Gündem

İHD ve ÖHD hapishanelerdeki hak ihlalleri raporunu açıkladı

İHD Adana Şubesi ile ÖHD Adana Temsilciliği’nin hazırladığı rapor, Kürkçüler F Tipi Hapishanesi ve Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi başta olmak üzere Adana’daki hapishanelerde tecrit, işkence, sağlık hakkı ihlalleri, infaz yakmalar ve anadil yasağının sistematik biçimde sürdürüldüğünü ortaya koydu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Temsilciliği, Adana’daki hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda özellikle Kürkçüler F Tipi Hapishanesi ve Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutsakların sistematik hak ihlalleriyle karşı karşıya bırakıldığı aktarıldı.

Raporu açıklayan ÖHD Adana Temsilciliği Eşsözcüsü Aziz Sarı, sağlık hakkına erişimin engellendiğini, infaz yakma uygulamalarının sürdüğünü, çıplak arama dayatmalarının devam ettiğini, Kürtçe yazışmaların engellendiğini ve idare ve gözlem kurullarının keyfi kararlarla tutsaklar üzerinde baskı aracı haline getirildiğini belirtti.

Raporda Kürkçüler F Tipi Hapishanesi’nde tutsakların mahkeme ve hastane sevkleri sırasında hukuka aykırı aramalara ve çıplak arama dayatmasına maruz kaldıkları belirtildi. Haftada birkaç kez yapılan “oda” baskınlarında tutsakların eşyalarına gerekçesiz el konulduğu, kitap ve dergilerin yasaklama kararı olmamasına rağmen verilmediği ifade edildi.

Tutsakların ailelerine ve kurumlara gönderdikleri mektupların sansürlendiği ya da alıkonulduğu belirtilen raporda, disiplin soruşturmaları yoluyla verilen hücre cezalarının infaz yakmaların gerekçesi haline getirildiği vurgulandı.

Raporda ayrıca spor ve sohbet haklarının kullandırılmadığı, kurs saatlerinin görüş saatleriyle çakıştırıldığı, yabancı uyruklu tutsakların temel ihtiyaçlara erişiminin engellendiği, hastane sevklerinin geciktirildiği ve ağız içi arama dayatmasının sağlık hakkını fiilen ortadan kaldırdığı kaydedildi.

Raporda Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde ise ağırlaştırılmış tecrit koşullarının uygulandığı belirtildi. Tutsakların tek kişilik hücrelerde tutulduğu, günün 23 saatini yalnız geçirdiği ve yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarıldığı ifade edildi.

Pencerelerin hava ve güneş ışığını engelleyecek şekilde tasarlandığı belirtilen raporda, tutsakların diğer koridor ve bloklardaki tutsaklarla görüştürülmediği, haberleşme haklarının engellendiği ve içme suyuna erişimde dahi ciddi sorunlar yaşandığı aktarıldı.

Tutsakların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısının sınırlandırıldığı, kurs ve atölye faaliyetlerinin fiilen işletilmediği, hastane sevklerinin aylarca geciktirildiği ve sağlık hakkının sistematik biçimde ihlal edildiği vurgulandı.

Raporda ayrıca ailelerin ziyaretler sırasında kötü muameleye maruz bırakıldığı, “ince arama” adı altında aşağılayıcı uygulamaların dayatıldığı ve tutsaklara gönderilen kargoların keyfi biçimde verilmediği belirtildi.

ÖHD Adana Temsilciliği Eşsözcüsü Aziz Sarı, idari ve gözlem kurullarının hapishanelerde adeta ”paralel mahkeme” gibi işlediğini belirterek, tutsakların infazlarının keyfi kararlarla ertelendiğini ve özgürlüklerinin gasp edildiğini aktardı.

Sarı, hapishanelerdeki işkence, kötü muamele ve tecrit uygulamalarının son bulması, infaz yakmaların kaldırılması, anadilde iletişim hakkının tanınması ve ağır hasta tutsakların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Toplumsal barışın ancak hakikatle yüzleşme, adalet ve eşitlik temelinde kurulabileceğini vurgulayan Sarı, ”Hiçbir baskı, şiddet ve inkâr politikası bu haklı talepleri bastıramayacaktır. Hapishanelerde yaşanan ihlallerin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: Etha

Paylaşın