Gündem

İstanbul Newrozu: İktidar artık adım atsın

İstanbul’da Yenikapı Meydanı’nda yapılan Newroz kutlamasına halkın katılımı yoğun oldu. Coşkunun bir an eksilmediği kutlamada, Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından tek bir adım atmayan devletin, demokratik adımları atması istendi. Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması da öne çıkan mesaj oldu. İran’da süren savaşa karşı “Çözül bombardımanda ve tehdit siyasetinde değil halkların kendi kaderini tayin hakkındadır” denildi.

İstanbul’da Newroz yoğun bir katılımla Yenikapı Meydanı’nda “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla kutlandı. DEM Parti ve bileşenlerinin yanı sıra çok sayıda devrimci parti ve örgüt alanda bayraklarıyla yer aldı.

Kürt halkı ulusal kıyafetleriyle görsel bir şölen sunarken, alanda Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları açıldı.

3 Şubat’ta siyasi kırım saldırısının hedefi olan ESP, SKM, SGDF ve ÖGK da alanda yerini aldı. ESP’liler, “Eşit, adil, demokratik barış için Newroz’a, özgürlüğü kazanmaya” pankartını açtı.

ÖGK’lılar, “Faşizme karşı baharı kadınlar getirecek ” pankartıyla Newroz buluşmasına katıldı. Genç kadınlar, “Rojin’e ne oldu?” diye İstanbul Newrozu’nda da sordu. SGDF ise “Newroz’un ateşi faşizmi yakacak, direnenler kazanacak” yazılı pankartla kutlamaya katıldı.

Alanda üzerinde “Emperyalizm baş düşman, halklar kardeştir” ve “Bijî azadî, bimire koletî” yazılı dev pankartlar açıldı.

DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanları Arife Çınar ve Çınar Altan, coşkulu kitleye hitap etti. Arif Çınar, 27 Şubat’tan bu yana yaşananlara dikkat çekti, “Eğer iktidar ve devlet samimiyse bir an önce somut adımların atılması gerekir. Kürt halkı hakikatiyle buluştu. Sayın Öcalan demokratik siyasetin yolunu açtı” dedi.

Çınar Altan ise, bu Newroz’un önemli bir milat olacağını belirtti, “Bizler anamızın ak sütü kadar helal olan adil bir barışı ve özgürlüğümüzü kazanmak istiyoruz. Bundan sonra da mücadeleyle haklarımızı kazanacağız” dedi. Çınar Altan, “Hazır mısınız” diye sordu. Tüm kitle hep birlikte “Evet” dedi.

DEM Parti İl Eşbaşkanı Çınar Altan, Abdullah Öcalan şahsında tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü istedi. “Yok sayılan kimliğimizi, zenginlerin servetine peşkeş çekilen alınterimizi, bugüne kadar bizden çalınan ne varsa hepsini tek tek geri alacak mıyız? Yetmez, Mazlumlar, Mahirler, geçen yıl yitirdiğimiz Sırrı Süreyya Önderler gibi bu yolda düşmüş dövüşmüş isimsiz kahraman arkadaşlarımızı bayrağını devralacak mıyız?” diye sordu.

Açılış konuşmasını ardından Emek, Barış ve Demokraasi Güçleri’nin Newroz açıklaması okundu. Filistin, Suriye, Rojava ve İran’da yaşanan saldırılara dikkat çekilen açıklamada, “Ortadoğu’da çözüm işgalde, bombardımanda ve tehdit siyasetinde değil halkların kendi kaderini tayin hakkındadır, eşitliğindedir, kardeşliğindedir” denildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Dehak’ın zulmüne karşı Demirci Kawa’nın yaktığı ateş bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Bu ateş savaşa karşı barışın, sömürüye karşı emeğin, inkâra karşı halkların eşitliğinin, gericiliğe karşı özgürlüğün ateşidir. Newroz’un direnişini de umudunu da büyüteceğiz. Birlikte direneceğiz. Birlikte kazanacağız.”

İstanbul Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın dün Amed’de okunan mesajı okundu.

Ardından İmralı Sekreteryası’nda yer alan Çetin Arkaş konuştu. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla “çözüm iradesi ortaya koyduğu”nu belirten Çetin Arkaş, iktidara “Ne bekliyorsunuz?” diye sordu.

Çetin Arkaş şöyle konuştu: “Gittiğimiz her yerde bize soruyorlar; devlet niye adım atmıyor? Bizde bize iletilen bu soru ve kaygıları bu meydandan muhataplarına iletiyoruz. Daha ne bekliyorsunuz, ne zaman harekete geçeceksiniz? Bu halkın haklı kaygılarını nereye kadar görmezden geleceksiniz? Biliyoruz, devletin mutfağında her daim bir şeyler pişer, o mutfak boş kalmaz. Pişen her ne ise halklar bunun kokusunu duyar, hisseder. Barış ve demokrasi pişerse bu da hissedilir. Savaş ve oyalama pişiriliyorsa halkın engin öngörü ve sağduyusu bunu görüp hissetmekte de zorlanmaz. Bizler artık barışın, huzurun, demokrasinin kokusunu duymak istiyoruz. Bu konuda cesaret ve sahicilik istiyoruz. Oyalamaya, top çevirmeye artık bir son verelim.”

“Tartışmasız bir şekilde ilk samimiyet sınavının İmralı’da gerçekleşmesi gerektiğini bir daha hatırlatıyoruz” diyen Arkaş, Öcalan’ın bir an önce statüsünün “özgür bir insan ve baş müzakereci olarak netleştirilmesi” gerektiğini belirtti.

“Her parçadaki Kürt’ü tehdit görmekten vazgeçin. Onlar dostluk ve kardeşlik elinizi uzatın” diyen Çetin Arkaş şöyle konuştu: “Rojava liderliği başka başkentlere gidebildiği, rahatlıkla Ankara’ya Amed’e ve İmralı’ya gelebilmelidir. Bu Türkiye’nin geleceği için bir tehdit değil, aksine bir sigortadır. Öngörülü ve cesur liderlik bunu gerektirir. İşte şimdi de Rojhilat ve oradaki Kürtlerin statüsü konuşuluyor. Herkes bir şeyler söylüyor. Peki, biz buradan 25- 30 milyonluk Kürt nüfusunu kendi içinde barındıran Türk devlet yetkililerine soruyoruz; Kürt kazanımları nerede olursa olsun tehdit gören klasik politikanın dışında bir söyleminiz var mı? Mesela bütün dünyanın konuşmaya başladığı doğu Kürdistan’ın en güçlü siyasal ve askeri yapılanması olan PJAK liderliğini şimdiden Ankara’ya, Amed’e, İmralı’ya davet etmeyi düşünüyor musunuz?”

İstanbul’da Özgür Kadın Hareketi’nden (TJA) Sebahat Tuncel de konuştu. Siyasi tutsakların Newroz’unu kutladı, “Sayın Öcalan’ın mesajında önemli bir şey vardı. Artık bir ütopya değil gerçeklik olarak Newrozu kutlamak istiyoruz. Ütopya olan Kürt halkının özgürlüğü, birliği, Ortadoğu halkların bir arada yaşamasıdır. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı süreç bu anlamda önemli ve anlamlıdır. Ütopyayı gerçekleştirmek istiyoruz. Özgür olmak istiyoruz” dedi.

Devletin üzerine düşen sorumluların olduğunu hatırlatan Tuncel, “Demokratik siyasetin önünü derhal açmaları gerekir. Hukuki güvenciler yerine getirilmeli. İktidar ve siyasi partilere; bir sonraki bayramda yoldaşlarımızla buluşmak istiyoruz. Gerilladan gelenlerle buluşmak istiyoruz. Hukuki adımlarını atın diyoruz” dedi.

Kutlama, şarkılar ve halaylarla devam etti.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş da yaptığı konuşmada, “Milyonlar bugün özgürlük talep ediyor. Bizler asla özgürlük sevdamızdan vazgeçmedik, vazgeçmeceğiz. 27 Şubat özgürlüğe giden yolda bir dönüm noktasıdır. Ne mutlu ki Önderliğimiz var. Sayın Öcalan’a selam gönderiyoruz. Halkını koruyan, özgürlüğü için mücadele eden Önderlik büyük bir yerde duruyor. Onun yeri cezaevi değil, halkının yanıdır. İmralı’nın kapıları açılsın diyoruz” dedi.

İstanbul Newrozu’nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimooğulları, iktidarın somut adımları atmasını istedi, “Çatışma değil müzakere, inkar değil demokratikleşme diyoruz. Biz demokrasi ve adaletin güçlendirdiği onurlu bir barıştan yanayız. Bu ülkenin geleceği düşmanlıkla değil ortak bir yaşam mücadelesiyle mümkündür. Bu ülkeye gerçek bir hukuk gelmeli, gerçek bir adalet işlemeli. Artık otoriter dil susmalı. Demokratik siyasetin dili konuşmalıdır. Barış sürecinde sözler artık bitmeli, temenniler bitmeli, somut adımlar atılmalıdır” dedi.

“Amed’in barış talebi, İstanbul’daki demokrasi talebinin kendisidir” diyen Hatimoğulları, “Sizler İstanbul’un yurttaşları olarak, Kürtler, Türkler ve bütün halklardan insanlar olarak sevgili Figen Yüksekdağ’ın, sevgili Selahattin Demirtaş’ın hapiste olmasını kabul ediyor musunuz? Newroz İşte Ankara halkın sesini duymalı. Artık bu hukuksuzluklar son bulmalıdır. Kayyımlar gitmelidir” diye konuştu. Yasal adımların atılmasını isteyen Hatimoğulları, “Kalıcı bir barış için Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışır bir pozisyona gelmesi sağlanmalıdır. Ve bakın milyonlar alanlarda, meydanlarda Newroz’un ortaklaştığı bir slogan oldu. O da Sayın Abdullah Öcalan’a özgürlük sloganıdır” dedi.

Kutlama Koma Amed’in şarkılarıyla son buldu.

Bu arada Yeni Yaşam ve Azadiya Welat gazetelerinin bugünkü sayılarına polisler tarafından el konuldu. Söz konusu duruma herhangi bir gerekçe gösterilmedi.

Kaynak: Etha

Paylaşın