Gündem, Kadın - LGBTİQ+

Ayşe Tokyaz Davasında karar

İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen davada karar açıklandı. Kadın örgütlerinin başında beri takip ettiği davada, eski polis Cemil Koç’a “kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.

İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen davanın karar duruşması dün Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Dosyada, Ayşe Tokyaz’ın katledilmesinin ardından eski polis Cemil Koç’a Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderen iki polisin de dahil edilmesiyle birlikte 9’u tutuklu 11 fail erkek yargılandı.

Bir önceki duruşmada sunulan esasa ilişkin mütalaada Cemil Koç hakkında, “kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “şantaj” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ise 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Koç ile birlikte Ayşe Tokyaz’ın cansız bedeninin bulunduğu bavulu olay yerinden çıkararak araca koyduğu belirtilen Oğuz Kal hakkında da “kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada sanık Cemal Arslan hakkında “kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar, İlker Umut Uğurlu hakkında ise aynı suçtan 9 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler duruşma öncesinde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada Ayşe Tokyaz’ın sistematik ve örgütlü bir “çete” faaliyetle katledildiği ve cinayetin üstünün örtülmeye çalışıldığı vurgulanarak, “Olay öncesi ve sonrasında çeşitli erkekler arasındaki işbirliği; gündelik erkek şiddetine, bir kadının mücadelesi sayesinde şüpheli ölüm olarak kalmamış bir kadın cinayetine ve bununla birlikte açığa çıkan suçlara alan açıyor. Gerçek adalet için tekil tekil işlenmiş suçları değil, bu organize suç çetesini gören bir karar verilmesini bekliyoruz” denildi.

Açıklamanın ardından duruşma salonuna geçildi.

Duruşmada, Ayşe Tokyaz’ın ailesi, faillerin hiçbir indirime gidilmeden en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi.

Avukat Gülyeter Aktepe, “Bu yargılamayı takip etmemizin temel motivasyonunun birçok nedeni var. Bunlardan bir tanesi, bu suç şebekesinin önümüze bir harita koyması. Erkek şiddetine maruz kalırsanız sizin şikayet dilekçeniz savcının önüne geçmeden sanığın önüne gider” dedi.

Aktepe, bu dosyada “bu şebekenin” hiçbir indirim almaksızın ağır ceza aldığını görmek istediklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Bunun görülmediği, faillerin cezalandırılmadığını gördüğü ihtimalde failler, hapishaneden ‘Buradan tahliye olduğumda seni öldüreceğim’ diye mektup yazıyor.

Bu ülkede her gün üç kadın katlediliyor. Bu duruşmalardaki kararların emsal kararlar olması, verilen hükümlerin kamu vicdanında yer ettiğini gösteren; sadece vicdan olarak değil, dosyadaki kanıtlarla bu sanıkların tamamının en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.”

Duruşmada, Ayşe Tokyaz’ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz’ın mahkemeye sunduğu iki görüntü izlendi. Görüntülerde katil, ihraç polis Cemil Koç’un, karakolda bir kişiye işkence uyguladığı, darp ettiği, kafasına vurduğu ve cinsiyetçi küfürler ettiği görüldü.

Duruşmada beyanda bulunan Aile Bakanlığı’nın avukatı da faillerin beyanlarının çürütüldüğünü belirterek “Bu olayın organize bir kadın cinayeti olduğu kanıtlandı. Sanıkların yalan beyanlarını raporlar çürüttü. En yüksek cezayı almalarını istiyoruz” dedi.

Davada yargılanan polis İlker Umut Uğurlu “Cenazeyi yok etmek ne demek, ben bunu bilirim, bunun sonuçlarını da bilirim. Bu gibi bir olayın içinde bilerek olmak isteyen insan aptaldır. Bilmiyor olması gerekir. Ben gittiğimi inkar etmiyorum zaten. Valizi taşıyan insanlardan bile daha ağır ceza isteniyor. Valizin varlığından bile haberim yok. Ben kamu görevlisi olduğum için bana yüksek ceza isteniyor. Ben delil karartmak isteseydim karartırdım. Ben 18 yıllık polisim. Kanıt bulmayı ve yok etmeyi bilirim. Yapmadım” dedi.

Fail Barış Can Aydın’ın avukatı Mehmet Metin Karagöz, “Kadın cinayeti diye bir şey yok. Cinsiyetlendirilmiş cinayet olmaz” diye konuştu.

Katil Cemil Koç, son sözünde, “İsmimin karşısına mafyalar etiketlendi. Karşıma gelen kimse yok. Bana da burada olmak can sıkıntısına iyi geliyor” dedi.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, katil Cemil Koç’a “kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “şantaj’ suçundan 3 yıl, “cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise 7 yıl hapis cezası verdi.

Bir üye hakim, Cemil Koç yönünden “kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme” suçuna muhalefet şerhi koydu.

Üye hakim sanığın suçunun “kadına karşı kasten öldürme” suçu kapsamında kaldığını savundu.

Mahkeme, failler Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak’a “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 5 yıl hapis cezası verdi.

Fail polis İlker Umut Uğurlu hakkında “suçluyu kayırma” suçundan 7 yıl 6 ay, polis Necdet Çetinkaya hakkında ise “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçundan 4 yıl 15 ay hapis cezası verildi.

Cemal Arslan ve Mustafa Enes Aktaşcı ise beraat ederken, Cemal Arslan tahliye edildi.

Kaynak: Etha

Paylaşın