En Çok Okunanlar, Umut Keçer, Umut Yazıları

Ölümsüzlerin hatıralarına sahip çıkalım – Umut Keçer

9-16 Mayıs ölümsüzler haftası, Türkiye devrimci hareketi açısında özel olarakta devrimci siyaset açısından büyük bir tarihsel öneme sahiptir. Öncelikle mücadele içerisinde ölümsüzleşen Komünarlar, parti ve mücadele tarihimiz açısından sadece bir hafta değil bütün yıl boyunca anılmalı ve onlara sahip çıkılmalıdır.

Kasım Atılımı ile başlayan süreç sonrasında, devrimci siyaset önemli politik hamleler yaparak mücadele çıtasını daha da yükseltti. Bunun sonucu olarak büyük bedeller ödendi. Ulaş Bayraktaroğlu başta olmak üzere mücadele içerisinde ölümsüzleşen Komünar devrimciler bizlerin mücadelesi açısından her zaman hatırlanması ve bugün mücadele içerisinde örnek alınması gereken devrimcilerdir.

Kapitalist sömürü düzeninin bireyciliği alabildiğince yoğunlaştırdığı bir dönem içerisindeyiz. Kendi bacağından asılan koyun misali bireysel kurtuluş hikayeleri kapitalist sömürü düzeni tarafından medya, sosyal medya ve çeşitli basın kuruluşları aracılığıyla topluma empoze edilmeye çalışılmaktadır.

Toplum için mücadele etmek, işçi sınıfının ve emekçilerin geleceği için kendini feda etmek gibi kavramlar kapitalist sömürü düzeninin sözcüleri tarafından sürekli olarak hedef alınmaktadır. Kapitalizm ısrarla bireysel kurtuluşun propagandasını yapmaktadır.

Bu koşullar altında Ölümsüzler Haftası vesilesiyle Komünar devrimcilerin aziz hatıralarına sahip çıkmanın önemi daha da artmaktadır. Değerlerine sahip çıkmayan, mücadele geçmişine sahip çıkmayan bir örgütlenmenin geleceği olamaz.

İnsanlık için, sosyalizm için ve özgürlük için ölümsüzleşen Komünarların yarattığı mücadele değerleri içerisinde bugün insanlığın kurtuluşu için gerekli olan politik kararlılık ve mücadele motivasyonu bulunmaya devam etmektedir.

Emperyalizmin bölgede saldırıları devam ediyor. ABD ve İsrail, İran’a karşı kapsamlı bir saldırı yürüttüler. Bu saldırıların amacı İran yönetimini teslim almaktır. İran ajandası kapanınca belki Küba ya da başka ülkeler emperyalizm tarafından hedef alınacaktır.

Türkiye egemen sınıfları İran’ın emperyalizm tarafından geriletilmesi sonrasında bölgede yayılma siyasetini derinleştirmek istemektedirler. Bu yönüyle iç cepheyi tahkim ederken dış cephede yeni maceralara hazırlanmaktadırlar. Bölgede yayılmacı hedefler peşinde koşan Türkiye iktidarı, bölgede emperyalizm ile uyumlu bir şekilde güçlü bir pozisyon kazanma arayışı içerisindedir.

Emperyalist-kapitalist sistemin krizi ve bölgesel yayılma siyaseti, dünya halklarının geleceğine dönük büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Türkiye egemen sınıflarının bölgesel yayılma hırsları, Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinin geleceğini tehlikeye atmaktadır.

Türkiye kapitalizmi bölgesel yayılma hesabı yaparken aynı zamanda içeride çok krılgan bir ekonomik gelişim seyri izlemektedir. Bölgesel anlamıyla sömürü ilişkilerinin yaşadığı savaş ve gerilim hatları, Türkiye kapitalizminin gelişim dinamiklerinden kaynaklı iç cephede daha derin çelişkiler yaratmaktadır. Yoksulluk ve baskı rejimi üzerinden gelişen sömürü ilişkileri karşısında her zamankinden daha güçlü bir şekilde ezilen sınıfların muhalefet zemini yükselmektedir.

İktidar cephesinden yaratılan bütün manipülasyona rağmen, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesinin geleceği açısından sınıf çelişkilerinin daha da keskinleşmeye başladığı bir döneme giriyoruz. Son 1 Mayıs sürecinde yaşananlar Taksim’de güçlü bir şekilde ortaya çıkan devrimci enerji bu açıdan umut vericidir. Taksim başta olmak üzere, 1 Mayıs alanlarına çıkan işçi ve emekçilerin coşkusu bizler açısından geleceğe bakış açısından politik enerjiyi daha da güçlendirmek için yol göstericidir.

İşçi sınıfı ve emekçiler saflarında sömürü düzenine karşı oluşan öfkenin sokağa eylemliliğe dönüşmesi önümüzdeki dönem açısından daha da yoğunlaşacaktır.

Tamda bu nokta ölümsüzler haftasıyla birlikte, ölümsüzlere sahip çıkmanın aynı zamanda ölümsüzlerin yol yürüdüğü devrimci siyaset yolunda görev almaktan geçtiğinin altını bir kez daha çizmek gerekmektir. 9-16 Mayıs vesilesiyle ölümsüzleri anarken onları hatırlamak aynı zamanda somut olarak sınıf mücadelesi içerisinde doğru safta durmayı ve doğru politik tutum almayı içermektedir.

Bugün sınıf mücadelesinin ihtiyacı emperyalizme, siyonizme ve faşizme karşı devrimci güçlerin içerisinde yer aldığı bir mücadele hattı örmekten geçmektedir. Güncel devrimci görev, bulunduğumuz bütün mücadele mevzilerinde bu yönde görev almayı içermelidir.

Gün, ölümsüzlerin hatıralarına sahip çıkarken somut mücadele içerisinde devrimci görevler almakta ısrar etmeyi içermelidir. Kapitalist sömürü düzeninin bireyselliği ön plana çıkardığı toplumsal koşullarda, ısrarla komün ilişkilerini ve örgütlü mücadeleyi ön plana çıkarmalıyız.

Emperyalizmin ve faşizmin her türlü özel savaş yöntemine karşı devrimci mücadele pratiğinde ısrar, sınıf mücadelesi açısından geleceği kazanma konusunda önemli bir sıçrama olanağı yaratacağını iyi kavramak gerekmektedir.

Ölümsüzlerin aziz hatıraları böylesi bir mücadele pratiğiyle daha güçlenecek ve daha da anlam kazanacaktır.

Paylaşın