KHK’lerle işten çıkarılan kamu emekçilerinin işlerine geri dönmesi talebiyle yapılan oturma eyleminin 362’nci haftasında “Mücadeleden vazgeçmiyoruz” mesajı verildi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ile işten çıkarılmaları prostesto etmek amacıyla Karşıyaka çarşı girişinde her hafta düzenlediği oturma eylemi, 362’nci haftasında devam etti. “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açılan açıklamada “KESK’li ihraçlar onurumuzdur” ve “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve “Yaşasın laik anadilde eğitim” sloganları atıldı.
Oturma eyleminde konuşan Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube Yöneticisi Fatma Çayır, temel insan haklarını yok sayarak KESK’e bağlı sendikaların üye ve yöneticilerine sayısız soruşturma, sürgün, gözaltı ve tutuklama gerçekleştirildiğini anımsattı. Böylece yönetici ve üyelerin işyerlerinde ve alanlarda engelleyemedikleri mücadelesinin yıpratılmak istendiğini kaydeden Fatma Çayır, “Bu mücadelenin önünü kesmek için ise emniyetiyle, yargısıyla el ele vererek elindeki bütün olanakları kullandılar. Tüm bu gerçekliklere rağmen bizler; adalet arayışımızdan, emeğimize ve onurumuza sahip çıkma kararlılığımızdan vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz. Hiçbir somut delil, hiçbir yargı kararı olmadan on binlerce kamu emekçisi ihraç edildi ve KHK’lar, bu ülkenin tarihine bir hukuk lekesi olarak geçti. OHAL bitti ama OHAL hukuku kalıcılaştı; yargı, adeta iktidarın sopasına dönüştürüldü” dedi.
Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının görmezden gelindiğini, kayyım politikalarıyla halkın iradesinin gasp edildiğini, gazeteciler, öğrenciler, sanatçılar ve yurttaşların düşüncelerinden dolayı yargılandığını kaydeden Fatma Çayır, “Biz biliyoruz ki bütün bu tablo birbirinden bağımsız değil. KHK’larla yaratılan hukuksuzluk, bugün her alana yayılmış durumda. Bizler, KESK olarak, KESK’li KHK’lılar olarak, yalnızca kendi haklarımız için değil, bu ülkenin tüm emekçileri, kadınları, gençleri ve çocukları için mücadele ediyoruz. Adaletin, emeğin, barışın ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir ülke için direnişimizi sürdürüyoruz. Her hafta olduğu gibi bu hafta da diyoruz ki: Biz bu hukuksuzluk duvarını dayanışmayla, kararlılıkla, umutla aşacağız. Kayyımları, haksız ihraçları, adaletsizliği kabul etmiyoruz. Bu ülkenin sokaklarında, meydanlarında, işyerlerinde adaletin sesi olmaya devam ederek güvenli gelecek talebimizden vazgeçmiyoruz. Barış içinde yaşama talebimizden vazgeçmiyoruz. Şiddetsiz bir yaşam, eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi, barış mücadelemizden vazgeçmiyoruz” diye konuştu.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
