İsviçre’nin Basel kentinde Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Platformu’nun çağrısıyla “kuyu tipi hapishanelerin kapatılması” talebiyle eylem düzenlendi.
Claraplatz’da yapılan basın açıklaması, saygı duruşuyla başladı.
Almanca ve Türkçe yapılan konuşmalarda, Türkiye’deki hapishanelerin toplam kapasitesinin 300 bin kişilik olduğu, ancak hapishanelerde 410 bin kişinin tutulduğu hatırlatıldı. 30 yıldır hapiste tutulan tutsakların çeşitli gerekçelerle tahliyelerinin engellendiğine dikkat çekilirken, iletişim yasaklarının, hücre baskınlarının, hücre cezalarının rutin bir uygulama olduğu vurgulandı.
Tutsaklar Tuğçenur Özbay ile Seda Baykan’ın uzun süredir süresiz açlık grevinde olduğu, çok sayıda tutsağın da açlık grevlerini sürdüğü belirtilen konuşmalarda, “Ağır hasta tutsakların tedavileri engellendiği gibi tahliyesi engellenerek ölüme terk edilmektedir” denildi.
Kuyu tipi hapishanelerin tutsakların üzerlerindeki baskıyı daha artırdığına işaret edilen konuşmalarda şu ifadelere yer verildi: “Kuyu Tipi hapishanelerde (S ve Y tipi hapishaneleri) tutsaklar günde 23 saat tek başına hücrede tutuluyor. Hücrenin kendi havalandırması yoktur. Güneş ışığının neredeyse hiç içeri girmediği, insan etkileşimi minimum seviyede. Özetle söylemek gerekirse; diğer tutsaklarla temas kurma şansı yoktur.”
Kuyu tipi hapishanelerin insanı tamamen yalnızlaştırmayı amaçladığı belirtildi, “Bu hapishaneler irade kırma merkezleri olarak geliştirilmiştir ve insan onurunu zedeleyen mekân ve koşullar olduğundan derhal kapatılmalıdır” diye vurgulandı.
Kaynak: Etha
