toplumsal meşruiyeti güçlendirecektir. Siyasi mahpusların infaz rejimi, uluslararası normlara uygun bir hale getirilmeli ve haklara erişimleri sağlanmalıdır” diye belirtti.

Kürt meselesinin diyalog yolu ile çözümü konusunda başlayan sürece rağmen bölgede ihlallerin devam ettiğini ifade eden Rümeysa Deniz Kaya, “Son olarak, hak ihlallerinin son bulduğu, adalet, barış ve demokrasinin tesis edildiği bir ülke ve dünyaya ulaşmak olan İHD’liler olarak gelişen yeni süreci destekleyerek dün olduğu gibi bundan sonra da tüm zorluklara karşın insan hakları ihlallerini belgeleyip raporlayarak görünür kılacağız. Böylelikle önlemeye, cezasızlıkla mücadele etmeye ve insan haklarına saygıyı yükseltmeye devam edeceğiz. Bu temelde, barış ve çözüm sürecinin müzakerelerle sürdürülmesi ve sonuç alınması yönünde daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz. Yaşadığımız coğrafyada yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulduğu, toplumsal barış ve özgürlüklerle dolu onurlu bir yaşam temenni ediyoruz” diye konuştu.

Ardından rapordaki verileri aktaran İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Tahir Saçaklı, yaşanan ihlalleri şöyle sıraladı:

*Hapishanelerde en az 12 mahpus istekleri dışında, gerekçe gösterilmeden veya çeşitli gerekçelerle başkaca hapishanelere sevk edildi. En az 8 mahpusun sağlık hakkı, en az 2 mahpusun haberleşme, en az 3 mahpusun ise sosyal etkinlik hakları ihlal edildi.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Paylaşın