Gündem

Doruk Madencilik işçileri direnişteki Temel Conta işçilerini ziyaret etti

Ödenmeyen maaşları, kıdem tazminatları ve verilmeyen sosyal hakları için 17 gün boyunca direnen Doruk Madencilik işçileri, 522 gündür sendika ve toplu sözleşme hakları için direnen Petrol-İş Aliağa Şubesi’nde örgütlü Temel Conta işçilerini ziyaret etti.

Ziyarette CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin patronla görüşme talebi patron tarafından reddedildi. İşçiler, sorun çözülmezse Ankara’ya yürüme düşüncelerinin olduğunu söyledi.

Torbalı Pancar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikanın önünde bulunan direniş çadırında gerçekleşen ziyarete; Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan ve temsilcileri, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Sekreteri Başaran Aksu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Ümit Özlale, EMEK Partisi (EMEP) Torbalı İlçe Örgütü, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Örgütü ve Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) temsilcileri katıldı.

Ziyarette söz alan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, “Temel Conta işçileri 522 gündür direniyor. Sesimizi ve dayanışmayı güçlendirmeye devam etmek istiyoruz. İşvereni her zaman masaya çağırdık. Bugün CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale aracılığıyla da tekrar görüşme talebinde bulunduk. Ama işveren, aynı vurdumduymazlıkla ve hak yemesiyle bizi kabul etmedi. Elbet biz bu kapıdan içeriye gireceğiz, haklarımızı alacağız. Bunun için de sonuna kadar direneceğiz” dedi.

Ardından söz alan CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “Burada 522 gündür bir hak ihlali yaşanıyor. Kendini bilmez bir kişi, devletin hukukunu ve işleyişini hiçe sayarak 16 işçinin hakkını gasbediyor. Anayasa ile kendilerine verilmiş olan toplu iş sözleşmesi hakkını ve sendikal hakkını kazanan işçiler, bu hakları kazandıkları için cezalandırılıyor” dedi.

Sendikalaşma hakkını kullandığı için işçilerin işten çıkarılmasının hukuksuz olduğunu belirten Özlale, “Buradaki işçiler 522 gündür bakanlığa seslerini duyuramadılar. Eğer burası bir hukuk devleti ise, Anayasa’nın kuralları ve maddeleri hâlâ herkes için geçerliyse, burası için de geçerli olmalı. İşçisine sahip çıkamayan devlet bu sürecin kaybedenidir. Devletin bütün kurumlarının itibarını yeniden kazanması için bu hak gasbının durdurulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Söz alan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ise, “Bu ülkede maalesef yasalar işçiler için işlemiyor. Buradaki işçiler 522 gündür yağmur, çamur, sıcak demeden direniyor. Bağımsız Maden-İş olarak her zaman Temel Conta işçilerinin yanında olacağız” diye konuştu.

Sorunun 1 dakikada çözülebileceğini belirten Çakır, şunları söyledi: “Bu insanların çocukları var. Evlerine götürecekleri ekmek parasına engel oluyorsunuz. Herkesin bu saatten sonra gözünü, kulağını açması lazım. Çünkü bu işçiler 522 gündür direniyor. Bu, bizi yönetenlerin ayıbıdır. İşçinin alın terini istemesi hiçbir zaman suç değildir. Suçlu, o hakkı gasbedenlerdir. Meselenin en kısa zamanda çözüleceğine inanıyoruz.”

Ardından söz alan direnişteki Temel Conta işçisi Sinem Kaya, “Doruk Madencilik işçileriyle aynı amaç için direniyoruz. İşçiyiz, bu yüzden mücadeleden başka bir şansımız yok. Bu ülkede işçilik kölelik oldu. Bizler de ‘kölelik düzenine hayır’ dediğimiz için sendikaya üye olduk. Bu ülkede sendika ve grev hakkı var diyen, dönüp Temel Conta’ya baksın” diye konuştu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ‘grev kırıcılığı var’ dediği raporların bile yok sayıldığını vurgulayan Kaya, “Mahkemece patronun grev kırıcılığı tespit edildi, kazandık. Ama yine patron durmuyor. 522 gündür bu kapının önünde direniyoruz. Bu ülkede kadın, anne olmak zor. Çocuklarımızla direniş çadırımıza geliyoruz ve mücadele ediyoruz. Patron ‘ben bir avuç çapulcuya boyun eğmeyeceğim’ diyor. Biz de ‘biz hakkımızdan vazgeçmeyiz’ diyoruz. Biz patrondan lütuf ya da sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Biz bu fabrikaya 35-20 yıl emek verdik” dedi.

Kötü çalışma koşullarına rağmen çalışmaya devam ettiklerini belirten Kaya, “Bizden kimse hakkımızı bırakmamızı beklemesin. Örgütlü mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Çocuklarımız kazanmamızı bekliyor. Ve onlara ‘kazanamadık anneciğim’ demeyeceğiz. ‘Kazandık, hakkımızı söke söke aldık’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Konuşan bir Doruk Madencilik işçisi, “Bugün Temel Conta işçilerini desteğe geldik. 522 gündür neden hiçbir devlet yetkilisi bu işçilerin sesini duymuyor? 16 işçinin yaşadığı sorunu hiç kimse çözemiyor mu? Biz bu durumun hızlıca çözülmesini istiyoruz. Önümüz bayram. Herkes bayrama mutlu girsin, çocuklarına bir şeyler alabilsin. 600 tane milletvekili var, neredeler? Bütün Türkiye’nin duyarlı olması, destek vermesi lazım” diye konuştu.

Son olarak söz alan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Sekreteri Başaran Aksu, “Sendikalaşma hakkı kaldırılmalıdır, kölelik ilan edilmelidir. İşçiler de aldatılarak sendikalara üye olmamalıdır. Yani sendika üyesi oluyorsun, işten atılıyorsun. Grev yapıyorsun, patron grevi kırıyor. Türkiye’de sendikal haklar varmış, grev yapılabiliyormuş, toplu sözleşme yapılabiliyormuş gibi” dedi.

Onlarca grevin hem yasaklandığını hem de kırıldığını vurgulayan Aksu, “Sendikal örgütlenme işverenin insafına bırakılmış durumda. 522 gündür direnen işçiler jandarma baskısı altındalar. Yarın sabah da ifadeye gidecekler. Kolluk adeta patronun özel güvenliği gibi davranıyor. Yargı kararları dikkate alınmıyor. Bakanlığın herhangi bir inisiyatifi yok. Bir yandan bir bakanlık ceza kesiyor, diğer bakanlık vergi indirimi, vergi affı yapıyor. Dolayısıyla vergi affı daha yüksek olduğu için cezanın caydırıcı bir niteliği olmuyor. Temel Conta işçileri kazanana kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: Evrensel

Paylaşın