Gündem

Hasta tutsaklar serbest bırakılsın çağrısı

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsak Gürbüz Topçu’nun üzerindeki baskı ve tedavisinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna ve hapishanelerdeki hak ihlallerine dikkat çekmek için gerçekleştirdikleri eylemin 594’üncüsü için Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit işkencedir tecride son” sloganlarının atıldığı açıklamada, bu hafta Bodrum S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta tutsak Gürbüz Topçu’nun durumuna dikkat çekildi.

Açıklamayı yapan İHD Ankara Şubesi Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Topçu’nun kafasının sol tarafında ortopedik sorunlar geliştiğini ve sol gözünde görme kaybı oluştuğunu belirterek, “2 Mayıs 2023 tarihli Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda sol gözü için protez göz tedavisi uygun görülmüş; bunun üzerine Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ardışık sevkler yapılmıştır. Ancak anılan merkezlerde, göz çukurunun yıllar içinde doku ile dolduğu, ilk müdahalede içeriye bir ‘misket/sfer’ yerleştirilmemiş olması nedeniyle bugün protezin cerrahi olarak yerleştirilmesinin mümkün görülmediği aktarılmış; ‘yurtdışında ihtimal’ ifadesi olsa da pratikte tedaviye erişim sağlanamamıştır. Bu süreç, ilk andan itibaren etkin tedaviye erişimin sağlanmamasının hasta aleyhine kalıcı sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Gürbüz Topçu, göz protezi işlemleri için Sincan 2 Nolu F Tipi’ne sevk edilmiş; buradan üç farklı hastaneye götürüldükten sonra herhangi bir tedavi uygulanmadan cezaevine geri gönderilmiştir” dedi.

Topçu’nun aynı zamanda sevk edildiği Sincan 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde ayakta sayımı kabul etmediği gibi gerekçelerle tek kişilik hücreye konulduğunu ve tedavisinin bir başka hapishaneye sevk edilerek geçiştirildiğini aktaran Yazmacı, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Sevk ve muayene süreçleri; kelepçeli, onur kırıcı ve tıbben gereksiz arama dayatmalarından arındırılarak, Dünya Tabipler Birliği ve ulusal mevzuatın öngördüğü ölçülülük ve tıbbi gereklilik ilkelerine uygun yürütülmelidir. Etkin tedavinin ülke içinde mümkün olmadığı tıbben saptanırsa, mevzuat çerçevesinde yurtdışı tedavi kanalları dahil tüm olanaklar değerlendirilmelidir. Topçu’nun cezalandırıcı mahiyette tek başına tutulmasına, sosyal hakkı ve kitap erişimi gibi temel haklarının kısıtlanmasına son verilmeli; sağlık durumunun gerektirdiği koşullar sağlanmalıdır.”

Kaynak: Etha

Paylaşın