Gündem

DEM Partili Sevilay Çelenk sansür saldırılarını meclise taşıdı

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, gazeteci ve siyasetçilerin X hesaplarına getirilen erişim engellerini TBMM gündemine taşıdı. Çelenk’in İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na verdiği soru önergesinde en dikkat çeken nokta ise, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün erişim engeli talep ettiği Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan için “kullanıcının adres ve kimlik tespiti adına yeterli bilgi ve içerik görüntülenememiştir” ifadesini kullanması oldu.

Rojava’ya yönelik saldırılar sonrasında yaşananları protesto eden ya da bölgedeki gelişmelere ilişkin haber ve yorum paylaşan gazeteci, siyasetçi ve haber ajanslarının X hesaplarına “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirildi. Erişime kapatılan hesaplar arasında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Batman Milletvekili Keskin Bayındır ile DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan da yer aldı. Milletvekillerinin avukatları tarafından yapılan itirazlar ise reddedildi.

Söz konusu kararlar, X hesaplarının “terör örgütü propagandası niteliğinde paylaşımlar yaptığı” iddiasına dayandırıldı. Duruma tepki gösteren TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Üyesi Sevilay Çelenk, “5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi, uygulamada sınırları belirsiz ve geniş yorumlanan ifade özgürlüğüne müdahale aracına dönüştü. ‘Millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ gibi muğlak ifadelerle hesapların tamamı kapatılabilmektedir. Özellikle ‘propaganda niteliğinde’ ifadesi idari bir değerlendirmeye dayanmaktadır” dedi.

Emniyet tarafından mahkemeye sunulan araştırma dosyasında, Tanhan’ın Rojava için düzenlenen bir yürüyüşe ilişkin yaptığı paylaşımın ekran görüntüsü dosyaya eklenerek, “kullanıcının adres ve kimlik tespiti adına yeterli bilgi ve içerik görüntülenememiştir” ifadesine yer verildi. Erişim yasaklarına tepki gösteren Çelenk, “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi, yasama faaliyetlerine katılan ve milletvekilliği sıfatı kamuya açık bir kişi hakkında bu yönde bir tespitte bulunulması, maddi olgular ve kamusal bilinirlik düzeyi dikkate alındığında izah edilebilir değildir. Söz konusu milletvekili hesapları, parti faaliyetleri kapsamında kullanılan dijital siyasal iletişim kanallarıdır. Hesaplara erişim engeli getirilmesi, siyasal faaliyet yürütme ve seçmenle iletişim kurma hakkına doğrudan müdahaledir” ifadelerini kullandı.

Kanunun öngörülebilir olmadığını belirten Çelenk, “Bu uygulama biçimi devam ettiği sürece sosyal medya kullanan herkesin hesabı aynı gerekçelerle erişime engellenebilir. Müdahalenin ölçütleri açık değildir, sınırları net değildir ve öngörülebilirlik ortadan kalkmıştır” dedi.

Erişim engeli kararlarının Anayasa’nın 25. ve 26. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesi kapsamında güvence altına alınan ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu belirten Çelenk, bu tür kararların sonuçlarının uluslararası endekslere de yansıdığına dikkat çekti. Çelenk’in soru önergesinde yer verdiği bilgilere göre Türkiye, Dünya Adalet Projesi’nin 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sırada yer alırken, 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise 180 ülke arasında 159. sıraya geriledi.

Çelenk, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında son bir yılda kaç sosyal medya hesabı ve haber hakkında erişim engeli kararı verilmiştir? Bu kararların kaçında hesapların tamamı erişime kapatılmıştır? -Milletvekillerine ait sosyal medya hesapları hakkında erişim engeli kararı hangi hukuki gerekçelere dayanılarak verilmiştir? Siyasal faaliyet yürütme hakkı ve Anayasa’nın 83. maddesinde yer alan açık hükümler dikkate alınmış mıdır; alınmış ise bu hükümlere rağmen söz konusu kararlar hangi değerlendirmeye dayanmaktadır?

Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan hakkında kullanılan “Yapılan araştırmada kullanıcının adres ve kimlik tespiti adına yeterli bilgi ve içerik görüntülenememiştir” ifadesine ilişkin bu değerlendirmenin nasıl bir açıklaması vardır? TBMM üyesi bir milletvekili hakkında kimlik ve adres tespitinin yapılamadığı yönündeki bu değerlendirme hangi somut veri, belge ve araştırma süreçlerine dayanmaktadır?

8/A maddesi kapsamında verilen kararlara karşı yapılan itiraz sayısı kaçtır? Bu itirazların kaçında erişim engeli kararı kaldırılmıştır?

5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesinin mevcut uygulamasının ifade özgürlüğünü daraltan ve öngörülebilirlik ilkesini zedeleyen sonuçları karşısında, söz konusu maddenin yeniden düzenlenmesine yönelik bir yasal değişiklik hazırlığı yapılmakta mıdır?

Paylaşın