Antalya Emek Ve Demokrasi Güçleri Attalos Meydanı’nda ABD’nin ve İsrail’in İran’a yaptığı saldırıları kınadı.
Ortadoğu’nun bir kez daha emperyalist saldırganlığın hedefi haline geldiği vurgulanan açıklamada; “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıyı şiddetle kınıyor, bu saldırının bölgede yeni bir felaketin kapısını araladığını tüm dünya kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.
İran’a yönelik saldırının, emperyalizmin bölge halklarına yönelik tarihsel saldırı zincirinin yeni bir halkası olduğu ifade edilen açıklamada; “Dün Irak’ta “kitle imha silahı” yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da “terörle mücadele” söylemi altında gerçekleştirilen işgal, Libya’da “insani müdahale” maskesiyle yapılan müdahale, Venezüella ve Küba’ya yönelik ekonomik ve siyasal kuşatma… Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç vardır: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması” ifadelerine yer verildi.
Saldırı altındaki ülkelerin yönetim biçimlerini bahane ederek ABD haydutluğunu meşru gösteren her söylemin, yeni emperyalist düzene davetiye çıkarmak anlamına geldiği vurgulanan açıklamada şunlar söylendi; “İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere yönelik hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Bir ülkede rejimi değiştirme meşruiyetine sahip yegâne güç, o ülkenin kendi halkıdır. Dün halklarını ezen gerici rejimlerin karşısında duranlar, bugün de halklara bomba yağdıran emperyalist barbarların karşısında aynı kararlılıkla duracaktır.”
7 Ekim’den bu yana Gazze’de soykırım yapan, Lübnan’dan Suriye ve Yemen’e kadar bölge ülkelerini bombardımana tutan ABD-İsrail terörünün, bugün nihai hedefi olan İran’a yöneldiğine işaret edilen açıklamada; “Hedef, ABD-İsrail’in hiçbir direnç görmeden tüm bölgemizi yıkmaya ve yağmalamaya devam edebilmesidir. Orta Doğu’da bütün halklar yıllarca Amerikan ve İsrail bombaları altında ölüme sürüklendi. Bugün de “çılgın diktatör” kılığında emperyalizmin dümenine oturtulmuş başkanların yalanları eşliğinde yeni bir felaket kapısı aralanıyor” denildi.
Bu yıkım ve yağmadan, karanlıktan çıkışının yolunun emperyalizm ve onun Siyonist maşasından kurtuluşla mümkün olduğu belirtilen açıklamada; “Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz. Emperyalizmin kanlı planlarına karşı en aşılmaz siper, bölge halklarının tarihsel kardeşliği ve ortak direniş bilincidir. Tüm ilerici ve muhalif güçleri; aşama aşama ilerleyen bu barbarlığa karşı birleşik, kararlı ve örgütlü bir anti-emperyalist mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bu mücadele, dünya barışı için de en acil görevdir. Bağımsız ve özgür bir Türkiye, huzurlu bir Ortadoğu ve sömürüsüz bir dünya için; ABD emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı her alanda direnişi örgütlemek tarihsel bir sorumluluktur” ifadelerine yer verildi.
Kaynak: Evrensel
