DEM Parti İzmir İl Örgütü, parti üyelerine yönelik ajanlaştırma politikalarına ilişkin parti binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıda konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Yöneticisi Mehmet Yunus Çelik, son 2 haftadır partililere ve öğrencilere dönük sistematik hukuk dışı yaklaşımlar geliştiğini belirterek, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin Konak’ta bir kafede üniversite öğrencisini alıkoyarak, şehri terk etmesi yönünde tehdit ettiğini söyledi. Yine hapishaneden tahliye olan bir yurttaşın da alıkoyularak tahdit edildiğini dile getiren Çelik, gençlerin, kadınların bu şekilde ajanlaştırma faaliyetinin dayatıldığını kaydetti.
Bir kimseyi ajan olmaya zorlamanın suç olduğunu ifade eden Çelik, “Bu eylem tehdit, hakaret, işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, görevi kötüye kullanma gibi birden fazla suç teşkil etmekte, sistemli olarak işlenmesi nedeniyle de insanlığa karşı suç oluşturmaktadır” dedi. Vali ile yapılan sözlü görüşmelerde uygulamanın inkar edildiğini söyleyen Çelik, yasal hakların kullanılacağını ve konunun takipçisi olacaklarını belirtti.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk, ilçe eşbaşkanları, partilerinin yaptığı çalışmalara katılanların takip altında olduğunu söyledi. Burcu Gül Çubuk, İzmir Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’nin gençleri ve kadınları tehdit ederek ajanlaştırmaya çalışıldığını vurgulayarak, “Açık kaynaklardan insanların kendi paylaştıkları resimlere bakarak, 8 Mart ve Newroz’a katıldıklarını görerek, isimleriyle yollarını kesmeleri, oturdukları kafeye gitmeleri, telefon etmeleri tamamen tacizdir. Bu yıldırma politikasıdır. Ajanlaştıramadığını da korkutarak geri çektirme politikasıdır. Hiçbir zaman başaramadılar ve başaramayacaklar. Bizim mücadelemiz bu ajanlaştırma politikasına karşı da güçlenerek devam edecek” diye konuştu.
DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın da valiyle yaptıkları görüşmenin ardından somut bir geri dönüşün kendilerine sağlanmadığını belirterek, devlet içinde farklı güçlerin parti üyelerini kriminalize etmeye çalıştığını söyledi. Artık tahammül edilecek bir durum kalmadığını dile getiren Akın, şunları söyledi: “Bakın özellikle bunları yapanlara söylüyorum. Bunların elimizde belgeleri var. Bilgileri var, plakaları var. Burada açıklamak istemiyoruz. Çünkü suç duyurusu yapacağız. Kendilerini çok güçlü zannedebilirler. Yetkili gibi zannedebilirler. Özellikle bu konuda yapmış oldukları tehditlerin sizler açısından da gelecek bakımından da aynı sonuçları olabileceğini söylemek istiyoruz. Tunceli valisi ve oğlunun başına gelenler sizin de başınıza gelecektir. Yaptığınız hukuksuzluktur, suçtur. O nedenle DEM Parti olarak bizim dostlarımıza, içeriden çıkan arkadaşlarımıza eş başkanlarımıza, bileşen eş başkanlarımıza daha on gün önce çağırıp tehdit eden, işbirliği yapmak isteyen davranışlarınızdan vazgeçin. Vazgeçmezseniz tek tek sizi açıklayacağız basında. Ve dolayısıyla sizin yaptığınız her şeyi deşifre edeceğiz.”
Akın, ayrıca girişimlerin açığa çıkarılması için validen ve emniyet müdüründen acilen sorumluluk almalarını istedi.
ÖHD İzmir Şube Başkanı Av. Fatma Demirer, polisin yaptığı her işi tutanak ve imza altına almakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, hiçbir yurttaşın bu tehditlere boyun eğmemesi gerektiğini söyledi. Fatma Demirer, bu tür usülsüzler karşısında yurttaşların DEM Parti, ÖHD ve İHD gibi kurumlara başvurarak haklarını koruyabileceğini belirtti.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
