Emperyalist ABD, Küba’da sürdürdüğü ekonomik abluka politikasını yeni yaptırımlarla derinleştiriyor. Washington yönetimi, Küba’nın devlet petrol şirketi Cupet’i yaptırım listesine alırken, Havana yönetimi kararı ülkenin egemenliğine ve halkın yaşam hakkına yönelik yeni bir saldırı olarak değerlendirdi.
Emperyalist ABD, Küba’ya yönelik ekonomik ablukasını yeni yaptırımlarla genişletti. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Küba’nın devlet petrol şirketi Cupet’i yaptırım listesine dahil etti.
ABD yönetimi, enerji sektörünü hedef alan bu hamleyle Küba ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlıyor.
ABD’nin yaptırım kararının, Donald Trump yönetiminin yıl başında Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ek gümrük vergileri getiren kararnamesinin ardından gelmesi dikkat çekti. Böylece Washington, yalnızca Küba’yı değil ada ülkesine enerji sağlayan üçüncü ülkeleri de tehdit ederek kuşatmayı uluslararası boyuta taşımaya çalışıyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, yaptırım kararına tepki gösterdi. Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Küba karşıtı çevrelerin baskısıyla hareket ettiğini belirterek, Washington’un ekonomik ve enerji ablukasını daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ile Yabancı Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva da yaptırımların hukuki ya da siyasi gerekçelerle açıklanamayacağını belirterek, kararların Küba karşıtı çevrelerin ürettiği yalanlar üzerine inşa edildiğini ifade etti.
Havana yönetimi, enerji alanına yönelik saldırıların yalnızca devlet kurumlarını değil, elektrik üretiminden ulaşıma kadar geniş bir alanda doğrudan Küba halkını hedef aldığını vurguluyor.
ABD Başkanı Donald Trump, son dönemde yaptığı açıklamalarda Küba’yı “çökmüş bir devlet” olarak nitelendirirken, ülkenin sorunlarının ancak ABD müdahalesiyle çözülebileceğini ileri sürmüştü.
Bu açıklamalar, ABD emperyalizminin onlarca yıldır sürdürdüğü baskı ve abluka siyasetinin güncel bir yansıması.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD’nin ülkesine yönelik saldırı zemini oluşturmaya çalıştığını belirterek, olası bir savaşın yalnızca Küba’yı değil tüm Karayipler ve Latin Amerika bölgesini istikrarsızlaştıracağını ifade etti.
Kaynak: Etha
