Gündem

PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan: İran’ın demokratik geleceği Rojhilat’a bağlıdır

İran’da yaşanan krizlerin en büyük sorumlusunun rejim olduğunu söyleyen PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, ‘İran’ın demokratik geleceği Rojhilat Kürdistan’ına bağlıdır’ dedi

İran’ın Tahran kentinde 28 Aralık’ta başlayan ve süren protestolar ülkenin tamamına yayıldı. İran ve Rojhilat’ta süren eylemler pek çok kesim tarafından sahiplenirken, rejim güçleri ise kanlı şekilde yanıt veriyor.

Başlayan protestolar için aralarında Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) de bulunduğu İran’da çalışma yürüten 7 Kürt partisi İran yönetimine karşı ortak tutum aldıklarını açıkladı. Devam eden eylemlere ilişkin PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, değerlendirmelerde bulundu.

Protestolar boyunca katledilen yurttaşları anan Peyman Viyan, “Şehit düşenlerin hepsi özgürlükleri için fedaice eylem yaptılar. Özellikle dört bir yanı rejim güçleri tarafından kuşatılan ve baskılarla, ölümlerle karşı karşıya kalan Lorîstan, Kirmanşah, İlam, Melekşah şehitlerini anıyor ve direnen halkları selamlıyorum. Onlar sayesinde direniş giderek büyüyor. Halkın büyük bir kesimi ve özellikle gençler çok büyük bedelleri göze almış durumda. Her şeye rağmen meydanlara çıkıp yaşananlara itiraz ediyorlar. Bu da rejimin yürütmeye çalıştığı politikanın halkları nasıl boğduğunu ve halkların da çözümü meydanlara çıkmakta bulduğunu gösteriyor” dedi.

“Halk, rejimin yıllardır oluşturmaya çalıştığı bu zihniyeti kabul etmediğini de bu şekilde bir kez daha göstermiş oldu” diyen Peyman Viyan halkın, hükümeti ve rejimi yaşananların sorumlusu olarak işaret ettiğini söyledi. Peyman Viyan, “Halk, meydanlara çıkarak, kendi haklarını kendilerinin alabileceğinin farkında. Rejim halktan, kimliğini, varlığını, haklarını yanı kısaca her şeyini aldı. Artık halkın kaybedeceği bir şey yok. Bu krizin yaşanmasının temel sebepleri de bunlar. Bu protestolar ‘Jin, jiyan, azadî’ protestolarının devamıdır. Yaşanan krizlerin tek sorumlusu rejimin kendisi” diye kaydetti.

Peyman Viyan, rejimin halklar için sadece kriz, işsizlik ve ölüm getirdiğini kaydederek, “Bu yaklaşımla gün geçtikçe kriz de derinleşti. İran’da benzin pahalılığı, işsizlik için yapılan protestoların sebebi de buydu. Rejim, halkın taleplerini dinlemek ve çözüm bulmak yerine direnişlere katılanlara işkence yaptı, hapishanelere attı ve idam etti. Taleplere dönük hiç bir adım atmadı. Hala da bunu yapıyor. Kendi otoritesinde, diktatörlüğünde ısrar ediyor. Buna karşı halk da fedaice bir şekilde kendi hakkını almak için meydanlara çıkıyor. Pazarlarda başlayan bu protestolar, ‘Jin, jiyan, azadî’ direnişindeki talepleri bir kez daha yükseltti. 2022’deki o protestolar halk içerisinde büyük yankı uyandırdı ve büyük bir umudu aşıladı. Bu da onun devamıdır. İran’da ekonominin yanında ekolojik alanda da derinleşen krizler var. Ama bunun başında kadınların yaşadıkları sorunlar geliyor. 2025 yılı İran rejiminin en çok idam cezası verdiği ve idamların en çok gerçekleştirildiği yıl oldu. Aynı zamanda toplumsal alanlara en büyük saldırıların gerçekleştirildiği yıldı. Rejim bu haliyle kimsenin hiç bir talebini karşılayamaz, sorunlarını çözemez. İran rejimi, çok büyük darbeler aldı. Rejim krizden çıkışını ise halklara baskı yapmakta arıyor. Halk ikinci kez aynı tepkiyle sokakları dolduruyorsa bu artık kimsenin rejime inancının kalmadığının göstergesidir” diye belirtti.

İran rejiminin bugün sadece katliam yaptığını belirten Peyman Viyan, rejimin Kürdistan ve Belucistan’a yaklaşımının çok farklı olduğuna dikkat çekti. Peyman Viyan, Kürdistan ve Belucistan’da rejim güçlerinin halka daha katı, daha baskıcı ve daha öldürücü şekilde yaklaştığını vurgulayarak, “Çünkü rejime en büyük itiraz bu bölgelerden geliyor. Öldürülen ve idam edilenlere baktığımızda çoğu Belucistan ve Kürdistanlı. İran rejimi buralara daha militarist daha katliamcı yaklaşıyor. İlam’da halk demokratik bir biçimde sokaklara çıkıp taleplerde bulunuyor. Ancak İlam’da çok büyük katliamlar yapılıyor. Hastaneyi kuşatıp yaralılara saldırıyorlar. İran rejimi, Rojhilat Kürdistan’ının en örgütlü yerlerden biri olduğunu, kendi alternatifini bilen ve yapan bir yer olduğunu biliyor. Hedef alması bu sebepledir” diye konuştu.

İran rejiminin, Belucistan ve Kürdistan’da, toplumsal, hukuki, kültürel baskı rejimini daha katı şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Peyman Viyan, ekonomik krizin de en derinden yaşandığı bölgelerin başında bu bölgelerin geldiğini kaydetti. Rojhilat Kürdistan’ında halkların kaybedecek bir şeyin kalmadığını belirten Peyman Viyan, “İran rejimi Rojhilat Kürdistan’ının hiç bir zaman kendi ayakları üzerinde durabilmesine müsaade etmedi. Sürekli olarak işsizlik, katliamla buradaki halkları terbiye etmek istedi. Halk bugün çok radikal bir şekilde kendi özgürlüğünü talep ediyor. İran’ın demokratik geleceği Rojhilat Kürdistan’ına bağlıdır. Rojhilat Kürdistan’ında halklar, çok kimlikli ve çok renkli demokratik bir İran’a öncülük edebilecek kabiliyettedir. Hatta İran’da Kürt halkının sorunu çözülmezse diğer halkların da sorunu çözülmez, diyebiliriz. Kürt halkı da bu rolü ve misyonu yüklenerek meydanlara çıkıyor. Halkın sesi kısılamaz. Halklar, meydanlarda, cezaevlerinde direnişini sürdürüyor. Rejim katliamlarla halkın sesini kısmaya çalışıyor ancak kendi sonunu getirdiğini iyi bilsin. Halk bu halde kalmayacaktır. Halkın bu direnişi sürecektir. Halk el ele vererek bu direnişi büyütecektir” dedi.

Rejimin en çok korktuğu şeylerden biri de halkların seslerinin bir birine karışması olduğunu söyleyen Peyman Viyan, “Halkların bir arada olmasından korkuyor. Ancak ‘Jin, jiyan, azadî’ ruhuyla bu direniş daha da büyüyecektir. Rejim her direnişte, ‘Bunlar dışarıdan geliyor, bu dışarıdan bir müdahaledir’ diyerek idamlara ve katliamlara meşruiyet vermeye çalışıyor. Ancak bu ses içeriden. Bu taleplerin hepsi halkın kendi talepleridir. İran halklarının protestolardaki dayanışması umut vericidir. PJAK olarak İran’da birlikte yaşam, birlikte direnişle direnişin sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü halkımız varlık mücadelesi veriyor. Rejim, katliamlarla, ölümlerle bizi susturmak istiyor. Ancak bu süreç çok büyük bir fırsattır. Çünkü halk sadece sokaklarda direnerek haklarını alabilir. Halkların sorunları birdir ancak daha güçlü bir öncülüğe ihtiyaç var. Kadın ve gençler ‘Jin, jiyan, azadî’ direnişine de öncülük etmişlerdi. Şimdi de öncülük ediyorlar. Onların öncülüğünde çok daha radikal bir şekilde Rojhilat Kürdistan’ında ve İran’da bir gelecek kurabiliriz. Daha büyük bir örgütlenmeyle ortaya çıkarak, dünyanın dört bir yanında da daha radikal bir şekilde sahiplenilerek bunu yapabiliriz” diye belirtti.

Peyman Viyan İran rejiminin yıkıma doğru gittiğini belirterek, “Jin, jiyan, azadî’ direnişi ve sloganı nasıl ki Kürdistan’dan İran’ın dört bir yanına oradan da tüm cihana yayıldıysa bu direniş de bu şekilde yayılacaktır. İran rejimi yıkımına doğru gidiyor. Daha önce böyle bir şey yaşamamıştı ancak yıllarca halkların sorunlarına kafasını çevirdi. Rejim bu haliyle sürdüremez. Kendini değiştirip dönüştürme şansını da kaybetti. Bu yüzden ya çok radikal bir adım atması gerekiyor ya da kenara çekilmesi. İran’daki direnişler, Ortadoğu’daki halklar üzerinde de etki yapıyor. Eğer İran’da demokratikleşme oluşursa bu Ortadoğu’ya da yayılacaktır. İlam ve Kirmanşah’ta bu anlamda çok önemli bir direniş sergileniyor. Gençler meydanlarda direniyor. Sîne, Mukriye ve Rojhilat Kürdistan’ındaki halklarımıza çağrımızdır; Kirmanşah ve İlam’daki direnişe en güçlü şekilde sahip çıkmalıyız. Eğer biz bu direnişe, ‘Jin, jiyan, azadî’ direnişinin devamı diyorsak o zaman ona göre sahip çıkmalıyız. Kirmanşah ve İlam halkı, tüm halklar için büyük bir direniş veriyor. Kürdistan, Belucistan, Tebriz’den Tahran’a herkesin bu direnişe sahip çıkması gerekiyor. Bir kez daha yineliyoruz; kadınlar ve gençler bunun öncüsüdür. Biz de halkımızı savunmaya hazırız. Eğer rejim bu şekilde katliamı kendine hak görüyorsa halkın da kendisini meşru bir biçimde savunma hakkı olduğunu bilsin. Biz de bu haliyle halkımızın yanında olduğumuzu ve elimizden geliyorsa onu yapacağımızı bildiriyoruz. 2026 yılı Rojhilat ve İran halklarının yılı olacaktır. Kürt halkı olarak bunun öncülüğünü yapabiliriz. Halklarımızın yanında olduğunu bir kez daha yinelemek istiyorum” dedi.

Kaynak: Yeniyaşam

Paylaşın