Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri, Beyoğlu’nda bulunan kongre Genel Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dekorasyonunu açıkladı. HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş ve HDK üyelerinin katıldığı açıklamaya “Sınırları aşan kadınlar, demokratik toplumu kuruyor” pankartı açıldı. Deklarasyon metnini HDK Kadın Koordinasyonu Üyesi Helin Oluk okudu.
Mirabel Kardeşlerden Rojava’da özgür bir yaşam için mücadele eden ve yaşamını yitiren kadınların anarak açıklamaya başlayan Helin Oluk, geçmişten bugüne eşit ve özgür bir yaşamı örerken bedel ödeyen, katledilen ve kaybettirilen tüm kadınları anısını yaşatacaklarını belirtti. Eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinde cezaevlerinde tutsak edilen, tüm kadınları da unutmayacaklarını ifade eden Helin Oluk, “Siyasi operasyonlara, anti-demokratik yasalara, yargı tacizine karşı çıkıyor, tüm bu uygulamaları kadınların barış ve özgürlük mücadelesine yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Migros direnişinin öncüsü kadınların, güvencesizliğe ve sömürüye karşı ortaya koyduğu örgütlü mücadele iradesinin, bu tarihsel direniş çizgisinin güçlü ve güncel devamı olduğunu vurguluyoruz.8 Mart’ı bu yıl da direnişimizle, dayanışmamızla ve öz savunmamızla karşılıyoruz” dedi.
Helin Oluk şunları belirtti: “Bugün büyüyen kadın özgürlük mücadelesi çıplak bir gerçeği açığa çıkarıyor: Erkek egemen sistem yalnızca baskıyla değil; örgütlü sömürü, savaş ve suç politikalarıyla kadınlara, çocuklara ve tüm topluma karşı suç işliyor. 2025 yılında en az 299 kadın ve 64 çocuk erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. 2026 yılı ise daha ilk aylarından itibaren bölgesel çatışmaların yükseldiği; erkek-devlet şiddetinin, savaş politikalarının ve patriyarkal saldırıların arttığı; yoksulluğun ve sömürünün daha fazla kadınların sırtına yüklendiği bir dönem olarak dayatılıyor. Ancak sınırları aşan kadın dayanışması da büyüyor. Bizler bu umudu ‘Öz Savunma Yaşatır’ diyerek örgütlüyoruz. Mahallelerden kampüslere, işyerlerinden meydanlara kadar yürüttüğümüz kampanyalarla öz örgütlülüğümüzü güçlendiriyoruz. Çünkü biliyoruz: Öz örgütlülük öz savunmadır.”
Dünyadaki tüm halkların mücadelesini kendi mücadeleleri olarak gördüklerini kaydeden Helin Oluk, “Cinsiyetçilik ve ırkçılıkla kadınları hedef alan tüm çetelere ve baskı rejimlerine karşı enternasyonalist, birleşik dayanışmamızı büyütüyoruz. Militarizme, kadın düşmanlığına, savaşa ve soykırım politikalarına karşı; dayanışmayı aşan bir enternasyonalist kadın mücadelesinde buluşuyoruz. Kadınlara düşman olanlar nasıl ortaksa, biz kadınlar da biriz diyoruz. İstanbul Sözleşmesi için, öz savunmamız için, Barış için, Rojava Kadın Devrimi için, kadın cinayetlerine karşı yürüttüğümüz mücadeleyi ortaklaştırıyoruz. Barışın demokratik toplumla örülmesi için dün olduğu gibi bugün de alanlarda olacağız. Çünkü kadın özgürlüğünün güvence altına alınmadığı hiçbir barış kalıcı olmayacaktır. Demokratik toplum ancak kadınların örgütlü mücadelesiyle gerçek anlamına kavuşacak” dedi.
Deklarasyondan sonra konuşan Meral Danış Beştaş, “Bugün bir aradayız ve nasıl tarihsel bir eşikte bir arada durduğumuzu, kadınlara yönelik şiddetin hangi boyutlarda olduğunu ve 8 Mart’ı nasıl karşılayacağımıza ilişkin aynı zamanda bir mücadele programıdır. Bu metin sadece bir çağrı değil örgütlü iradenin beyanıdır. Ve bugün içerisinde geçtiğimiz süreçte Türkiye’nin derin bir siyasal ve ekonomik kriz içerisinde olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu kriz herkes için aynı yaşanmıyor. Fakat krizin yükü en çok kadınların, gençlerin emekçilerin omuzlarına bindiriliyor” diye konuştu.
27 Şubat çağrısına değinen Meral Danış Beştaş, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ve deklarasyonu kadınlar için mücadele kararlığını artıran, destekleyen ve demokratik bir toplumda; özgür kadınlar olarak birlikte yaşayacaklarını ve bunun için hep birlikte mücadele edeceğimizi ifade ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: ANF
