ODTÜ saldırılarının ardından sivil polisler Ankara’da Dev-Güç üyelerini hedef aldı. Dev-Güç üyesi bir kişi gece boyu süren araç takibinin ardından sokak ortasında kaçırılmaya çalışıldı.
ODTÜ’deki bayrak provokasyonunun ardından devrimci gençlere yönelik devlet terörü sürüyor.
Faşist devletin devrimcilere yönelik kirli saldırıları Ankara’da bir kez daha açığa çıktı. Dev-Güç üyesi iki kişi, dün gece saatlerinden itibaren sivil polis ekipleri tarafından sistematik biçimde taciz boyutunda takip edildi.
Edinilen bilgilere göre gece saat 00.00 sularında eve gittikleri sırada, evin önünde araç içerisinde bekleyen iki kişiyi fark ettiler. Aracın ön plakasının olmadığı görüldü. Dev-Güç’lülerin kendilerini fark etmesi üzerine panikleyen şahıslar hızla araçla sokaktan kaçtı ve araç uzaklaşırken arka plaka görülebildi.
Yaklaşık bir dakika sonra aynı araç yeniden sokağa giriş yaptı. Bu kez aracın arka plakasının da sökülmüş olduğu görüldü. Devletin 90’lı yıllarda beyaz toroslarla Kürt halkı ve devrimcilere dönük saldırı yöntemlerini hatırlatan bu taktik, fiziki takibin bilinçli ve organize biçimde sürdürüldüğünü ortaya çıkardı.
Takip bununla da sınırlı kalmadı. Evine dönmek üzere taksiye binen diğer Dev-Güç üyesini aynı araç takip etmeye başladı. Yaşadığı sokağa kadar gelen araç, evin önünde beklemeyi sürdürdü, eve girdikten sonra dahi aracın sokaktan ayrılmadığı öğrenildi.
Bugün saat 15.00 sıralarında ise dün evin önünde bekleyen aynı araç yeniden evin önünde görüldü. Araç, özellikle fark edilecek biçimde alt ve üst sokaklarda defalarca tur attı.
Faşist devletin tacizkâr takip ve sindirme politikası daha sonra toplu taşımada da devam etti. Dev-Güç’lülerin bindiği otobüsün son durağa kadar aynı araç tarafından takip edildiği sonrasında bölgeden ayrıldığı belirtildi.
Takipte kullanılan aracın plakasının “06 BOV 084” olduğu tespit edildi.
Olaya dair görüştüğümüz Dev-Güç’lüler, yaşanan ısrarlı faşist devlet tacizinin münferit olmadığını, bunun yıllardır devrimcileri teslim almaya çalışan devletin aciz ve saldırgan politikalarının bir sonucu olduğunu belirtti. Ayrıca ODTÜ’deki devlet ve faşist çeteler eliyle yürütülen provokasyon ve operasyonların devamı niteliğinde olan bu olaylar karşısında geri adım atmayacaklarını eklediler.
Baskılara, operasyonlara ve provokasyonlara karşı gençliğin örgütlü mücadelesini büyütme çağrısında bulundular.
Bu haberi hazırladığımız esnada yeni bir gelişme oldu yine Dev-Güç üyelerinden biri, yoldaşını eve bırakırken sokakta bekleyen beyaz bir Renault marka araç dikkatini çekti ve aracın plakasını not aldı (34 VFB 824). Yoldaşını bırakıp taksiye bindiğinde aynı araç yeniden geçti; bu durum tesadüf olmadığını açıkça ortaya koyuyordu. Dev-Güç’lü, evine giderken muhtemel polis ekibinin kendisini kaçırmasını önlemek amacıyla güvenlik tedbiri olarak çevreyi önceden kontrol etti. Taksiden inerek evine doğru yürürken sokağın girişinde aynı beyaz Renault marka aracı bir kez daha gördü. Eğilip plakasına bakarken araç son süratle sokağın ortasına doğru ilerledi. Renault marka araç durdu; içindekiler indikten sonra yakındaki bir beyaz Transporter’a geçtiler ve bu şahıslar hızla Dev-Güç’lüye doğru hareket ettiler. Dev-Güç’lü arkadaşım ise koşarak binaya girdi ve böylece olası bir fiziksel saldırının önüne geçti diye aktarıldı.
Devletin 1990’lı yıllarda beyaz Toroslarla Kürt halkına ve devrimcilere yönelik saldırı yöntemlerini çağrıştıran bu taktik, fiziki takibin bilinçli ve organize biçimde yürütüldüğünü gözler önüne serdi.
