Dev-Güç üyesi Dilara Çelik’in ailesinin evi devlet terörünün hedefi oldu. Uzun namlulu silahlarla eve dayanan polisler, ağır ameliyat geçirmiş bir babanın bulunduğu haneye kameralarla girmeye çalıştı, ajanlık dayatmasında bulundu.
Polisler, hasta bir insanın sağlık durumunu hiçe sayarak odasına kamerayla girmek istedi, babasının ağır bir ameliyat geçirdiğinin söylenmesine rağmen odaya kamerayla girdiler. Faşist baskı bununla da sınırlı kalmadı. Anneye ve Dev-Güç üyesi Dilara Çelik’e açık biçimde muhbirlik dayatıldı.
Baskın sırasında polisler aranan Dev-Güç üyesi için “Er ya da geç yakalanacak, biz onu bulacağız size numara verelim yerini haber aldığınızda bize bildir” sözleriyle ajanlık dayattı. Devrimci gençleri teslim alma hayali kuranlar, korku ve baskıyla onları sindirebileceklerini düşünüyor.
Bugün hasta bir babanın odasına kadar uzanan bu pervasızlık, çürümüş düzenin gerçek yüzüdür. Devrimci gençlere uygulanan bu saldırılar faşist devletin acizliğinin göstergesidir. Çünkü onlar biliyor: Yoksulluğa, sömürüye, çürümeye ve teslimiyete karşı büyüyen öfke örgütlenmektedir.
ODTÜ’deki provokasyon ve linç kampanyaları neticesinde süren operasyonlarla devrimci gençler hedef alınmakta. Dev-Güç üyeleri ajanlık dayatmalarına ve operasyonlara diz çökmeyeceklerini belirttiler.
