Gündem

Devrimci Parti: IŞİD’den HTŞ’ye Rojava düşmedi düşmeyecek!

Devrimci Parti, Suriye’de cihatçı HTŞ çetelerinin Kürt halkına dönük saldırılarına karşı “AKP–MHP faşizmi yıkılmadan ne Türkiye’de ne de bölgede halkların özgürleşmesi mümkün değildir“ açıklaması yaptı.

Rojava’da yaşayan Kürt halkı başta olmak üzere bölgedeki tüm halklar bir kez daha savaş ve imha politikalarıyla karşı karşıyadır. Emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan HTŞ, kendi iktidar ve egemenlik çıkarları uğruna Suriye Demokratik Güçleri’ne karşı savaş ilan etmiştir.

İsrail–ABD–Türkiye ekseninde, HTŞ’nin Suriye’de Esad rejiminin yıkılmasından bu yana “özgürlük” söylemleriyle meşrulaştırılmasına alkış tutanlar; dünün cihatçı çetebaşını bugünün meşru yöneticisi ilan edenler, Suriye’de sürdürülen Alevi ve Dürzi katliamlarının da, bugün Rojava’da Kürt halkına yöneltilen saldırıların da doğrudan ortağıdır.

Emperyalist yayılmacılığın ve işgalci-sömürgeci düzenin bekası uğruna bir yandan Filistin, Lübnan ve Venezuela’ya saldıranlar; diğer yandan Grönland’dan Latin Amerika’ya, İran’dan Ortadoğu’ya uzanan bir kuşatma hattı örmeye çalışanlar, bugün HTŞ eliyle Halep’teki Kürt mahallelerini bombalatmaktadır. Bu saldırılar rastlantı değil, emperyalist hegemonya mücadelesinin kanlı ve planlı sonuçlarıdır.

Ezilen halkların diz çökmesini, işçi sınıfının yoksulluğa ve sömürüye sessizce boyun eğmesini, kendi saltanatlarının sürmesini istiyorlar. Ancak tarih defalarca göstermiştir ki bu çaba nafiledir. Paris Komünü’nden Sovyetler’e, Stalingrad’dan Kobanê’ye; Latin Amerika’dan Filistin’e kadar proletarya ve ezilen halklar, örgütlü mücadeleleriyle tarih sahnesine zaferler kazımıştır.

Bu tarihsel kavga; ezenlerle ezilenlerin, sömürenlerle sömürülenlerin kavgasıdır. Türkiye proletaryası bu gerçeği iyi bilir. Suriye’de HTŞ eliyle Kürt halkına atılan bombanın, Türkiye’de AKP eliyle işçi grevlerine savrulacak copun aynı sınıfsal merkezden çıktığını bilir.

Bizler, proletarya enternasyonalizminin bugünkü ardılları olarak; emperyalizme, faşizme ve sömürgeciliğe karşı ortak bir cephe örmenin tarihsel bir zorunluluk olduğunu ilan ediyoruz. AKP–MHP faşizmi yıkılmadan ne Türkiye’de ne de bölgede halkların özgürleşmesi mümkündür. Bu iktidar bloğunun çöküşü, yalnızca Türkiye işçi sınıfı ve ezilenleri için değil; Rojava’ya yönelen saldırıların, emperyalist kuşatmanın ve sömürgeci politikaların da boşa düşürülmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle tüm anti-emperyalist, anti-sömürgeci ve anti-faşist güçleri birleşik, kararlı ve mücadeleci bir hatta buluşmaya çağırıyoruz.

Rojava düşmedi, düşmeyecek!

Yaşasın işçi sınıfının ve ezilen halkların enternasyonal dayanışması!

Paylaşın