Gündem

ÇHD: Savunma susmadı susmayacak!

ÇHD İstanbul Şubesi, avukatların mesleki faaliyetlerinin kriminalize edilmesine tepki göstererek, savunma hakkının baskı altına alındığını belirtti.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, “Avukatlık pratiğimize yönelen saldırılara son, savunma susmadı susmayacak” şiarıyla avukatlara yönelik gözaltı ve tutuklamalara dair Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Basın metnini okuyan ÇHD’li Eylem Kaplan, meslektaşlarının hak mücadelesinde avukatlık yaptıkları için gözaltına alındığını, tutuklandığını ve katledildiğini belirterek, katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve adil yargılama talebiyle açlık grevindeyken yaşamını yitiren Ebru Timtik’i hatırlattı.

Yargı tehdidi altında olan meslektaşları için mücadele ettiklerini belirten Eylem Kaplan, “Faşizmin büyüyen açlığa, yoksulluğa, güvencesizliğe ve adaletsizliğe karşı bulduğu çözüm baskıyı ve zoru arttırmak olmuştur. Baskı ve zor arttıkça halkın, işçi sınıfının, ezilenlerin, gençlerin, kadınların da direnişleri de büyümektedir. İşte bu baskı ve direniş ortamında mesleğimiz ve meslektaşlarımız da fütursuzca hedef alınmakta, avukatlığa ve savunmaya yönelik saldırılar büyümektedir. Göreve geldiği ilk andan itibaren avukatlar ile tutsaklar arasındaki görüşme hakkına saldırmaya kalkan, toplumsal muhalefetin hedef alındığı her saldırıda mahkemeden mahkemeye gezdirilen ve sabıkasını avukatların yargılandığı dosyalardan bildiğimiz eski savcı yönetimindeki bakanlığın mesleğimize karşı bir politika geliştirdiği açıktır. Haksız ve hukuksuz kararlarla mahkum edilen tutsak meslektaşımız ve onursal başkanımız Avukat Selçuk Kozağaçlı başta olmak üzere derneğimiz üyesi tutsak meslektaşlarımızın koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri gelmesine karşılık infazları tamamen keyfi şekilde yakılmakta ve tahliyeleri engellenmektedir” dedi.

Avukatların tamamen mesleki faaliyetleri nedeniyle haklarında yeni davaların açıldığını belirten Eylem Kaplan, Sezin Uçar ve Mehmet Pehlivan’ın tutuklu yargılanmalarına işaret ederek, “Tutsak meslektaşlarımız serbest bırakılmalıdır. Meslektaşlarımızın evleri ve büroları müvekkillerinin arandığı gerekçesiyle keyfi şekilde polis tarafından hiçbir usul kuralına uyulmaksızın ağır silahlarla basılabilmektedir. Bunun yakıcı örnekleri geçirdiğimiz 1 Mayıs 2026 süreci öncesinde de yaşanmıştır. Bu yıl meslektaşımız Avukat Gülizar Tuncer’in evi hukuka aykırı bir şekilde savcı ve baro görevlisi olmadan basılmış ve adeta talan edilmiştir. 2025 1 Mayıs’ı öncesinde ise Şube Başkanımız Avukat Ezgi Önalan’ın evi müvekkillerinin araması olduğu bahanesi ile basılmıştır. Keyfi kolluk operasyonlarına son verilmelidir. Mesleki faaliyetimiz her detayıyla kriminalize edilmektedir. Son süreçte birçok örneğini gördüğümüz üzere müvekkilleri tarafından meslektaşlarımıza gönderilen masraf ve ücret ödemeleri ‘suç şüphesi’ haline getirilerek sorulabilmektedir. Açıkça savunma hakkı ve özgürce avukat seçebilme hakkı baskı altına alınmak istemekte, müvekkillerimizin avukat seçimlerine dahi saldırılmaya çalışılmaktadır. Mesleki faaliyetlerimizin kriminalize faaliyet muamelesi görmesine son verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Paylaşın