Gündemi değerlendiren Kürdistan Özgürlük Hareketi Üyesi Helin Ümit, Abdullah Öcalan için “umut hakkı”nın hala uygulanmamasını eleştirdi, “Süreç hızlanacaksa Önderliğin siyasi ve hukuki statüsü tanınmalı” dedi.
Kürdistan Özgürlük Hareketi Üyesi Helin Ümit, Medya Haber Tv’de yayınlanan özel programda gündemi değerlendirdi.
Helin Ümit, Avrupa Konseyi’nin 9-11 Haziran günlerinde Abdullah Öcalan için “umut hakkı” konusunu gündemine alması gerekirken almadığını hatırlattı, “Avrupa sistemi, Avrupa sistemi içerisinde oluşan kurumlar neden Kürt varlığı ve özgürlüğü konusunda böyle bir tutum içerisindeler? Esas olarak sormamız gereken, tartışmamız gereken, anlamamız gereken konu bu oluyor” dedi.
Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen herkesin Abdullah Öcalan’ın başta umut hakkı olmak üzere statüsünün tanınması için destek vermesi gerektiğini söyledi.
İktidardan gelen sürece için “Hız kazandıracağız” açıklamalarını değerlendiren Kürdistan Özgürlük Hareketi Üyesi Helin Ümit, “Fakat ortada böyle bir durum yoktur” dedi.
Helin Ümit, şunları söyledi: “Belli ki tartışmalar devam ediyor. Her şey bize de hemen yansıyor, ulaşıyor gibi bir durum yok, kimse öyle anlamasın. Baş müzakereci Önder Apo’dur. Muhtemelen Önder Apo’yla da tartışmalar yürütüyordur devlet heyeti. O anlamıyla şu tespiti yapmıyorum, süreç dondu, süreç kesintiye uğradı gibi tespitlerimiz yoktur. Fakat hani şöyle deniliyor ya, süreç devam ediyor. Devam ediyor kavramı bir hareket fiili. Hareket yok süreçte. Nereye devam ediyor? Gelmiş bir eşikte durmuş. Bu eşiğin adı demokratik entegrasyon sürecidir.”
“Demokratik entegrasyon” olarak tanımladığı sürecin ilk koşulunun Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Öcalan’ın siyasi ve hukuki statüsünün tanınması olduğunun altını çizen Helin Ümit, “Bu da hiç şöyle olamaz, geçici bir şey çıkartırız, geçici bir yasa olur, onunla ‘dağdakileri indirir, hop kaldırırız, her şey eskisi gibi devam eder’. Gerçekten aklımızla alay edilmemeli. Böyle olamaz” diye konuştu.
Helin Ümit şunları söyledi: “Eğer Erdoğan’ın dediği gibi süreç hızlanacaksa, Bahçeli’nin dediği gibi Türkiye Yüzyılı olacaksa, Önder Apo’nun siyasi ve hukuki statüsü tanınmalı, Önder Apo fiziki olarak özgür olmalı. Bu temelde bu sürecin baş müzakerecisi olarak çalışma yürütebilmeli.”
Kaynak: Etha
