Gündem

İran dondurulan varlıklarının iadesini istedi

Washington askeri baskı ve diplomatik tehditlerini artırırken, İran molla rejimi Katar’da dondurulan 6 milyar dolarlık varlığının anlaşma gereği serbest bırakılmasını talep etti. Taraflar karşılıklı açıklamalarla gerilimi tırmandırmayı sürdürdü.

Emperyalist ABD ile İran molla rejimi arasında Hürmüz Boğazı üzerinden büyüyen kriz, son haftalarda imzalanan mutabakatın geleceğini yeniden tartışmalı hale getirdi. Karşılıklı askeri hamleler ve diplomatik restleşmeler sürerken, planlanan teknik görüşmeler de gerçekleşmedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar’da bloke edilen İran’a ait toplam 12 milyar dolarlık fondan 6 milyar doların, ABD ile varılan anlaşma doğrultusunda serbest bırakılarak ülkeye iade edilmesi gerektiğini açıkladı. Pezeşkiyan, kalan fonların da İran’a aktarılması için girişimlerin sürdüğünü belirtti.

Washington cephesinden ise tehdit açıklamaları gelmeye devam etti.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisinin zayıfladığını öne sürerek Tahran’ın ”yalnızlaştığını” iddia etti. Waltz, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri üs yapılanmasını yeniden düzenleyeceğini, bazı üslerin güçlendirileceğini, bazılarının ise yeraltına taşınacağını açıkladı.

ABD yönetimi ayrıca Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’na alternatif enerji ve ulaşım koridorlarını genişlettiğini belirterek İran üzerindeki ekonomik ve jeopolitik baskıyı artırma mesajı verdi.

Tırmanan gerilime rağmen İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin diplomatik temaslar da sürdü.

Maskat’ta gerçekleştirilen İran-Umman Ortak Komitesi’nin ilk toplantısında, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer düzenlemeleri ile taraflar arasında imzalanan mutabakatın uygulanmasına ilişkin teknik başlıklar ele alındı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın gelecekteki yönetimi konusunda kıyıdaş ülkelerin hakları temelinde görüş alışverişinde bulunulduğunu açıkladı.

İran basını, son günlerde yaşanan askeri gerilim ve anlaşmanın uygulanmasına ilişkin kriz nedeniyle İran heyetinin ABD ile yapılması planlanan teknik görüşmeye katılmadığını duyurdu.

Öte yandan Wall Street Journal’ın haberine göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan karşılıklı saldırıların ardından İsviçre’de yeniden başlaması planlanan ABD-İran görüşmeleri askıya alındı.

Hürmüz gerilimi Körfez ülkelerine de yansıdı. İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Ali Ekber Velayati, Bahreyn yönetimine sert uyarılarda bulunarak “sınırlarınızı bilin” çağrısı yaptı ve İran’ı yeni kararlar almaya zorlamamaları gerektiğini söyledi.

İran molla rejimi, emperyalist ABD’nin son saldırılarının ardından cuma ve cumartesi günleri Bahreyn’deki ABD Donanması’na ait üsleri hedef aldığını açıklamıştı. Tahran yönetimi, Körfez’deki ABD üslerinin İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanıldığını savunurken, Bahreyn yönetimi bu iddiaları reddederek saldırıları egemenliğine yönelik ihlal olarak değerlendirdi ve gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı.

Büyük bir Şii nüfusa ev sahipliği yapan Bahreyn’de son aylarda İran’la bağlantılı oldukları iddiasıyla onlarca kişinin tutuklanması da iki ülke arasındaki gerilimin siyasal boyutunu derinleştiren gelişmeler arasında yer aldı.

23 Haziran’dan itibaren Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tahliye krizi, ticari gemilere yönelik saldırılar, emperyalist ABD’nin İran’a düzenlediği hava saldırıları ve İran molla rejiminin açıkladığı misillemeler, Körfez’deki askeri gerilimi yeniden yükseltti.

Mutabakatın uygulanmasına ilişkin karşılıklı suçlamalar sürerken, hem diplomatik sürecin geleceği hem de Hürmüz Boğazı’nın uluslararası enerji ve ticaret açısından taşıdığı stratejik önem nedeniyle bölgedeki kriz, Ortadoğu’da yeni çatışma risklerini büyütmeye devam ediyor.

Kaynak: Etha

Paylaşın